BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

06 Temmuz 2015
BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

TÜRK DİYANET VAKIF-SEN “BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI”

SONUÇ BİLDİRGESİ

(13 Haziran 2015-ANKARA)

2015

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri, Şube Başkanları ve İl Temsilcilerinin katıldığı Türkiye Kamu-Sen Genel Merkez binasında 13 Haziran 2015 tarihinde gerçekleştirilen “Başkanlar Kurulu” toplantısında yapılan değerlendirmelerde kamuoyu ile paylaşılması kararlaştırılan sonuç bildirisidir: 

Millet, yapma bir varlık değildir. Ne kahramanlar, ne âlimler, ne sanatkârlar bir millet imar edemezler. Millet, binlerce sene içerisinde, kanın, imanın, duyguların birleşmesi ile yoğrulmuş; müşterek kıymet hükümleri halinde billurlaşmış,  müşterek davranışlar halinde görünmekte olan, haz ve elemi beraber tadan, birbirinden haberi yokken de birbiri gibi olan bir varlıktır. Dolayısıyla binlerce yıldır hısım akraba olmuş aynı gayeler için canını veren insanların birbirinden ayırımına yol açacak çözüm denen çözülme ve ayrıştırma ihanet masalı milletimizin gündeminden derhal çıkarılmalıdır. Binlerce yılda oluşan kardeşlik harcını kimse bozamaz. Her kes şunu iyi bilsin ki, biz biriz, biz kardeşiz, biz bütünüz biz Türk milletiyiz biz Türkiye’yiz.   

İslam dünyasında yaşanan kardeş kavgaları, şiddet ve terör sebebiyle akan kan ve gözyaşı, Türkmenlere ve doğu Türkistan’da yaşayan soydaşlarımıza yapılan eziyetler, Filistin’de ve dünyanın dört bir tarafında Müslüman olmaları ve düşüncelerinden ve inanışlarından dolayı zulme maruz kalanlar bizleri derinden üzmektedir. Yaklaşan ramazan ayının rahmeti ile bu zulümlerin son bulmasını huzura kavuşmalarını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyoruz.

Milletimizin seçimler sebebiyle verdiği karar ülkemiz için hayırlı ve uğurlu olsun. 

Diyanet İşleri Başkanlığımız 2015 Genel seçimlerinin en önemli objelerinden birisi olmuş. Kamuoyunda Diyanet üzerinden pek çok polemikler yapılmış, tartışılmış ve eleştirilmiştir. Siyasete malzeme yapılmıştır. Bundan dolayı Diyanet çalışanları ve Türk Diyanet Vakıf-Senolarak bu gelişmelerden çok büyük kaygı duymaktayız. 

1- Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel kurumlarından birisidir. Türk Devleti, Genelkurmay Başkanlığı olmadan nasıl yönetilemezse Diyanet İşleri Başkanlığı olmadan da yönetmek mümkün değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı bir siyasi kuruluş olmadığı gibi bir mezhebin de kuruluşu değildir.

2- Diyanet İşleri Başkanlığı, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne milletimizin kaynaşmasına önemli katkı sağlayan güzide bir kurumdur. Laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek (Anayasa md. 136), İslam Dininin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek. (633 S.K. md.1). Görevini üstlenmiş saygın bir kurumdur.

3- Diyanet sivil bağımsız bir (kamu) kurumdur: Diyanet Türk toplumunun çoğunluğunun Müslüman olması sebebiyle dini ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuştur. Bu sebeple de demokratik ve sivil bir temele sahiptir. Akademik faaliyetlerinde, İslami konulardaki entelektüel tartışmalarda, dini bilgilerin üretiminde ve onu topluma yaymakta özgür olmalıdır. Diyanet, dini bilgi neyse ona göre hareket eden, siyasetle, iktidar olsun, muhalefet olsun paralel veya ters düşme gibi bir kaygıyla hareket etmeyen bir kurumdur. Diyanet sosyal barış ve güveni temin eden istikrarlı düşünce ve deneyimleri takip eder. Aşırı düşünceleri benimsemez. Diyanet insanların inançlarını zedeleyen ya da onların dini tecrübe ve tercihlerini tahrip eden bir politika izlemez. Diyanet halkın inancını ve ibadetini küçümsemez. Bu anlamda Diyanet bir mezhebi ve bir görüşü dini model olarak empoze etme politikasını gütmez.  

4- Diyanetin yapmış olduğu güzel hizmetlerini konum ve güç kazanmak için, kendilerine mal etmek, siyasi propaganda malzemesi yapmak veya Diyanet hizmetlerini küçük düşürmeye çalışmak, Diyaneti günlük siyasi çekişmeler içerisine çekmek, Diyanetin varlığını tartışmaya açmak, Diyanet üzerinden İslam dinine, dini değerlere saldırıda bulunmak, hafife almak kabul edilebilecek hususlar değildir. Bunlar karşısında çekinmeden tavır alacağız.

5- Diyanet İşleri Başkanlığı kutsal ve la yüs’el bir kurum değildir. Diyanet İşleri Başkanlığını istismar etmek, Dine saygısızlıktır. Diyanet Ulvi ve kutsal bir amaca hizmet etmektedir. Hizmetindeki amacı kutsaldır. Diyanet gibi milletimizi dini konularda aydınlatan kuruma saygısızlık yapılmamalıdır. Ulvi bir görevi yerine getiren siyaset üstü bu kurumun hizmetleri küçümsenmemelidir. Diyanetin varlığını tartışmaya açmak Türk toplumuna hakarettir. Diyanetin kapatılmasını teklif etme siyasi parti kapatma sebebidir. Diyanetin yaptığı hizmetlerin daha verimli olması için saygı çerçevesinde görüşler açıklanabilir ve önerilerde bulunulabilir. Diyanet çalışanlarından ferdi olarak yanlış yapan olursa, bunlar da eleştiriye açıktır.

6- DİYANET İYİ YÖNETİLMİYOR

Diyanet işleri Başkanlığımız önemli konumu itibariyle milletimizin büyük saygı duyduğu kurum olmakla birlikte iyi yönetilememiştir. Kurum çalışanlarını ve emeklerini küçümseyen yönetim anlayışıyla etkin ve başarılı bir hizmet verilememiştir. 

Kurum dışından gelen yöneticilerce yaşanan sorunlar iyi tespit edilemediğinden, görevlinin durumu, psikolojisi, talep ve beklentileri dikkate alınmadığından, sıkıntılar yaşanmaktadır. Rotasyon uygulaması ve sınav eziyetleri görevliyi bunalıma sürüklemiştir. Çalışanlara karşı ilişkiler son derece katı ve resmidir. Çalışanlar arasında düşünce ve sendikal üyelikten dolayı ayrışma ve ötekileştirme yaşanmaktadır.

Siyaset hiçbir dönemde olmadığı kadar kuruma müdahil olmaktadır. Bununla ilgili müracaatımıza rağmen bir açıklama yapılmadığı gibi tedbir de alınmamıştır. İthal yönetici tayini ile yıllarını bu kuruma vermiş insanların emekleri küçümsenmiştir. Kurumu bugünlere taşıyan yıllarını din hizmetine veren insanların emeği değer ve saygı görmemektedir. Bazı kendini bilmez siyasetçilerin şımarık tavırları idarecileri sindirmiştir. Diyanetin hizmet sunduğu alanlardaki bazı tavır ve faaliyetler siyasi olarak değerlendirildiğinden kuruma Dini görevde bulunanların saygınlığına zarar vermiştir.

7- Diyanet Genel seçimlerde Siyaset tarafından malzeme yapılarak saygınlığına gölge düşürülmüştür. Diyanet hiçbir dönemde bu kadar kamuoyunda tartışılır duruma düşmemiştir. Devletin en tepesinden siyasetin her türlüsüne kadar Diyanet siyasi değerlendirmelere konu olmuştur. Dini değerler ve programlar siyasetten uzak tutulmalı, diyanet yönetimi bu konuda dikkatli ve duyarlı olmalıdır. Yapılan açıklamalar, faaliyetler ve harcamalar temkinli ve mütevazı olmalıdır. Diyanet çalışanları olarak bizlerde siyasi görüntü ve anlayışlara sebep olabilecek polemiklere ve tartışmalara fırsat verilmemelidir.

Din ve diyanetle ilgili olarak siyasiler de idareciler de bir şey söylemeden önce iki kere düşünmeli ve ellerini de dillerini de Diyanetten çekmelidir. Diyanet üzerinden kimse kendisine konum, güç ve meşruiyet kazanmaya kalkmamalıdır. 

8- Diyanet yönetimi Devleti yöneten siyasi erkin etkisinde kalmıştır. Camilerde tartışmalara yol açan hutbeler okutulması, cami ve müştemilatında yapılan siyasi faaliyetlere müsamaha edilmesi, bazı din görevlilerinin sorumsuz ve siyasi davranışlarının himaye görmesi, Diyanet çalışanları siyaset, cemaat ve tarikatlara mensubiyeti ve sendikalara üyeliklerine göre muameleye maruz kalmaları, bazı kendini kaybetmiş siyasetçilerin siyasi konum ve kazanç elde etmek için dini konuları tevil etmeleri, karşısında Diyanetçe yapılması gereken zaruri açıklamaların yapılmaması, Bazı toplantı ve mitinglere görevlilerin katılması için (katılım için zorunluluk ifade eden ve imza atmalarını içeren) mesajı çekilmesi gibi konular sebebiyle tavırsızlık Diyanete zarar vermiş ve saygınlığına gölge düşürmüştür.

9- Diyanet İşleri Başkanlığı yöneticileri Çalışanlarına getirdikleri sözde yeniliklerle sıkıntılar yaşatarak hizmet heyecan ve kalitesini azaltmıştır.

Kurum dışından getirilen kurumun gelenek ve kültüründen uzak bürokratik deneyimi olmayan ithal yöneticilerce diyalogdan uzak yönetim anlayışı çalışma hayatında yapboz uygulamaları ile sıkıntı yaşanmaktadır. Hizmete heyecan ve katkı sağlamayan görevliyi küstüren adaletsiz rotasyon uygulaması ile burukluk ve kızgınlık oluşturmuştur. Bu uygulama ile ilgili seçim öncesi çekilen “Askıya alma” mesajı da manidardır. Hukuk normları ve hukuk askıya alınamaz. Yanlıştan dönme bir erdemdir. Rotasyon yanlışından dönülmelidir. Rotasyon tamamen kaldırılmalıdır. 

Mesleki Bilgi Tespit Sınavı eziyetine bir an önce son verilmelidir. Görevliler nakil ve tayin taleplerinin karşılanmasında büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Hileye ve hukuka aykırı yöntemlere tevessül ettirilmektedir. Yapılan yeni yönetmelik düzenlemeleri ile İl ve İlçe müftülerinin kaldırılan yetkileri hizmet için yeniden gözden geçirilerek düzenlenmelidir. Yeni düzenleme yapılarak nakil sınavlarının ilçelerde yapılmasının önü açılmalıdır.

10- Diyanet iyi yönetilemediğinden dolayı yönetim hem görevli hem de kamuoyu nezdinde yıpranmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu siyasi çekişmelerden kaybolan itibarı yetkililerin üzerlerine düşeni yaparak iadesi sağlanmalıdır.

11- Görevliler arasında, düşünce ve sendikalara üyeliklerine göre farklı ve yanlı uygulamalarla, yapılan baskı ve tacizlerle ötekileşme yaşanmaktadır. Seçime aday olarak katılan personelin yeniden atanmaları ile ilgili 633 Sayılı Kanunun 10. ve Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 14. Maddelerindeki (eski görev yerlerine dönemez) esaslarına aykırı, bazı görevlilerin yapılan atamaları ile eski görev yerlerinde görevlendirilerek yasal mevzuata aykırı davranılarak ayrımcılık aleniliğe dönüşmüştür.  

12- Hizmetiçi eğitim kurslarının devam etmesi ancak, yapılacak eğitimlerin görevlilere daha erken yaşta ve daha erken hizmet süresinde yapılması sağlanmalıdır. Ayrıca kurslarda öğreticilik yapan İl Müftü Yardımcısı, Vaiz ve bazı öğretmenlerin siyasi konuşmalar yapması,

13- Para toplama ile ilgili usul ve esasları belirleyen yönetmelikler bulunmamaktadır.

14- Siyasi mülahazalarla Kadınlara yönelik dini değerlere aykırı ve gayrı ahlaki isnat ve görüş beyanında bulunanlarla ilgili toplumu aydınlatacak ve teskin edecek zamanında yapılması gereken açıklamaların yapılmaması diyanete güveni sarsmıştır. Ayrıca seçim esnasında kadınları taciz eden cami görevlisi kurumdan uzaklaştırılmalıdır.

15- Din Hizmetleri sınıfında çalışanlar arasında ek gösterge farklılığı ve adaletsizliği giderilmelidir.

16- Murakıp ve Vaizlerin statü ve mali hakları yaptıkları işin mahiyeti itibariyle yeniden düzenlenmeli.  

17- Disiplin işlemleri siyasi düşüncelere ve hatırlı kişilerin himayesi altında yapılma şeklinde oluşan algıları giderici şekilde gerçekleştirilmelidir. 

18- Yıllardır düzenlenen Hac ve Umre hizmetlerinde uygulamalar sebebiyle hacca ve umreye gidemeden emekliye ayrılan görevlilerin kuruma bugz etmeleri önlenmeli ve her görevlinin hac ve umreye gidebileceği, Sendikamız önerisi KIDEM esasına göre gidebilecekleri bir sistem uygulanmalıdır.

19- Vakıflar Genel Müdürlüğü Personelinin Ortak Sıkıntıları:

Kurum Yöneticileri personeline sahip çıkmalıdır. Talep ve istekleri aracısız, kanun ve mevzuata uygun bir şekilde karşılanmalıdır.

Genel Müdürlüğün merkez ve taşra da çalışan tüm personellerine adalet ve ön yargısız bir davranış içerisinde olmalarını tavsiye ediyoruz.

Sendika olarak görevde yükselme sınavlarında daha adaletli davranmalarını ve ödül-ceza konularında sevgi-muhabbet çerçevesi içerisinde davranış beklemekteyiz.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün yetişmiş insan gücü istihdamının kurum içerisinden temin edilmesi. Şube Müdürü ve müdür kadrolarının kurum içerisinden yetişmiş personellerin görevde yönetmeliğine göre sınav yapılarak kurum içerisindeki çalışanların emek ve tecrübelerinin değerlendirilmesi.

İhtiyaç duyulan Bölge Müdürlüklerine Bölge Müdür Yardımcısı kadroları tahsis edilmesi hizmet kalitesini olumlu etkileyecektir.

Kurum içi yer değiştirme (tayin) talebinde bulunan personellerin, aile bütünlüğü düşünülerek ayrım yapılmaksızın personelin talebi doğrultusunda işlem yapılması.

Şube Müdürlüğü kadroları için Bölge Müdürlüklerine bağlı diğer illerde Şube Müdürlüğü kadrolarının tekrar ihdas edilmesi.

5737 sayılı Vakıflar Kanunun 666 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan 72. Maddesinin 2. fıkrasında Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarına Vakıf Kira Gelirlerinin %3 dağıtılmakta iken 666 sayılı kanunla bu ödeme ek olarak değiştirilmiş ve yürürlükten kaldırılmıştır. Özel Bütçeli bir Kuruluş olan Vakıflar Genel Müdürlüğü personeline 5737 sayılı kanunun yürürlükten kaldırılan 72. Maddesindeki fıkralar göz önünde bulundurularak ilgili kanunda yapılacak bir düzenlemeyle Vakıf Kira Gelirlerinin ödenmesinin sağlanmasını talep etmekteyiz.

Çalışanların övgü, takdir, teşekkür ile ödüllendirilmesi konularında objektif ve kucaklayıcı olunması personelin hizmette verimliliğini arttıracaktır.

TOKİ ile işbirliği yapılarak, çalışanlara konut yapılmasının sağlanması.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün birçok ilde gayrimenkulü olmasına rağmen sosyal tesisler yok denecek kadar az olması nedeniyle ihtiyaç halinde personel başka kurumlardan talepte bulunmak zorunda kalınmaktadır. Sosyal tesis ihtiyacının giderilmesi yönünde çalışma yapılması.

20- 2014 yılı Toplu Sözleşmede kayıp olan memurun mali hakları 2015 yılındaki Toplu Sözleşmede telafi edilmesi yönündeki kararlılığımız her platformda dile getirilecektir ve her daim takipçisi olacağız.

 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.16.06.2015

 

TÜRK DİYANET VAKIF-SEN GENEL MERKEZİ
Bu haberi paylaş: