ATEŞLE OYNAYAN YA ELİNİ YAKAR YA KENDİNİ YAKAR
DİYANETTEN
SAMİMİYET BEKLİYORUZ
Ey
Müslümanlar,
En büyük yanlış,
yanlışların farkında olmamaktır.
Diyanet İşleri Başkanlığı kendi
iç bünyesinde ve ilişkileri bulunduğu sosyal çevresinde yer alan kuruluşlar
tarafından hizmet ve yönetim anlayışı ile değil, misyonuna ters düşen
davranışları (Siyasetçilerin kendi konumlarını korumak için dini değerleri pervasızca
kullanmaları ve Camilerin siyasetçilerce kullanılmalarına ve müştemilatında propaganda
yapmalarının yanlışlığına dair açıklama yapılmaması, miting ve toplantılara
katılma zorunluluğu içeren mesajların çekilmesi) ile eleştirilmekte ve tartışılmaktadır.
Diyanet işleri Başkanlığı
kurulduğu andan itibaren, Türkiye Cumhuriyetinin meşru temel hukuk kuralları
ile vücut bulmuş bir kurumdur. Diyanet kurulurken siyasetten ayrıştırılması
ferasetli ve basiretli bir anlayışın ileri görüşlülüğü ve isabetli davranışıdır.
Anayasal kurum olması itibariyle de Diyanet;“Laiklik ilkesi doğrultusunda bütün
siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve
bütünleşmeyi” amaç edinmiştir. Bu çerçevede hizmet vermesi Milletimizin en
büyük beklentisidir.
Diyanet İşleri Başkanlığı Laiklik
ilkesi, sunulan hizmetleri münasebetiyle beklentilerin, taleplerin ve
tartışmaların olduğu bir kurumdur. Kutsal ve ve la yüs’el bir kurumda değildir.
Ancak hizmet amacı kutsaldır. Diyanet İşleri Başkanlığı yöneticilerince ve çalışanlarınca
her türlü istismardan korunmalıdır. Aksi Gayretullahı incitir. Kamu vicdanında güven oluşturulmamasına
sebebiyet vereceğinden yüce dinimize karşı da saygısızlıktır.
Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak sorumluluğumuz
ve inançlarımızın gereği kimseden çekinmeden tartışma konularına temkinle ve
kurumun saygınlığına gölge düşürmemek için azami gayretle yaklaşarak görüş ve
önerilerde bulunduk. En son olarak SİYASET DİYANETTEN, DİYANET SİYASETTEN UZAK
DURMALI” yazımızla endişelerimizi dile getirdik.
Kurum çalışanlarının
psikolojisini bozan içeriği tartışılmadan düzenlenen Rotasyon uygulamasının, Din
hizmetine katkı ve heyecan getirmeyeceğini ifade edip, itirazda bulunduk. Raporlar sunduk. Dava
açtık. Yönetmelikler yeniden düzenlenerek zaman kazanıldı. Din hizmetine katkısı
şöyle dursun hizmet heyecanını öldüren rotasyonun basın ve medyada yaşattığı sıkıntılarını dillendirdik.
Bunları kurum yönetimi
dikkate almazken birden 29 Mayıs 2015 günü (seçime 9 gün kala) cep
telefonlarına gelen mesajlar dikkat çekmiştir.
Bu gelen
mesajların 1.nde: ”Bu gün öğleden sonra
Genel Başkanımız Mehmet Bayraktutar’ın başbakanlıkla yapmış olduğu görüşmeler
neticesinde 2015 yılı rotasyon uygulaması askıya alınmış olup, oluşturulan
komisyon tarafından yönetmeliklerde yeni düzenleme yapılacaktır. Diyanet İşleri
Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez ‘e teşkilatı rahatlatan bu kararından dolayı
Diyanet-Sen olarak teşekkür ederiz:”
Ardından
Diyanet İşleri Başkanlığınca görevlilerin cep telefonlarına: “Başkanlığımız camilerdeki görevli açığını dikkate alarak
hizmetlerin aksamaması için 2015 yılı rotasyon işlemlerini askıya almıştır.” mesajı çekilmesi dikkat çekidir.
İnsanları kahraman yapan inançları değil, seçimleridir.
Bütün bu olup bitenleri pür
dikkat ibretle izliyoruz. Diyanet İşleri
Başkanlığı Yetkililerine açıklama yapmak üzere şu soruları soruyoruz.
1- Düne
kadar hiçbir taviz vermediğiniz ve sendikalardan destek istediğiniz rotasyon birden bire hangi makül ve etik hizmet gerekçesi ile askıya alınmıştır.?
2- Görevlinin
psikolojisini bozan, hizmete katkı sağlamayan ve adaletsiz uygulanan rotasyonun
kaldırılması gerekirken niye askıya alınmıştır.?
3- Yönetmelik
esasları bir hukuk normudur. Hukuk normu ya uygulanır ya da kaldırılır.
Rotasyonun askıya alınması hukukun askıya alınmasıdır ki; Bu davranış hukuk
ayıbıdır. Diyaneti hukuk mercileri önünde küçük düşürmez mi?
4- Rotasyon
sebebiyle çok öfkeli olan görevlilerin seçim öncesinde tepkilerini dindirmek üzere mi Rotasyon
askıya alınmıştır.?
5- İtibar
kaybı yaşayan bir sendika ile ortak tavır olarak değerlendirilebilecek eş
zamanda çekilen mesajlar, hangi amaca hizmet etmektedir? tesadüf müdür? Kainatta
hiçbir şey tesadüf olmadığına göre, buna görevliler olarak bizi nasıl ikna
edeceksiniz?
Şimdi bu
sorular kutlu doğum haftasında kutlama teması olarak belirlenen ve milletimize
tavsiye edilen SAMİMİYET ölçüsünde cevap beklemektedir.
Diyanet İşleri
Başkanlığı derhal rotasyonu kaldırmalıdır. Ben askıya aldım demekle rotasyon
askıya alınamaz. Hukuk devletinde Hukuk askıya alınamaz. Ancak rotasyon yapılacak bir
değişiklikle yönetmelikten çıkarılabilir.
Hukuki bu yöntem var iken askıya almak ne demektir? Öncelikle samimiyet
istiyoruz. Rotasyon yönetmelikten çıkartılmalıdır. Tüm görevlilerinde
beklentisi budur.
Eğer Seçimden sonra rotasyon tekrar gündeme gelirse
Diyanet bu ayıbı kaldıramaz. Bırakın siyasette düşeceği durumu görevliler
nezdinde itibarını da bitirir. Bu vebalin altından kalkamaz. Bu davranış aleni
bir siyaset olarak değerlendirilecek ve büyük bir itibar kaybı yaşayacaktır. Sendika
olarak tepki vermemiz meşruiyet kazanır ve tepkimiz olur.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 02.06.2015