Teşkilat çalışmalarına katılmak, Diyanet ve Vakıflar çalışanları ile görüşmek üzere Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri ÜNAL beraberinde Genel Başkan Yardımcıları Muhammet AYDIN, Kenan AK ve Ahmet GÜMÜŞ ile birlikte Adana ve Mersin illerini ziyaret etti.
Programında; Adana İl Müftüsü sayın Arif GÖKÇE, Mersin İl Müftüsü sayın Ali MELEK ve Adana Vakıflar Bölge Müdürü sayın Murat SARAÇOĞLU makamlarında ziyaret edildi.
Genel Başkan ÜNAL ve Genel Başkan Yardımcıları Adana ve Mersin ilçelerinin aylık toplantılarına katıldı. Müftülük personeli ile görüştü.
Toplantılarda Diyanet çalışanlarının problemleri ve çözüm önerileri ile ilgili bilgiler verildi.
Çalışmalara Adana Şube Başkanı Ayhan Arabacı, Mersin Şube Başkanı Salih Özbay, şube yönetim kurulu üyeleri, Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcileri ve sendikaların şube başkan ve yöneticileri de katıldı.
Genel Başkan ÜNAL`ın Mersin’de yaptığı basın açıklaması;
Değerli Basın Mensupları,
Hak arama mücadelesi olan sendikal hareketimize katkı sağlayan ve destek veren üyelerimize, sesimizi kamuoyuna duyuran basın çalışanlarına teşekkür ediyorum.
Mensubu olmakla gurur ve şeref duyduğumuz güzide kurum Diyanet İşleri Başkanlığı bizler için çok önem arz etmektedir. Bu güzide Kurumu 3 Mart 1924 tarihinde kurarak bizlere hediye eden Devletimizin kurucusu merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk`ü ve hizmeti geçen bütün hocalarımızı saygı ve rahmetle anıyorum.
Çabamız, sorumluluğunu layıkıyla yerine getiren çalışanlarımızın hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmektir. En ücra köşede Devlet memuru sıfatıyla fedakârca görev yapmanın hazzını duyan ve topluma din hizmeti sunan Diyanet çalışanlarının önündeki engelleri kaldırabilmektir.
Bütün kamu çalışanları gibi Diyanet çalışanlarının da problemleri bulunmaktadır.
Üyesi olduğumuz Türkiye Kamu-Sen ile birlikte Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak, bu problemleri teşhis ederek ve çözüm yollarını da göstererek çalışma hayatına katkı sağlamanın mücadelesini yapmaktayız.
Sendikal anlayışı başka zeminlere götürmeye çalışanları, güne, güce ve kişiye göre davrananları kamu çalışanları iyi takip etmelidir. Şunu bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum; Devletin asli unsuru olan kamu çalışanları hangi sendikaya üye olacağını veya olmayacağını bilecek kadar anlayışı, feraseti ve cesareti vardır. Herkes kendi işi ile uğraşır ve kendi alanında başarılı olursa bu ülkenin kalkınmasına o kadar faydası olacaktır.
Bu vesile ile çalışanlarımızın problemlerinden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum:
Hz.Ali’nin (ra) şu veciz sözünü hatırlatmayı bir borç biliyorum: “Adalet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin ise süsü ve güzelliğidir.”
Bu inançla, bizler adaletli bir anlayış ile hak edenin hak ettiği yere kendi başarısı, bilgisi ve hakkı ile gelebileceği bir sistemin oluşmasına katkı sağlamak istiyoruz.
Bunun için atama ve nakillerde siyasilerin ve kurum dışı anlayışların etkisinin bir an önce bitirilmesini,
Çalışanların eğitim ve sağlık nedeniyle yer değişikliği taleplerinin öncelikli olarak karşılanmasını,
Diyanet çalışanlarının hac ve umre görevlendirmelerinde kıdem esasına göre gidebileceği kalıcı adil bir sistemin oluşturulmasını, hac ve umreye bir kez bile gitmeden emekliye ayrılan görevli kalmamasını, topluma din hizmeti sunan öncü ve örnek olan din görevlilerinin (acente memuru gibi) umreci toplayarak görevlendirme yapılmasından vazgeçilmesini,
Haftalık ve yıllık izin durumlarının yoruma mahal bırakılmadan kullandırılmasını, izinlerle ilgili yönetmeliğin çıkarılmasını,
Dört yıllık ilahiyat bölümüne sınavsız geçişin sağlanmasını,
Ek gösterge uygulamasından tüm fakülte mezunlarının faydalandırılmasını,
4/B Sözleşmeli istihdamının sonlandırılmasını ve mevcutların kadroya geçirilmelerini,
Tek kadrosu olup müezzin-kayyım olarak görev yapanların imam-hatip kadrosu ile değiştirilmesini,
Özellikle en ücra köşelerde görev yapan din görevlileri başta olmak üzere görevlilerimizin lojman probleminin çözülmesini,
Köy, mezra ve kırsal kesimlerde görev yapanlara mahrumiyet tazminatı verilmesini,
Cami dernek yöneticileri ve muhtarlar ile ilişkilerin düzenlenmesi için Kurumun gerekli girişimlerde bulunmasını,
Çalışma hayatına, verimine hiçbir fayda sağlamayan ve şu kış gününde, eğitim ve öğretimin devam ettiği zamanda müdür, vaiz ve özellikle de şeflerin haksız rotasyon uygulamasının iptal edilmesini,
Din görevlilerine uygulanacak olan ve rotasyon anlamına gelen yer değişikliği uygulamasından vaz geçilmesini,
Din görevlilerinin mesleki bilgilerine katkı sağladığı görülmeyen Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavının kaldırılmasını,
Çalışanlarımızın okuyan çocuklarına ayrım yapılmadan Türkiye Diyanet Vakfı’nca burs verilmesini,
Üyelerimiz ve çalışanlarımız adına istiyoruz.
Diyanet çalışanlarımız adına problemlerin giderilmesini kurum yöneticilerimiz başta olmak üzere hükümet yetkililerinden beklemekteyiz.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın her anlamıyla kamuda örnek bir kurum olması gerektiğini düşünüyoruz.
Özellikle de çalışanların hakkı konusunda ve adaletin gerçekten tesis edildiği parmakla gösterilen bir kurum olması arzumuzdur. Bunun için de Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz.
Adaletli bir sitemin oluşmasına, doğru nereden ve kimden gelirse destek vermeye, yanlış ve haksızlık ta kimden ve hangi güçten gelirse karşısında üyelerimiz adına dimdik durmaya devam edeceğiz.
Saygılarımla.