AVUKATIN KÖTÜSÜ DERDİNİ MÜBAŞİRE ANLATIRMIŞ !

10 Aralık 2014
AVUKATIN KÖTÜSÜ DERDİNİ MÜBAŞİRE ANLATIRMIŞ !

AVUKATIN KÖTÜSÜ DERDİNİ MÜBAŞİRE ANLATIR !

 

Sendikaların kanun ve mevzuatlar çerçevesinde görev ve sorumlulukları vardır. 4688 sayılı Kanunun 19. Maddesinde belirlenen: “Kamu personelinin hak ve ödevleri, çalışma koşulları, yükümlülükleri, iş güvenlikleri ile sağlık koşullarının geliştirilmesi konularında görüş bildirmek, üyelerin ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatleri ile personel hukukunu ilgilendiren konularda ilgili kurumlara ve yetkili makamlara sunulmak üzere çalışmalar yapmak ve öneriler getirmek” sendikaların görev ve sorumluluklarının başında gelmektedir.

 

Bu görevlerden birisi de; 4688 sayılı Kanunun 22.maddesi uyarınca yılda iki defa yapılan Kurum düzeyinde kamu görevlilerinin çalışma koşulları ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanması konularında görüş bildirmek üzere, Kurum İdarî Kurullarına katılmaktır. Diyanet İşleri Başkanlığında 2004 yılından bu yana 10 yıldır Kurum İdari Kurul toplantılarına yetkili sendika sıfatıyla Diyanet-Sen Sendikası katılmaktadır.

 

Değerli Diyanet ve Vakıflar çalışanları, Ekim 2014 tarihinde yapılan Kurum İdari Kurulu (KİK) toplantısı sonrası imzalanarak Müftülüklerinize gönderilen ve Diyanet-Sen’in Web sayfasında yayınladığı KİK metnine bir bakın? bu yetki dönemlerinde Diyanet Çalışanlarının sorunlarıyla ilgili dişe dokunur bir çalışma olmadığı gibi problemleri çözmeye yönelik bir tavır alınıp dile dahi getirilememiştir.   

 

Diyanet çalışanlarının şu an yaşanan  en önemli problemi olan rotasyonla ilgili bir madde yer almamaktadır.

Yine Din Görevlilerin en önemli talebi; Diyanet sınav yönetmeliğinin getirdiği zorluklar sebebiyle nakil ve tayin yaptıramadıklarından yaşanan sıkıntılara dair  bir çözüm ve öneri var mı?
AVUKATIN KÖTÜSÜ DERDİNİ MÜBAŞİRE ANLATIR” misali, Kurum İdari Kurullarında Diyanet ve Vakıf çalışanlarının dertleri ve problemleri Diyanet ve Vakıflar Yönetimine değil size anlatılarak günü kurtarma,  sizi oyalama ve yanıltma tercih edilmiştir.



Sendikal mücadele bu mudur?

  • Mevzuatlarda belirlenen Sendikal görev ve sorumluluklar ifa edilmiş midir?
  • Bu ayıplar yetmezmiş gibi birde Camiler ve Din görevlileri haftasından Din görevlilerinin isminin çıkartılması ayıbına ortak olmaları düşkünlüğün en alasıdır.
  • İşte size bu sendika ve kurum yönetimince verilen değer budur?
  • Bu duruma daha ne kadar tahammül edeceksiniz?
  • Sorgulamıyacak mısınız ?

 

Sendikaların bir başka görevi ise; 4688 sayılı Kanunun 28. Maddesi uyarınca Toplu sözleşmelere katılmaktır. Toplu Sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar.

2013 yılında hükümetle Memur-Sen arasında yapılan toplu sözleşme bir fiyasko ile neticelenmiştir. Bu sözleşmeyi  sokaktan birisini tutup getirseniz böyle bir ayıba kesinlikle imza atmazdı.

 

Görevi memuru temsil etmek, onun haklarını korumak ve geliştirmek olan sendika beceriksizliği ve korkaklığı sebebiyle dili lal olurken, diğer sendikaları karalamada, iftira atmada, iktidara ve hatırlı kişilere yağcılıkta bülbül olmuş ve Diyanet çalışanını aldatmışlardır.

 

Toplu sözleşmenin kanunen bir ay görüşme zamanı varken hizmet kollarının sıkıntıları dahi görüşülmeden 2 oturumda memura ihanet edilerek;

 

1-) Aile yardımı, Çocuk paraları, tazminatlar ve enflasyon farkı gibi memur için olmazsa olmaz hususların görüşülmeden silah atmadan teslim olan bir ordu misali acziyet yaşatılmıştır.

 

2-) Memurun talep ve beklentileri için savunmak ve direnmek yerine Hükümeti üzmemek ve teslimiyet tercih edilmiştir. Memur kandırılmış ve hakları gasp edilmiştir. Sendikacılık adına utanılacak bir durum ve zillet yaşanmıştır.

 

3-) Toplu sözleşmede 2014 yılı için 123 TL. 2015 yılı için %3 + %3 maaş artışı imzalanarak bugün % 10 nu aşan enflasyon karşısında memur ezdirilmiştir.

 

4-) Bu yüzü kızarmaz insanlar ayıp ve kusurlarına mazeret uydurma yarışına çıkmışlardır. Hem Memur-Sen hem de Diyanet-Sen memuru masada aldattıklarını kapatmak için açıklama yaparak kazanımlarda bulunduklarını ifade etmişlerdir.

 

Kıymetli Diyanet ve Vakıf  Çalışanları;

Hakim ve savcılara 1154 TL. Öğretim görevlilerine 900 TL yapılan iyileşmeye ses çıkarmayıp memura verilen 2014 yılı için 123 TL ve 2015 yılı için %3+%3 zammı savunularak memurla alay etmektedirler. Yapılan açıklamada“yetkili sendika olduğu günden bu güne, sayısız kazanıma imza attıklarını, “Sendikaların karar organı olmadığı, teklif organı olduğu”, “Sendikalar üyelerinin menfaatlerine uymayan kararları eleştirme, dava etme hakkını kendilerinde saklı tuttuğu gibi daha verimli olmak adına teklif üretmekle sorumludur “15 Mayıs 2015 tarihinde yetkili sendikalar belli olacak, orada kimin haklı olduğunu, memurların kimi tercih edeceğini göreceğiz”, Zırvasında bulunmuşlardır!

Türkiye Kamu-Sen bütün bu haksızlıklar ve ilkesizliklere isyan ederek haksızlıkları kamuoyuna duyurmak için Ankara`da 6 Aralık 2014 tarihinde "EK ZAM" mitingi düzenleyerek memur ve emeklinin sesi olmuştur.  

 

“Hadi bir kazanımınız olmadı bari bir teklifiniz de mi olmadı be aldatıcılar… !”  Memur için imzaladığınız toplu sözleşme fiyasko! Diyanet ve Vakıflar ile imzaladığınız Kurum İdari Kurul metni ise bir acizliktir…!

 

AYRICA : Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere uygulanması düşünülen rotasyon işlemi 2014 yılı 19. Milli Eğitim Şurasında görüşülmüş ve kaldırılmasına karar verilmiştir. Hizmete katkısı olmayan ve Kamu yararı bulunmayan Rotasyon işlemi maalesef Diyanet İşleri Başkanlığında devam etmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen 5. Din Şurasında da din görevlilerinin çalışma şartları ve problemleri ile ilgili herhangi bir görüş veya öneri Şurada yer almamıştır. Maalesef bu da Diyanet İşleri Başkanlığı ve yetkili sendikanın din görevlilerine bakışının bir göstergesidir.

 

Değerli Diyanet ve Vakıf çalışanları;  memuru aldatan bu aymazlara herhalde söyleyecek bir sözünüz olsa gerek.

 

O SÖZ…

Hak ettiğiniz yere bilginiz, beceriniz ve liyakatinizle gelebilmek için, Siyasetçilerin ve sözde sendikaların referanslarına dur demek için,

Dik duruşun ve üyesinin hakkını her Platformda yılmadan arayan

Türk Diyanet Vakıf Sendikasını  

   TERCİH OLSA GEREK….

 

TÜRK DİYANET VAKIF-SEN

GENEL MERKEZİ

Bu haberi paylaş: