TÜRK DİYANET VAKIF SEN BURSA ŞUBE BAŞKANI HİLMİ ŞANLI’ NIN 2012 YILI CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI İLE İLGİLİ YAPMIŞ OLDUĞU BASIN AÇIKLAMASININ METNİDİR. 02.10.2012
Sayın Basın mensupları;
Camiler, dini hayatımızın yaşandığı kutsal mekânlardır. Önemini de Kabe’nin birer şubesi mesabesinde olmasından yani Allah’ın evi olmasından alırlar.
Türk Milleti; İslamiyeti kabulünden sonra dinine saygı ve hürmetini ihtişamlı mabetler inşa ederek, sosyal ve kültürel hayatımıza önemli abideler kazandırarak göstermiştir. İnşa edilen mabetlerde ibadetin dışında eğitim, sağlık, kültür, hayri ve sosyal hizmetlerin sunulduğu bölümler planlanarak insana ve topluma hizmet hedeflenmiştir. Ayrıca bu şaheserler Türk Milletinin üzerinde yaşadığı vatan topraklarının tapusunun da mührü olmuştur.
Camiler, geçmişte olduğu gibi, din hizmetinin yanı sıra topluma sosyal hizmet sunan mekanlar olmaya bu gün de devam etmelidir.
Ancak, İstanbul’un Fethinin sembolü olan Ayasofya Camii’nin hangi sebeple olursa olsun hala ibadete kapalı olmasını Türk Milleti olarak içimize sindiremiyoruz.
Sayın Basın Mensupları;
Bu kutsal mekanlar kadar, bu mekanlarda görev yapacak insanlar da önemlidir. Din insan içindir. İnsanlara ve nesillere din hizmeti sunacak olan din görevlileri de dini hayatımızda camiler kadar önemli yer tutmalıdır. Bu kutsal mekanlarda görev yapan güzel insanlar, sunmuş oldukları dini tebliğ görevi sebebiyle Peygamberimizin varisleridir. Bu verasete büyük samimiyet ve özveri ile sahip çıkan iman ve gönül erleri tarihimizde ve milletimizin gönlünde önemli yer bulmuşlardır. Din görevlisi, muhatabı ve hedef kitlesi insan olan bir hizmet sunmaktadır. Bu hizmetin de rehberi Hz. Peygamber ve O’nun şerefli takipçilerinin iman, amel ve ahlaki konulardaki örnek davranışları olmuştur.
Din görevlisi; vatanı ve milleti için büyük fedakârlıklarda bulunmuş, en zor günlerinde dahi bu hizmette bulunmanın mutluluğunu yaşamıştır. Din görevlisi; insanımızın acısını ve mutluluğunu paylaşmış, hayri hizmetlerde rehberlik yapmış, gelecek nesillere dinini, diyanetini, Allah, Peygamber, vatan-millet sevgisini, ana-babaya saygıyı, büyüklere hürmeti, küçüklere sevgiyi, haramı ve helali öğretmiş, cemaatinin ve komşularının dertlerini çözmek için elinden gelen gayreti göstererek 24 saat hizmet vermiştir ve bu ruhla hizmetlerine devam etmektedir. Bu memleketin huzur ve asayişinde Diyanetin ve din görevlisinin de payı vardır. Yapılan görevi kimse küçümseyemez ve hafife alamaz.
Sayın Basın Mensupları;
Eşit İşe Eşit Ücret uygulaması Sendikamızın ve Türkiye Kamu-Sen’in yıllardır savunduğu ve dile getirdiği bir düşüncedir.
Buna bağlı 2010 yılında Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ek ödemeye ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamede;
Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanları faydalandırılmamıştır. Bu durum teşkilat çalışanlarımızda huzursuzluğa sebep olmuştur. Bu adaletsiz ve haksız uygulamadan bir an önce vaz geçilerek bu ödemenin Diyanet çalışanlarına da yapılmasını bekliyoruz.
Personelin, Diyanet İşleri Başkanlığından ve dolayısıyla Hükümetten bir çok beklentisi olduğu bir gerçektir. Bu cümleden olarak;
Hac, Umre ve Yurt dışı görevlendirmelerinde adaletli bir sistem getirilerek her personele bu görevlere gidebilme imkanı sağlanmalıdır.
Din görevlilerinin haftalık izinlerini kullanmasının bazı müftülüklerde problem olmaya devam ettiği göz önünde bulundurularak mevzuatın uygulanmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Köylerde uzun süredir görev yapan ve çocuklarının eğitim durumu sebebiyle aileleri parçalanmış olan din görevlilerinin, mazeret grubunda değerlendirilmesi ile ilgili Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde gerekli düzenleme yapılmalıdır.
Yönetmelikte gerekli düzenlemeye yer verilmiş olmasına rağmen, sağlık ve eş durumu mazeretlerinde görevlilerin yarışma sınavına tabi tutulmaları önlenmelidir.
Yer değiştirme taleplerinin, görevlinin başka yere başvurmadan değerlendirilebileceği daha objektif bir düzenleme oluşturulmalıdır.
Lojmanı olmayan görevlilere, sağlıklı bir şekilde yaşanabilecek lojman yapılması imkanları araştırılmalıdır.
Din görevlilerinin, Cami dernek yöneticileri ve muhtarların alternatifi olmadığı gerçeğinden hareketle, Müftüler ilişkilerin düzenlenmesinde yol gösterici olmalıdır.
Her düzeydeki kurum yöneticileri ile çalışanların karşılıklı ilişkilerinde insani ve ahlaki anlayış hakim kılınmalıdır.
4/B sözleşmeli personel alımından vaz geçilerek, kadrolu alım sağlanmalı, 4/B’li çalışanlar en kısa zamanda kadroya geçirilmelidir.
Görevlilerimizin üniversitede okuyan çocuklarına Türkiye Diyanet Vakfı’nca günün şartlarına uygun olarak öğrenim yardımı yapılmalıdır.
Dört yıllık ilahiyat tamamlama programına (İLİTAM) sınavsız geçiş sağlanmalıdır.
Tek kadrolu camilerdeki imam-hatiplik müktesebi olan müezzin-kayyımların kadroları imam-hatiplik kadroları ile değiştirilmelidir.
3000 ek gösterge uygulamasından bütün çalışanlar faydalandırılmalıdır.
En küçük bir hatada hemen ceza yoluna gidilmemeli, yapılan soruşturmalarda ve verilen cezalarda unvan ve kişi ayrımı yapılmamalıdır.
İçinde bulunduğumuz bu hafta, bu gibi problemlerin çözüme kavuşturulmasında bir vesile olmalıdır.
İnsan olmak bakımından herkesin eşit olduğu unutulmamalıdır. Her yıl tekrarladığımız bu problemlerin çözüm yollarında, merhamet ve paylaşma, dinleme ve anlama, güven ve samimiyet, sevgi ve saygı dilinin hakim kılınması öncelikli olmalıdır.
Katı olmadan, kırmadan, istişare ederek ve katılımcı olarak işlerin halledilmesi yoluna gidilmelidir.
Personel arasında; benim, senin, onun yakını, şu veya bu siyasetçinin referansı değil, yetenek ve başarısına göre, kabiliyet ve hak etmesine göre değerlendirme yapılmalıdır.
Diyanet; adaletin hakim olduğu, hak ve hukukun tesis edildiği, örnek ve öncü bir kurum yapısına kavuşturulmalıdır..
Diyanet çalışanlarının ilkeli, kararlı ve sorumlu sendikası olan Türk Diyanet Vakıf-Sen, kuruluşundan bu güne kadar olduğu gibi, Diyanet çalışanlarının yarınlara umutla, güvenle ve huzurla bakabileceği bir ortamın hazırlanmasına katkı sağlamaya devam edecektir.
Çalışanlarımızın sevgi, saygı ve adalet anlayışıyla itibarlı, huzurlu ve mutlu bir çalışma ortamına kavuşmaları bizim için önemlidir.
1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın Diyanet çalışanlarımıza ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyor, camiamızdan vefat etmiş olanlara Yüce Allah’tan (cc) rahmet niyaz ediyoruz.
Yıllarca görev yaparak yüce dinimiz İslam’a ve milletimize hizmeti şiar edinmiş emekli hocalarımız ile şu anda bir çok sıkıntıya katlanarak görev yapan vefakar görevlilerimize sevgi, saygı ve hürmetlerimizi sunuyoruz.
Hilmi ŞANLI
Şube Başkanı