ATEŞLE OYNAYAN YA ELİNİ YAKAR YA KENDİNİ YAKAR

02 Haziran 2015
ATEŞLE OYNAYAN YA ELİNİ YAKAR YA KENDİNİ YAKAR

ATEŞLE OYNAYAN YA ELİNİ YAKAR YA KENDİNİ YAKAR

DİYANETTEN SAMİMİYET BEKLİYORUZ

  

Ey Müslümanlar,

Milletler, topla, tüfekle, zırhlı ile ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler an­cak aralarındaki bağlar çözülerek, herkes kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etmek kaygusuna düştüğü zaman yıkılır... Mehmet Akif ERSOY


Diyanet İşleri Başkanlığımız hiçbir dönemde olmadığı kadar kamuoyunda yer almakta ve tartışılmaktadır.  Bütün bu olup bitenler durduğu yerden olmuyor atalarımızın ifadesiyle “ateş olmayan yerden duman da tütmüyor.”



En büyük yanlış, yanlışların farkında olmamaktır.

Diyanet İşleri Başkanlığı kendi iç bünyesinde ve ilişkileri bulunduğu sosyal çevresinde yer alan kuruluşlar tarafından hizmet ve yönetim anlayışı ile değil, misyonuna ters düşen davranışları (Siyasetçilerin kendi konumlarını korumak için dini değerleri pervasızca kullanmaları ve Camilerin siyasetçilerce kullanılmalarına ve müştemilatında propaganda yapmalarının yanlışlığına dair açıklama yapılmaması, miting ve toplantılara katılma zorunluluğu içeren mesajların çekilmesi)  ile eleştirilmekte ve tartışılmaktadır.

Diyanet işleri Başkanlığı kurulduğu andan itibaren, Türkiye Cumhuriyetinin meşru temel hukuk kuralları ile vücut bulmuş bir kurumdur. Diyanet kurulurken siyasetten ayrıştırılması ferasetli ve basiretli bir anlayışın ileri görüşlülüğü ve isabetli davranışıdır. Anayasal kurum olması itibariyle de Diyanet;“Laiklik ilkesi doğrultusunda bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi” amaç edinmiştir. Bu çerçevede hizmet vermesi Milletimizin en büyük beklentisidir.

Diyanet İşleri Başkanlığı Laiklik ilkesi, sunulan hizmetleri münasebetiyle beklentilerin, taleplerin ve tartışmaların olduğu bir kurumdur. Kutsal ve ve la yüs’el bir kurumda değildir. Ancak hizmet amacı kutsaldır. Diyanet İşleri Başkanlığı yöneticilerince ve çalışanlarınca her türlü istismardan korunmalıdır. Aksi Gayretullahı incitir.  Kamu vicdanında güven oluşturulmamasına sebebiyet vereceğinden yüce dinimize karşı da saygısızlıktır.

Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak sorumluluğumuz ve inançlarımızın gereği kimseden çekinmeden tartışma konularına temkinle ve kurumun saygınlığına gölge düşürmemek için azami gayretle yaklaşarak görüş ve önerilerde bulunduk. En son olarak SİYASET DİYANETTEN, DİYANET SİYASETTEN UZAK DURMALI” yazımızla endişelerimizi dile getirdik.

Kurum çalışanlarının psikolojisini bozan içeriği tartışılmadan düzenlenen Rotasyon uygulamasının, Din hizmetine katkı ve heyecan getirmeyeceğini ifade edip,  itirazda bulunduk. Raporlar sunduk. Dava açtık. Yönetmelikler yeniden düzenlenerek zaman kazanıldı. Din hizmetine katkısı şöyle dursun hizmet heyecanını öldüren rotasyonun  basın ve medyada yaşattığı sıkıntılarını dillendirdik.

Bunları kurum yönetimi dikkate almazken birden 29 Mayıs 2015 günü (seçime 9 gün kala) cep telefonlarına gelen mesajlar dikkat çekmiştir.

Bu gelen mesajların 1.nde: ”Bu gün öğleden sonra Genel Başkanımız Mehmet Bayraktutar’ın başbakanlıkla yapmış olduğu görüşmeler neticesinde 2015 yılı rotasyon uygulaması askıya alınmış olup, oluşturulan komisyon tarafından yönetmeliklerde yeni düzenleme yapılacaktır. Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez ‘e teşkilatı rahatlatan bu kararından dolayı Diyanet-Sen olarak teşekkür ederiz:”

Ardından Diyanet İşleri Başkanlığınca görevlilerin cep telefonlarına: “Başkanlığımız camilerdeki görevli açığını dikkate alarak hizmetlerin aksamaması için 2015 yılı rotasyon işlemlerini askıya almıştır.”  mesajı çekilmesi dikkat çekidir.

İnsanları kahraman yapan inançları değil, seçimleridir.

Bütün bu olup bitenleri pür dikkat ibretle izliyoruz.  Diyanet İşleri Başkanlığı Yetkililerine açıklama yapmak üzere şu soruları soruyoruz.

1-    Düne kadar hiçbir taviz vermediğiniz ve sendikalardan destek istediğiniz  rotasyon birden bire hangi makül ve etik  hizmet gerekçesi ile askıya alınmıştır.?

2-  Görevlinin psikolojisini bozan, hizmete katkı sağlamayan ve adaletsiz uygulanan rotasyonun kaldırılması gerekirken niye askıya alınmıştır.? 

3-   Yönetmelik esasları bir hukuk normudur. Hukuk normu ya uygulanır ya da kaldırılır. Rotasyonun askıya alınması hukukun askıya alınmasıdır ki; Bu davranış hukuk ayıbıdır. Diyaneti hukuk mercileri önünde küçük düşürmez mi?

4-    Rotasyon sebebiyle çok öfkeli olan görevlilerin seçim öncesinde  tepkilerini dindirmek üzere mi Rotasyon askıya  alınmıştır.?

5-    İtibar kaybı yaşayan bir sendika ile ortak tavır olarak değerlendirilebilecek eş zamanda çekilen mesajlar, hangi amaca hizmet etmektedir? tesadüf müdür? Kainatta hiçbir şey tesadüf olmadığına göre, buna görevliler olarak bizi nasıl ikna edeceksiniz? 

Şimdi bu sorular kutlu doğum haftasında kutlama teması olarak belirlenen ve milletimize tavsiye edilen SAMİMİYET ölçüsünde cevap beklemektedir. 


Diyanet İşleri Başkanlığı derhal rotasyonu kaldırmalıdır. Ben askıya aldım demekle rotasyon askıya alınamaz. Hukuk devletinde Hukuk askıya  alınamaz. Ancak rotasyon yapılacak bir değişiklikle yönetmelikten çıkarılabilir.  Hukuki bu yöntem var iken askıya almak ne demektir? Öncelikle samimiyet istiyoruz. Rotasyon yönetmelikten çıkartılmalıdır. Tüm görevlilerinde beklentisi budur.

Ateşle oynayan ya elini yakar, ya kendini.


Eğer  Seçimden sonra rotasyon tekrar gündeme gelirse Diyanet bu ayıbı kaldıramaz. Bırakın siyasette düşeceği durumu görevliler nezdinde itibarını da bitirir. Bu vebalin altından kalkamaz. Bu davranış aleni bir siyaset olarak değerlendirilecek ve  büyük bir itibar kaybı yaşayacaktır. Sendika olarak tepki vermemiz meşruiyet kazanır ve tepkimiz olur.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 02.06.2015


TÜRK DİYANET VAKIF-SEN GENEL MERKEZİ 




Bu haberi paylaş: