Bursa Şubemiz Olağanüstü Genel Kongresini büyük bir coşku ile yaptı.
İstiklal Marşı ve Saygı Duruşundan sonra Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Metin SALTAN’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra Şube Başkanı Ayhan POLAT açılış konuşmasını yaptı.
Ayhan POLAT’ın açılış konuşmasından sonra 2002 yılından bu yana Şube Başkanlığını yürüten Hilmi ŞANLI delegelere hitaben bir konuşma yaptı. “Diğer şubelere örnek olması ve çalışan yeni simaların Sendikamıza kazandırılarak heyecan yakalanacağı düşüncesinde olduğunu, sadece Şube başkanlığı görevini bıraktığını Türk Diyanet Vakıf Sendikası ve onun değerleri için ölene kadar mücadele edeceğini belirterek, bu bayrağı daha ileriye taşıyacağını düşündüğü beraber görev yaptığı arkadaşlarına bu görevi bırakarak bir ilke imza atmayı kendine vazife bildiğini” belirtmiştir.
Daha sonra Türk Büro-Sen Şube Başkanı, Türk Haber-Sen, Türk Sağlık-Sen, Türk Yerel Hizmet-Sen ve Türk Ulaşım-Sen Şube Başkanları selamlama konuşmaları yaparak kongrenin hayırlara vesile olmasını dilediler.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Hazım Zeki SERGİ Olağanüstü Genel Kurula hitap etti.
“Değerli Misafirler, Meslektaşlarım
Bugün olağanüstü bir kongre yapmak üzere buradayız. Bursa şubemiz 2002 yılında kurulmuştur. İlk şube başkanımız Keramettin hocamız. Ahmet YILMAZ başkanımız ve Hilmi Şanlı başkanımız ve yönetim kurulu arkadaşlarımız ve dostlarımız sendikal mücadeleyi yürüterek sendikamızın günümüze ulaşmasında önemli katkı ve heyecan sunmuşlardır. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Hilmi Başkan kendi iradesi ile görevden affını talep ederek yazılı dilekçesi ile görevinden ayrılmıştır. Hilmi Şanlı’ya bu güne kadar katkı ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Diyanet ve vakıf hizmet kolunda sendikal faaliyet sürdürüyoruz.
Diyanet İşleri Başkanlığı güzide bir kurumumuzdur. Anayasanın 136 maddesinde yerini almıştır. 633 SK yer alan İslam Dini`nin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu Aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek. Görev alanı olarak belirlenmiştir.
DİB Vizyonu: İslam Dini ile ilgili her konuda referans alınan en etkin ve saygın bir kurum olmak.
Din konusunda mezhep, anlayış ve uygulama ayrımı yapmadan vatandaşlık esasına göre hizmet sunmak.
İslâm`ın itikadî ve amelî ilkelerini özümsemiş, eğitim ve kültür seviyeleri yüksek, kendisiyle ve toplumla barışık, beşerî ilişkilerde topluma öncü, muhatabını anlayan ve dinî sorunlarına pratik çözümler üretebilen, dinî ve ilmî verileri birlikte kullanabilen, söz ve davranışlarıyla örnek bir hayat sergileyebilen din görevlilerine sahip olmak.
-DİB Taleplerin, beklentilerin ve Konum ve yönetim anlayışı itibariyle tartışmaların olduğu bir kurumdur.
-Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak Ülkemizde Dini tek otorite Diyanet İşleri Başkanlığıdır.
-Diyanet iyi yönetilmiyor. Kurumun sorunları iyi tespit edilemediğinden, görevlinin durumu ve psikolojisi dikkate alınmamaktadır. Çalışanlarına karşı ilişkiler son derece katı. İthal yönetici tayini yıllarını bu kuruma vermiş insanları üzdüğü gibi emekte saygı görmemesi saygınlığına zarar vermektedir.
-Diyanet hiçbir dönemde bu kadar kamuoyunda tartışılır duruma düşmemiştir.
-Dini değerler ve programlar siyasetten uzak tutulmalı, diyanet yönetimi bu konuda dikkatli ve duyarlı olmalıdır. Yapılan açıklamalar, faaliyetler ve harcamalar temkinli ve mütevazı olmalıdır.
- Kutlu doğum Merhamet, paylaşım, kardeşlik, insanlık onuru, samimiyet
-Çok sık mevzuat değişiklikleri, Rotasyon ve uygulaması sıkıntı ve problem getirmiştir. Bir görevli bulunduğu yerde uzun kalması 1- Çok başarılı bir görev yapması, Kişiliği ile saygınlık oluşturması, 2- Arkasının güçlü olması, 3- Görev yerinin mahrumiyeti sebebiyle talip olunmaması sebebiyledir. Bu uygulama da Din Hizmetine etkinlik getirmeyeceği, gayri memnunlar oluşturacağı ve Kamu yararı sağlamayacağı gibi çalışkan insanlar cezalandırılmaktadır. Ayrıca Rotasyon adil uygulanamamıştır. Kâğıt üstünde yeri değişip fiiliyatta görev yeri değiştirilemeyenler vardır. Görevli bunu da bilmektedir. Dolayısıyla Adaletsizlik Diyanete yakışmaz.
-Sınav yönetmeliği de bir çıkmazdır. Atanma, Görevlendirmelerde yaşanan ayrımcı tavırlar. Sendikal ayrım, düşünceleri sebebiyle ötekileştirme yaşanmaktadır.
-Camiler ve Din Görevlileri haftasında Din görevlisinin ismi haftadan çıkartılarak bir ayıp işlenmiştir. Diyanet yönetimi görevlilerden özür dilemelidir. Görevlilere Dernek ve muhtarlar tarafından yapılan müdahaleler üzüntü verici boyuttadır. Bunlara tedbir alınması ve görevliye sahip çıkılmalıdır.
-Hac-Umre görevlendirmeleri.
-Camilerde sık sık para toplanması, görevliyi bezdirdiği gibi sıkıntı da yaşatmaktadır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü
Vakıflarda çalışan arkadaşlarımızda sıkıntılarının dile getirilmesi sorunlarının çözülmesini talep etmektedirler. Bu sebeple uzunca bir zamandır yapılamayan Görevde Yükselme sınavları yapılmalıdır. Daralan terfi imkanları ihtiyaç olan ve yeni kadro ve unvan ihdası ile geliştirilmelidir, Özel bütçesi olması hasebiyle kültürümüzü yaşatan tarihimizin ve kültürel mirasımızın bekçiliğini yapan arkadaşlarımızın mali imkanları ki özellikle alt kademede çalışanların imkanlarının geliştirilmesi,
Sendikal mücadele; ciddiyet, fedakârlık, emek, emeği her zeminde savunacak cesaret ister, Güce ve güçlüye göre değil temsil ettiği insanlar adına tavır ister. İrade gösteremeyen, tavır alamayan, kararının arkasında duramayan, mücadelesini savunamayan, soluğu kesilince geleceğini reddeden bir anlayışla yürütülemez.
GERÇEK VE SAMİMİ SENDİKAL FAALİYETLERİN ADRESİ TÜRK DİYANET VAKIF-SEN VE TÜRKİYE KAMU-SENE YAPILAN İFTİRALAR KİŞİLİKLİ BİR İNSANA, MÜSLÜMANA HELE HELE DİN GÖREVLİSİ OLARAK GÖREV YAPANLARA YAKIŞMIYOR.
-İkiyüzlülük bizim kitapta yer almaz. Biz gücümüzü inançlarımızdan, tarihinden, ilkelerinden, üyelerimizden ve Şerefli Türk Milletinden alırız.
TÜRK MİLLETİNİN MİLLİ MANEVİ DEĞERLERİNİ YAŞAMASININ VARLIK GAYESİ YAPAN TÜRKİYE KAMU-SENE DİL UZATMAK kimliksiz, omurgasız ve teslimiyetçi Memur-Sen ve Dinayet-Senin haddi değildir.
MEMURLARIN YAŞADIĞI PROBLEMLERİNİ KİM DİLE GETİRECEK VE NASIL ÇÖZÜLECEK!
Sendikaların kanun ve mevzuatlar çerçevesinde görev ve sorumlulukları vardır. 4688 sayılı Kanunun 19. Maddesinde:
a) (Değişik: 4/4/2012-6289/14 md.) Genel olarak kamu personelinin hak ve ödevleri, çalışma koşulları, yükümlülükleri, iş güvenlikleri ile sağlık koşullarının geliştirilmesi konularında görüş bildirmek ve toplu sözleşmenin uygulanmasını izlemek üzere yapılacak çalışmalara temsilciler göndermek.
e) Üyelerin ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatleri ile personel hukukunu ilgilendiren konularda ilgili kurumlara ve yetkili makamlara sunulmak üzere çalışmalar yapmak ve öneriler getirmek.
f) Üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, üyelerini yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak.
sendikaların görev ve sorumlulukları olarak belirlenmiştir.
Bu görevlerden birisi de; 4688 sayılı Kanunun 22.maddesi uyarınca yılda iki defa yapılan Kurum düzeyinde kamu görevlilerinin çalışma koşulları ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanması konularında görüş bildirmek üzere, Kurum İdarî Kurullarına katılmaktır. Diyanet İşleri Başkanlığı ile yetkili sözde sendika Dinayet-Sen arasında imzalanan Kurum İdari Kurulu (KİK) metnine bir bakın! Diyanet çalışanlarının çalışma şartlarını ilgilendiren bir konu görüşülüp bir çözüm aranmış mı? Din Görevlisinin psikolojisini bozan rotasyon uygulaması, sınav yönetmeliğinin getirdiği açmazlar, Muhtar ve Derneklerin görevlilere müdahalesi, sık sık para toplanması konuları KİK metninde yer almakta mıdır?
Sendikaların bir başka görevi ise; 4688 sayılı Kanunun 28. Maddesi uyarınca 2 yılda bir yapılan Toplu sözleşmelere katılmaktır. Toplu Sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını içeren ücretler, zam ve tazminatlar ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar.
Görevi memuru temsil etmek, onun haklarını korumak ve geliştirmek olan sendika beceriksizliği ve teslimiyeti sebebiyle dili lal olurken, diğer sendikaları karalamada, iftira atmada, iktidara ve hatırlı kişilere yağcılıkta bülbül olmuş ve kamu çalışanını aldatmışlardır.
Toplu sözleşmenin kanunen bir ay görüşme zamanı varken hizmet kollarının sıkıntıları dahi görüşülmeden 2 oturumda memura ihanet edilerek;
1-) Aile yardımı, Çocuk paraları, tazminatlar ve enflasyon farkı gibi memur için olmazsa olmaz hususların görüşülmeden silah atmadan teslim olan bir ordu misali acziyet yaşatılmıştır.
2-) Memurun talep ve beklentileri için savunmak ve direnmek yerine Hükümeti üzmemek ve teslimiyet tercih edilmiştir. Memur kandırılmış ve hakları gasp edilmiştir. Sendikacılık adına utanılacak bir durum ve zillet yaşanmıştır.
3-) Toplu sözleşmede 2014 yılı için 123 TL. 2015 yılı için %3 + %3 maaş artışı imzalanarak bugün % 10 nu aşan enflasyon karşısında memur ezdirilmiştir.
Türkiye Kamu-Sen taşıdığı sorumluluk gereği bütün bu haksızlıklar ve ilkesizliklere isyan ederek haksızlıkları kamuoyuna duyurmak için Ankara`da 6 Aralık 2014 tarihinde "EK ZAM" mitingi düzenleyerek memur ve emeklinin tek sesi olmuştur.
Yetkili sendikayız diye ortada dolaşanlar “Avukatın kötüsü derdini mübaşire anlatır.” deyimini doğrulatır bir şekilde Acizliklerini örtmek için (Sendikaların karar organı olmadığı, teklif organı olduğu) şeklinde beyanlarda bulunmaktadırlar. Buda yalan Enflasyon farkı için bir talep ve teklif ettiler mi? Duyan var mı? Diyanet çalışanlarının problemleri, KİK metninde yer almakta mıdır? “ Bu ayıpları yetmezmiş gibi “15 Mayıs 2015 tarihinde yetkili sendikalar belli olacak, orada kimin haklı olduğunu, memurların kimi tercih edeceğini göreceğiz”, küstahlığında bulunmaktadırlar!
Evet değerli kamu çalışanları, Diyanet ve Vakıf çalışanları herhalde bu küstahlığa verecek cevabınız olsa gerek! 2 yılınız heder oldu gelecek 2 yılını heder etme. Buradan tüm kamu çalışanları sendikal tercih muhasebesi yapması lazım. Ağustos 2015 tarihinde yine masaya oturacağız. 2016 ve 2017 yılları için yapılacak sözleşmeler için bu defa önümüzde yerel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler olmayacak. Bir düşünün, elimizin güçlü olduğu dönemde 2014 yılı için 123 TL ve 2015 yılı için yüzde 3+ 3 alan bir sendikanın, Türkiye ekonomisinin daha kötüye gittiği ve elimizin zayıf olduğu bir dönemde nasıl bir zam alacağını öngörmek zor değil.
Değerli Diyanet ve Vakıf çalışanları; memuru aldatan bu aymazlara herhalde söyleyecek bir sözünüz olsa gerek.
O SÖZ…Hak ettiğiniz yere bilginiz, beceriniz ve liyakatinizle gelebilmek için, Siyasetçilerin ve sözde sendikaların referanslarına dur demek için, Dik duruşun ve üyesinin hakkını her Platformda yılmadan arayan Türk Diyanet Vakıf Sendikasını TERCİH OLSA GEREK….
Olağanüstü Genel kurulumuzun Bursa şubemiz, Diyanet ve Vakıf Çalışanları, Türkiye Kamu-Sen ve Milletimiz için hayırlara ve başarılı hizmetlere vesile olmasını Cenabı Allah tan niyaz eder saygı ve sevgilerimi sunarım. 20.12.2014
Hazım Zeki SERGİ
Türk Diyanet Vakıf-Sen
Genel Başkanı

Yapılan genel kurulda; şube yönetim kuruluna seçilmişlerdir.