BU ALÇAKLARA DUR DİYECEK YOK MU?

10 Ağustos 2015
BU ALÇAKLARA DUR DİYECEK YOK MU?

BU  ALÇAKLIĞA  DUR DİYECEK YOK MU !

Yine terör yine kan. Her gün kahpece saldırılarla verilen şehitler verilmesi yüreklerimizi yakmakta iken, Bu gün 6 vatan evladını daha teröre kurban verdik.6 Yiğidimiz şehit oldu. Ocaklara ateş düştü Anneler, babalar, Eşler ve çocukların gözlerinden kanlı yaşlar akmaktadır. Haine verilen tavizler bizi bugünlere getirdi. “Her şey aslına döner” kibarı kelamını konumları için görmezden gelenler acı hakikatle ve akibetle karşılaşmaktan kurtulamamışlardır. Ateş Düştüğü yeri yakıyor. Doğu ve Güneydoğu da askerlik, polislik yapanların aileleri uyku uyuyamıyor. Haine verilen tavizin sonu budur. Hain ihanetini kusmaya başladı. Bizi üzen bu sütü bozuk hainlere  devletin demir yumruğunun hala inmemiş olmasıdır. Siyasetçi, gazeteci, aydın,sivil toplum örgütü mensubu, artist bozuntuları ve benzerleri kimliğinde teröre arka çıkan şerefsizlerden hesap sorulmamasıdır.  Nereye kadar bu zilleti çekeceğiz analar ağlıyor. Dullar yetimler ağlıyor. Geri tarafı seyrediyor. Bu böyle gitmez ve gitmemeli. Ne duruma düştük ibretle bakın ! Sivasın ötesine gidemiyorlar diyerek birilerini suçlayanlar bugün Sivasın ötesine gidemez hale geldi. Doğu ve Güneydoğuda Devletin olmadığı, aziz miletimizden haraç kesildiği vergi toplanıldığı ve vatandaşlarımızın sindirildiği bu günlere tesadüfen gelinmedi. Verilen tavizler, İhmal ve vurdum duymazlık İtibarsızlığı, konum  ve çıkarı korumak için haksızlığı ve ihaneti görmeme siyaseti rezilliği ve ihaneti getirmiştir.

  İhanet erbabına; sessizlik ve tepkisizlik hainlik ve şerefsizliktir.

Askerimize Polisimize yapılan kalleşlikler ve ihanetlere sessizlik daha büyük felakettir. Bütün bu olup bitenler televizyonda dizi izlenircesine, duyarsızca seyredilmektedir. Millette bir tepki yok! bir itiraz ve ses yok! Nereye kadar seyredeceğiz?  kapımıza gelince mi uyanacağız !  Bir gaflet uykusuna daldık henüz uyanamadık. Vatan evlatları   şerefsizce ve kahpelikle şehit edilirken biz diriler sözde Müslümanlar, sözde insanlar, sözde vatanperverler kör ve sağır   misali bakıyoruz. Baktığımızı göremiyoruz. Duyduğumuzu işitemiyor ve hissedemiyoruz. Bu gafletten nasıl ve  ne zaman uyanacağız.  Mehmet Akif  durumumuzu ne güzel tarif ediyor!   

Duygusuz olmak kadar dünyâda lâkin derd yok;

Öyle salgınmış ki mel´un: Kurtulan bir ferd yok!

Kendi sağlam... Hissi ölmüş, rûhu ölmüş milletin!

İşte en korkuncu hüsrânın, helâkin, haybetin!

 

Bir duygusuzluk belasına düştük.  Ya Rab ! bizi bu gafletten uyandır. Ana kuzuları kınalı kuzular Sanki tavuk kesilircesine katledilirken,  insan hakları ve  demokrasi kılıfıyla kahpelik şerefsizlik zirve yapmakta, sözde barış salyaları ile milletle ve aklımızla alay edilmektedir.   Vicdanını ve insani her türlü  duygularını yitirerek Devlete küfretmeyi demokratlık ve aydın olma zanneden dinli-dinsiz şeref yoksunları zülme ve alçaklığa kılıf aramaları beynimize kan damlatmaktadır.  

 “Eller tetikten çekilsin!” “Silahlar bırakılsın” “Çatışmasızlık ortamına yeniden dönülsün!”  “Yoksa 90’lara mı dönüyoruz?” “Çocuklar ölmesin, artık kan akmasın!” “Kirli savaş!” ifadeleri ile beyinleri bulandıran beyinsizlerin salyaları millet vicdanında çok derin yaralar açmakta kin ve nefretimizi en üst seviyeye çıkartmaktadır.

Bu olaylar karşısında; Bu vatanın evlatları ve vicdan sahipleri olarak kahroluyoruz.  Yazar (Servet Avcı Yeniçağ Gazetesi)  memlekette yaşanan ihanet manzarasını ifade ederek uyanmaya katkı sağlıyor, en azından millet vicdanına tercüman oluyor. Allah razı olsun.

“Eller tetikten çekilsin!” “Bu ağız çaktırmadan nasıl da eşitliyor elleri değil mi? Güvenlik kuvvetlerindeki ellerle terör örgütündeki kanlı eller bir!.. Memlekette huzur ve barış bozuluyor!.. Tıpkı üniversitelerdeki ‘karşıt görüşlüler’ gibi!.. Kim, kime, neye karşı önemli değil!..

“Dünyanın hangi coğrafyasında, hangi kavme mensup olursa olsun çocukların ölmesini isteyen, kan akmasından zevk alan alçaktır... Ama bu ülkede yaşanmış çocuk katliamları karşısında kılı kıpırdamayan, Batı’daki gibi teröre karşı büyük yürüyüşler organize çağrısı yapmayan, aydınlığını sadece teröristin olmayan hukuku lehine kullanan ve her gün tabutlar arasında  “Hangisi benim babam?” diyerek koşturan o çocukların acısını hissetmeyen ondan daha alçak değil midir?

 “Kirli savaş!” Fikir namusunu pantolonunun arka cebinde unutmuş, arada bir kamuoyuna mektup yazarak hâlâ yaşadıklarını vurgulamaya çalışan, insaniyet anlamında hayızdan nifastan kesilmiş, beyninin sağ lobu Marksist, diğer lobu liberal sol, akşamdan kalınca vatansız, öğleden sonra bilim adamı, ‘part-time insan’ ama ‘full-time kansız’ tiplerin en sevdiği kavram; kirli savaş... Dünyanın en büyük uyuşturucu örgütünün, adı konmamış bebekleri katletmekten zevk alan terör şebekesinin, hiçbir kuralı olmayan vahşet organizasyonunun değil de, kendini savunmak zorunda olan devletin kirlettiği savaş!..”

YİNE TERÖR YİNE KAN YİNE KARIŞTI VATAN

ŞEREFSİZ NAMUSSUZDUR ASKERE POLİSE KURŞUN SIKAN


Ey Türk Milleti

İnsanımıza hizmet etmek üzere bulunduğu ve emanetlerinde olduğu yerde ihanete uğrayarak bir gül bahçesine girercesine kara toprağın bağrına giren yiğitlerimize, şehitlerimize sahip çık, Bu vahşete itiraz et tepki koy. Yanlış yapanlardan yüreği yananlar adına hesap sor!

Bu elim hadiselerde kaybettiğimiz aziz yiğitlerimize kahraman şehitlerimize Cenabı Allah’tan gani gani rahmet, kederli ailelerine anne-babalara dul eşlere, yetim evlatlara sabır ve başsağlığı diliyor Kederlerini paylaşıyoruz. Milletimizin Başı sağ olsun. Vatan sağ olsun

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 10.08.2015

TÜRK DİYANET VAKIF-SEN GENEL MERKEZİ 

Bu haberi paylaş: