Türk Diyanet Vakıf Sen Bursa Şube Yönetim Kurulu; Yeni Müftü Prf.Dr.Mehmet Emin AY`A HAYIRLI OLSUN ZİYARETİNDE BULUNDU.
Ziyaretten memnuniyet duyan Sayın AY, yapacağı çalışmalar hususunda sendika yöneticilerini bilgilendirdi. Bursa Şube Yönetim kurulunun hayırlıı olsun dileklerinden sonra Bursa Müftülüğü çalışanlarının sıkıntılarını dile getiren bir dosya İl Müftüsü Sn.Mehmet Emin AY`a sunuldu.
Sayın Prof. Dr. Mehmet Emin AY
Bursa il Müftüsü
Sayın Müftüm,
Maddi ve manevi sorumluluğu yüksek Bursa İl Müftülüğü görevine atanmanızdan dolayı tebrik ediyor, hayırlı olması temennisiyle başarı dileklerimizi sunuyoruz.
Sayın Müftüm, Bursa İl ve İlçe Müftülüklerindeki çalışma şartları ve karşılaşılan problemler ile, bu problemlerin çözümü hususunda Sendikamızın görüşlerini arz ediyoruz.
Başkanlığımızın görevi, Anayasa’nın 136.maddesinde ve 633 sayılı kuruluş kanununda; “Laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek İslam dini’nin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek” olarak belirlenmiştir.
Başkanlığımız hizmet politikası da; “Din konusunda mezhep, anlayış ve uygulama ayrımı yapmadan vatandaşlık esasına göre hizmet sunmak, İslâm’ın itikâdi ve amelî ilkelerini özümsemiş, eğitim ve kültür seviyeleri yüksek, kendisiyle ve toplumla barışık, beşeri ilişkilerde topluma öncü, muhatabını anlayan ve dini sorunlarına pratik çözümler üretebilen, dini ve ilmi verileri birlikte kullanabilen, söz ve davranışlarıyla örnek bir hayat sergileyebilen din görevlisine sahip olmak” olarak nitelendirilmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı 2007 Nolu Genelgesinde ise:
1-Bütün personelimiz; hizmet içinde ve dışında, devlet memurluğu sıfatına, Başkanlığımıza mensubiyet ruhuna ve İslam ahlakına yaraşır tarzda hareket edecek, iş ve işlemlerinde, iş sahiplerine, vatandaşlarımıza, âmirlerine, memurlarına ve hizmetine muhatap olan herkese ve her kesime karşı âdil, eşit, dürüst, hoşgörülü ve güler yüzlü davranacaktır. Ayrıca söz, fiil ve davranışlarıyla, temizlik, düzen, tertip ve kılık kıyafetiyle, dini anlamda topluma örnek ve rehber olmak gibi çok önemli bir misyonu üstlendiğinin idraki ve şuuru içinde olacaktır.
2-Başkanlığımız merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatlarında her kademede görev yapan memurlar, âmirlerine karşı dürüst, saygılı ve itaatkar olacaklar, mevzuat dahilinde kendilerine verilen görev ve hizmetleri en iyi şekilde ve en kısa sürede sonuçlandırma azim ve gayreti içinde olacaklardır.
Yönetici Konumunda Olanlar İse;
a) Maiyetlerinde görev yapan memurlarına daima hakkaniyet, adalet, eşitlik, şefkat, merhamet ve sevgi ilkeleri çerçevesinde davranacaklar; onlara karşı kırıcı, kaba, sert, ayırımcı, tahkir ve tezyif edici hareketlerde bulunmaktan kesinlikle kaçınacaklardır.
b) Personeli takdir ve taltif ederek, motivasyonlarının ve hizmet performanslarının yükselmesine çalışacaklardır.
c) Görevlerini daha etkili ve verimli olarak yerine getirmesini sağlamak ve üst görevlere hazırlamak amacıyla, maiyetindeki personeli dini, mesleki ve idari konularda eğitecekler, onların daha iyi yetişmesi, kendilerini yenilemeleri ve geliştirmeleri için teşvik edecekler, memurlarına rehber, eğitici, öğretici ve yönlendirici konumda olacaklardır.
d) Personelin talep, dilek ve sorunlarıyla yakinen ilgilenecekler, mahallinde çözümlenmesi gereken sorunları bizzat çözecekler, mevzuat çerçevesinde hizmetin gereklerine uygun dilek ve taleplerini yerine getireceklerdir. Böylece onları gereksiz yere, başka yollara ve mercilere başvurmak zorunda bırakmayacaklardır.
e) Personel arasında sosyal ilişkilerin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için gayret gösterecekler; kaza, hastalık, ölüm gibi kötü; doğum, sünnet, nikah, düğün gibi iyi günlerde mesleki dayanışma ve yardımlaşmanın sağlanmasına özen gösterilecektir.
Hüküm ve ifadelerinin yer almasına ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda bir çok hüküm bulunmasına rağmen, çalışma hayatında problemler yaşanmaktadır.
ÇALIŞMA ŞARTLARI
1- Amir-Memur ilişkilerinin ilgisiz, sert ve küçümseyici tavırlardan dolayı gergin bir şekilde sürdüğü, idarecilerle diyalog kurulamadığı, görevlilerin dertleri, acıları ve mutluluklarının amirlerince paylaşılamadığı,
2- Tayin taleplerinin objektif kurallarla yerine getirilememesi sebebiyle, görevlilerin siyasetçi ve hatırlı insanların peşinde koşmalarının ve tavassut arayarak baskı kurulmasının din ve Diyanete yakışmadığı,
3- Kurumsal mensubiyet sağlanması yönünde gerekli önlemlerin alınmadığı, kurumca personelin sahiplenilmediği, çalışanlarla kurumları arasında mensubiyet şuurunun geliştirilemediği,
4- Lojmanların yokluğu veya yetersizliği sebebiyle müftülüklerce yapılan yazışmalar üzerine tahsis edilen ve ikamet edilen Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait lojmanlardan geriye dönük ecri misil ücret istendiği ve icra yoluyla alındığı,
5- Camilerde sık sık yardım toplatılması üzerine cemaatten gelen tepkiler sebebiyle görevlilerin huzursuz oldukları ve imajlarının zedelendiği,
6- Vaizlerin ve murakıpların göreve gidiş-gelişlerinde müftülük hizmet araçlarından faydalandırılmasının gerektiği,
7- Hac ve umre görevlendirmelerinde, idarenin uygulamalarından dolayı rahatsızlıkların had safhaya ulaştığı, özellikle umre konusunda görevlilerin pazarlamacı konumuna düşürüldüğü, görevlerini aksatmak bahasına umreci toplamak için ev ev ziyarette bulunularak cemaatin rahatsız edildiği ve bu durumun bazı müftülerimizce de itiraf edildiği,
8- Aynı işi yaptıkları halde, sırf umre ve hac işlerinde çalıştıklarından dolayı GİH sınıfında çalışan memurlar arasında ücret dağılımında dengesizlik bulunduğu, bu sebeple aralarında büyük kıskançlıkların ve huzursuzlukların oluştuğu gözlemlenmektedir. Alternatifi olmayan memur profili oluşturmak yerine, büro hizmetlerinde çalışan memurların hac ve umre işlerinde münavebeli olarak görevlendirilmelerinin onları üst görevlere hazırlamanın yanı sıra adil bir davranış olacağı ve çalışma barışına katkı sağlayacağı,
9- Yaz kursları seminerlerinin okullar tatil olmadan önce yapılmasının uygun olacağı, yaz kurslarının son haftalarında öğrenci sayısının 15’ten aşağı düşmesi sebebiyle öğrenci okutan görevlilere ücret ödenmediği,
10- İlimizin en ücra köşelerine kadar çok geniş yelpazede hizmet sunan tek Devlet kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin çocuklarının eğitim durumları sebebiyle büyük sıkıntılar yaşadığı ve ailelerin parçalandığı, ayrıca görevleri ile ilgili işlerini takip etmek, hastalık tedavisi ve çocuklarının ihtiyaçlarını temin etmek üzere il ve ilçelere gittiklerinde kalabilecekleri bir sosyal tesisin bulunmadığı,
11- Aylık mutad toplantılarda; bazı idarecilerce toplantı, maksadı dışına taşınarak görevlilerin sorgulandığı ve imtihan edildiği hatta daha ileri gidilerek görevlilerin azarlanarak insan onuruna yakışmayan tavırlara maruz bırakıldığı,
12- Bir çok görevlimizin, yerine görev yapacak birini bulmak şartı sebebiyle haftalık ve hatta yıllık izinlerini kullanamadığı,
13- Camiler ve Din Görevlileri Haftası ile Kutlu Doğum Haftası kutlamalarında sendika temsilcileri ile diyalog kurulmadığı, sendikaların sadece çiçek göndermeleri için veya yapılan masraflara katkı sağlamaları hususunda arandığı ve rekabete sürüklendiği, adı Din Görevlileri Haftası olan ancak din görevlilerinin problemlerinin tartışılmadığı bir kutlama yapılarak Din görevlilerine gereken önem ve saygının gösterilmediği,
14- Sağlık kurulu raporlarına istinaden yapılacak tayinlerin, kişilerin mesleki durumları ve atanacakları camiler göz önüne alınarak ve hastanın ölümü beklenmeden öncelikle yapılmasının gerektiği,
15- Görevlilerin bilgi almak veya her hangi bir konu ile ilgili dilekçe vermek üzere gittiklerinde dairesinde muhatap bulamadığı,
EĞİTİM KONUSUNDA
Toplumu Din konusunda aydınlatma görevi bulunan Din görevlilerinin bu görevi yürütürken bilgili ve donanımlı olması gerektiği, bunun için de bilgi ve görgüsünü arttırmak üzere eğitime alınmasına ihtiyaç vardır. Ancak eğitim ciddi bir hizmet olup uygun yer ve zamanda personelin ihtiyaçları karşılanarak yapıldığında sonuç alınır.
1- Hizmet içi eğitim kurslarının görevlilerin içinde bulunduğu imkan ve şartlar dikkate alınmadan plansız ve programsız yapıldığı,
2- Hizmet İçi Eğitim Kurslarına müftülerin şahsen sevmediği personeli göndererek intikam aldığı, dolayısıyla bu kursların personele eziyet olarak değerlendirildiği,
3- Her müftü değişikliğinde mahallinde sil baştan hizmet içi eğitim kursu düzenlendiği, belediye hudutları dışından gelen personelin yol ve iaşe ihtiyaçları karşılanmadığı ve mali külfet getirdiği için katılmak istemedikleri, zorla katıldıkları kurslarda, ders verenler ücret alırken çalışanların harcırahlarının ödenmediği gibi dini nasihatle hak ve hukukun verilmemesi için kılıf arandığı,
4- Personelin bilgisini arttırmak ve kendisini yetiştirmesi ve yenilemesi için eğitimin gerektiği, ancak bu eğitimde dayatma şeklinde yaklaşım yerine özendirme ve sevdirme şeklinde tavır alınmasının sağlanması gerektiği,
5- Aylık mutad toplantılarda bazı idarecilerce görevliyi küçük düşürmek amaçlı ezber okutularak ve sorular sorularak eğitim yapıldığı, böylece görevlinin psikolojik baskı altına alındığı,
6- Tashihi huruf kurslarının özendirilmesi ve kapasitenin arttırılmasının gerektiği,
7- Din hizmeti sunan görevlilerimize beden dili, iletişim ve diksiyon gibi eğitim seminerleri düzenlenmesinin faydalı olacağı,
8- Türkiye Diyanet Vakfı Şubelerinde verilen eğitim yardımı miktarının günün şartlarına uygun ve aylık olarak verilmesinin uygun olacağı,
DİSİPLİN VE SORUŞTURMA İŞLEMLERİ
1- İsimsiz, imzasız şikayet dilekçelerin 3071 sayılı kanuna rağmen işleme alındığı,
2- Asılsız ihbar ve şikayetler sonucunda, görevli hakkında şikayet ve ihbarın sabit görülmemesi durumunda kamu davası açılması konusunda 657 Sayılı Kanunun 25. Maddesi yöneticilere yetki ve sorumluluk yüklediği ve bu sorumluluğun yerine getirilmesinde titizlik gösterileceği 2009/12 nolu Başbakanlık Genelgesinde ifade edilmiş olmasına rağmen yöneticilerin bu yükümlülüğü yerine getirmediği,
3- Haklarında yapılan suçlama ve şikayet üzerine soruşturma ve inceleme esnasında görevliye peşinen suçlu gözü ile bakıldığı ve muhakkiklerce görevlilere sert ve kırıcı tavır takınıldığı,
4- Mahallinde yapılan soruşturmalarda; görevlilere idare ile olan ilişkilerine göre tavır takınıldığı, soruşturma ve incelemelerin objektif yapılmadığı,
5- Görevlilere, dernek başkanı ve muhtarlar tarafından yapılan müdahale ve baskı karşısında görevlinin sahipsiz bırakıldığı ve bu konularda müftülüklerce personeli koruyucu tedbir ve tavır alınmadığı,
6- Görevlilerin kendilerine yapılan haksızlık karşısındaki hukuki mücadelelerinin, sıkıntılarını sendikalara iletmelerinin ve sendikaların bu konudaki girişimlerinin hoş karşılanmadığı,
7- Görevlilerin hukuki müracaatlarından dolayı baskı ve keyfi uygulamalara maruz bırakıldığı,
Tespit ve gözlemlenmektedir.
Bu konuların çözümü noktasında gayretli ve özverili çalışmalarınızın beklentilerimiz arasında olduğunun bilinmesini istiyoruz.
Sendika olarak sorumlu bir anlayışla çalışma hayatına katkı sağlamak için;
a) Sendika yönetici ve temsilcilerimize, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz ve ekmeğini yediğimiz kuruma ve Din Görevliliği vakarına yakışmayacak tavırlardan kaçınmaları tavsiyesinde bulunulmakta ve gerekli ikazlar yapılmaktadır.
b) Eğitim çalışmalarına büyük önem verilmekte, sıkıntılara sebebiyet veren konular, eğitim toplantılarında sendika temsilcilerimize anlatılarak tedbir alınmaktadır.
c) Sendika yönetici ve temsilcilerimizle yaptığımız eğitim toplantılarında; Kurum-Sendika ve Amir-Memur-Sendikacı ilişkileri konularında eğitim ve bilgi verilmekte olup bu konuda Müftülüğünüzce de yapılacak önerilere açık olduğumuzu ifade ediyoruz.
Saygılarımızla.