BOLU`DA TEŞKİLAT VE İSTİŞARE TOPLANTISI YAPILDI

11 Aralık 2015

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI


Her kurumda olduğu gibi Başkanlığımız bünyesindeki bazı İl Müftülüklerinde rahatsızlıklar ve problemler yaşanmaktadır.  Diyanet İşleri Başkanlığımızın Misyonuna ve “Referans alınan saygın kurum olma” Vizyonuna gölge düşürecek boyutta vuku bulan çalışma barışını olumsuz etkileyen bazı hadiseler ve uygulamaların yaşanması bizi derinden üzmekte ve sarsmaktadır.

Bolu İl Müftülüğünde siyaset ve sendikal müdahale ile yaşanan ayrımcılık üzüntü verdiği gibi gerilimlerin oluşturduğu, görevlilerin birbirleri ile ilişkilerin bozulmasına sebebiyet verdiği sendikamıza bilgi olarak iletilmiştir.

Bu sebeple Bolu ilimize gelerek İl Müftülüğü ve Valilik Makamı ziyaret edilerek yaşanan sıkıntılar çözümü için tedbir alınmak üzere dosya halinde sunulmuştur. 

Valilik ziyaretinden önce ve sonra Şube Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu üyeleri, Kadın Kolları ve İlçe Temsilcilerimizle toplantı yapılarak sendikal faaliyetlerimizdeki eksiklikler ve sıkıntılar gözden geçirilmiştir. 

Türk Diyanet Vakıf-Sen sendikası olarak, 4688 Sayılı Kanunun 19. Maddesi uyarınca sorumluluğumuz gereği yaşanan sıkıntılara müdahil olunmuştur. Bolu ilimizi ziyaretimizin amacı Bolu Müftülüğünde yaşanan Diyanet İşleri Başkanlığımızın misyon ve vizyonuna uygun düşmeyen ayrımcı uygulamalardır.

4688 S. Kanunun 18 nci maddesinde de yer ‘’Kamu işvereni kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayırım yapamaz.’’  Ve Diyanet İşleri Başkanlığımız   2007 Genelgesinin: MADDE 3- (1) de yer alan ‘’Bütün personelimiz; hizmet içinde ve dışında, devlet memurluğu sıfatına, Başkanlığımıza mensubiyet ruhuna ve İslâm ahlâkına yaraşır tarzda hareket edecek, iş ve işlemlerinde, iş sahiplerine, vatandaşlarımıza, âmirlerine, memurlarına ve hizmetine muhatap olan herkese ve her kesime karşı âdil, eşit, dürüst, hoşgörülü ve güler yüzlü davranacaktır..’’ 

Esasları doğrultusunda personele ayırım yapılmadan davranılmasını beklemek ve takip etmek sorumluluğuz bulunmaktadır.

 

Değerli Basın Mensupları !

Memurlarla ilgili kararların alındığı bir dönemi idrak ettik 657 Sayılı Mevcut Devlet Memurları Kanununun gelişmeler karşısında ihtiyaca cevap vermediği ileri sürülerek 657 SDMK da değişiklik yapılması kamuoyunun gündemine intikal ettirilmiştir. Kamu çalışanları olarak bu gerekçeleri ciddi bulmadığımız gibi bu düzenleme ile hukuk ve sosyal devlet ilkelerine aykırı davranıldığı gibi başka gizli amaçların olduğu kanaatindeyiz. Bu sebeple; Memurun iş güvencesinin elinden alınması amaçlanan bu değişikliğe asla razı olunmayacaktır.  

Neye imza attığını bilmeyen, bu yetkili sarı sendika Memur-sen’in aciz ve ezik duruşu ile perşembenin geleceği çarşambadan belli olur misalince yapacağı ve çapları belli olmuştur. Sorumluluğunun farkında olmayan bu aciz anlayış Memurun derdinin çözümü yerine, memurlarca verilen temsil yetkisini siyasete ve kurum yöneticilerine teslim ederek memurları aldatmıştır. Bu teslimiyet sebebiyle memurlar 50-150 TL arasında kayıp yaşayacaktır. Türkiye Kamu-Sen olarak  bu uygulamayı yargıya taşıdık.

 

 DEĞERLİ DİYANET VE VAKIF ÇALIŞANI ARKADAŞLARIM !

 

Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın.

Kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için sorumluluğu bulunan yetkili sendika ve yetkili konfederasyon, elde ettikleri bu yetkiyi iyi ve yerinde kullanamayarak memurların beklentilerine cevap verememiştir. Minnet borçları sebebiyle kendisine güç ve imkân sağlayan Siyaset ve idareye boyun eğmeyi ve ses çıkarmamayı tercih etmiştir.

Sendikacılık adına çok zillet yaşıyoruz.  Din Görevlisinin psikolojisini bozan ROTASYON uygulamasını, MBSTS eziyetini, Diploma ayrımcılığını, Siyaset, Muhtar ve Derneklerin görevlilere müdahalesini, Din görevlisine sahip çıkılmamasını, 2860 sayılı kanuna aykırı sık sık para toplanmasını, din görevlisinin para toplama memuru konumuna getirilmesini, toplanılan paralar sebebiyle soruşturma geçirmelerini, isimsiz imzasız şikâyetlerle sindirilmesini, Yıllarını bu kuruma vermesine rağmen Hac ve Umreye gidememeleri sebebiyle kuruma buğz edildiğini, düşünce ve sendika üyeliği itibariyle yapılan ötekileştirmeyi masaya getirmiş mi! Bununla ilgili Kurum İdare Kurulu metni imzalayabilmiş mi ?

İşte Türkiye’de ve Diyanette sendikacılık böyle yapılıyor!!! Memuru aldatma kazanımından memnun musunuz?

Yalancılık-Aldatma bozuk para gibidir. Uzun süre geçindirmez.

Hak mücadelesinde sendikamıza çok büyük haksızlık yapılmaktadır. Siyasi ve idari baskı ve taciz ahlaki rezalettir. Sarı ve ucuz Sendikanın yaptığı rezaletler sineye çekilmekte ve malum sendika korunmaktadır. Varsın korusunlar bunların hepsini not alıyoruz. Bundan sonra herkesin ipliğini pazara çıkaracağız. Herkes kiminle uğraştığının farkına varacak tavassutlar kimseyi aklamayacak. Hak bildiğiniz ve doğru olan her işte Kimseden çekinmeden mücadelemizi sürdüreceğiz. çünkü doğruların yardımcısı Cenabı Allah’tır. 10.12.2015

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

Hazım Zeki SERGİ

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı














Bu haberi paylaş: