SENDİKAMIZ;
Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 40. Maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki “d) Her gün öğle namazından bir saat önce açıp yatsı namazından sonra kapatmak suretiyle camiyi gün boyu açık tutmak.” düzenlemesinin Anayasaya, 657 sayılı Yasaya, İdare Hukukunun Genel Prensiplerine, Kamu Yararı ve Hizmet Gereklerine aykırı olması sebebiyle DİN GÖREVLİLERİNİN VE SENDİKAMIZ üyelerinin telafisi güç ya da imkansız zararlarına neden olacağından, öncelikle Yürütmenin Durdurulmasına, yargılama sonunda ise işlemin iptaline karar verilmek üzere;
11.07.2014 tarih Esas/2014- 5469 sayılı dosya ile Danıştay 5. Dairesinde “ÖNCELİKLE YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA, YARGILAMA SONUNDA İŞLEMİN İPTALİNE KARAR VERİLMEK ÜZERE DAVA AÇMIŞTIR”.
Dava dilekçesi gerekçeleriyle ekte sunulmuştur.
Diyanet çalışanlarına ve üyelerimize saygıyla duyurulur.
TÜRK DİYANET VAKIF SEN GENEL MERKEZİ
D A N I Ş T A Y B A Ş K A N L I Ğ I N A
Yürütmeyi Durdurma Talebi Vardır.
DAVACI : TÜRK DİYANET VAKIF SEN ( 4688 Sayılı Yasa 19/f)
VEKİLİ : AV. YÜKSEL EVCİ – AV. NİZAMEDDİN KOCABEY
İzmir Caddesi, Fevziçakmak 1. Sokak No: 7/5 Kızılay/ ANKARA
DAVALI : 1- DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
Üniversiteler Mah. Dumlupınar Bulvarı No:147/A Çankaya /ANKARA
2- BAŞBAKANLIK / ANKARA
T. TARİHİ : 17.06.2014 (Resmi Gazete Yayım Tarihi)
İSTEMİN ÖZETİ : 17.06.2014 tarih ve 29033 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 40. Maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki “d) Her gün öğle namazından bir saat önce açıp yatsı namazından sonra kapatmak suretiyle camiyi gün boyu açık tutmak.” düzenlemesinin Anayasaya, 657 sayılı Yasaya, İdare Hukukunun Genel Prensiplerine, Kamu Yararı ve Hizmet Gereklerine aykırı olması ve müvekkil sendika üyelerinin telafisi güç ya da imkansız zararlarına neden olduğundan, öncelikle Yürütmenin Durdurulmasına, yargılama sonunda iptaline karar verilmesi istemidir.
AÇIKLAMALAR : Davalı idare, 17 Haziran 2014 tarihinde “Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliği” adı altında bir yönetmelik çıkarmış ve merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatının görevleri ile çalışma usul ve esaslarını belirlemiştir. Ancak mezkur yönetmeliğin 40. Maddesi I/d bendindeki hüküm, yönetmeliğin dayanağı durumundaki 657 sayılı Kanuna ve uluslararası sözleşmelere (ILO sözleşmelerine) aykırıdır. Şöyle ki:
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “ÇALIŞMA SAATLERİ” başlıklı 99. Maddesi, “Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir.
Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak özel kanunlarla yahut bu kanuna veya özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir.” hükmünü içermektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “GÜNLÜK ÇALIŞMA SAATLERİNİN TESBİTİ” başlıklı 100. Maddesi, “Günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi, bölgelerin ve hizmetin özelliklerine göre merkezde Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca, illerde valiler tarafından tespit olunur.
(Ek fıkra: 13/02/2011-6111 S.K 104. mad.) Ancak özürlüler için; özür durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme süreleri merkezde üst yönetici, taşrada mülki amirlerce farklı belirlenebilir.
(Ek fıkra: 13/02/2011-6111 S.K 104. mad.) Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür. Bu hususa ilişkin usul ve esaslar, Devlet Personel Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” hükmünü içermektedir.
Yönetmeliğin 40 maddesindeki düzenleme ile Cami görevlilerine camileri gün boyu açık tutmak gibi bir görev verilmekte ve bu husus zorunlu tutulmaktadır. Görüldüğü üzere getirilen düzenleme, usul ve esas bakımından Yasaya açıkça aykırıdır. Hizmetin özelliğine göre tespit edilen çalışma saatleri ve sürelerine ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenebilmektedir. Bu bakımdan yönetmelikle getirilen düzenleme usul bakımından yasaya aykırıdır.
Öte yandan getirilen düzenleme, tam gün yasası benzeri bir düzenlemedir. Fiilen uygulanması çok zor olan bir kural getirilmiştir. Cami görevlileri sabah ezanından ve namazından başlamak üzere görevine başlamaktadır. Günün ilk saatlerinde sabah namazı için görevi başında olan cami görevlisi, buna ilave olarak öğle namazından bir saat öncesi ile yatsı namazı sonuna kadar olan sürede yani tam 11 saat boyunca camiyi açık tutmak zorundadır. Bir gündeki toplam çalışma saati 12 saatten aşağı olmamaktadır. 7 gün boyunca 12 saat haftada 84 saat civarında bir çalışmaya denk gelmektedir. Bu çalışma süresinin Yasaya açıkça aykırı olduğu kuşkusuzdur. Ortalama 40 saat ile 84 saatin kıyaslanması dahi mümkün değildir. bu çalışma süresi Uluslararası Çalışma Sözleşmesi hükümlerine de açıkça aykırıdır.
Fiilen uygulanması mümkün olmayan kural nedeniyle, kurum içinde farklı uygulamalar gelişecek ve kurum içi çalışma ahengi ve çalışma barışı zarar görecektir. Cami görevlilerinin en küçük bir şekilde bu hüküm dışına çıkması halinde çeşitli yaptırımlar söz konusu olacak ve cami görevlilerinin haksızlığa uğramasına yol açacaktır. Oysa getirilen kuralın hem fiilen uygulanabilir olması, takibinin yapılabilir olması ve hesap sorulabilir olması her bakımdan isabetli olacaktır. Aksi halde yasaya aykırı düzenleme ile ve de uygulanması fiilen mümkün olmayan çalışma koşullarının belirlenmesi, çalışma barışını bozacak ve kamu yararına hizmet etmeyecektir.
Ayrıca bu kadar uzun çalışma sürelerinin belirlenmesi, çok uzun süre boyunca caminin açık tutulması zorunluluğunun getirilmesi cami görevlilerini çok ciddi sıkıntılara da sokacaktır. Cami görevlilerinin aldığı düşük ücretlerle, haftada 80 saatten fazla çalışma beklenmesi haksız bir durum ve hakkaniyetsiz bir uygulama olacaktır.
Kaldı ki Anayasamızın 49. ve devamı maddelerinde öngörülen çalışma koşullarının da dışına çıkılmakta ve Anayasaya aykırı davranılmaktadır. Devlet çalışanları arasında çalışma barışını temin etmekle görevlidir. Dava konusu düzenleme, çalışma barışını bozacak bir düzenleme olduğundan kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırıdır. Bu itibarla düzenleme aynı zamanda Anayasaya da aykırıdır.
Düzenleyici işlem açıkça hukuka aykırıdır. Düzenleyici işlemin iptali istenen maddesinin uygulanması halinde Müvekkil sendikanın her seviyedeki üyelerinin ve davalı kurum çalışanlarının telafisi güç veya imkansız zararlarının doğması kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle öncelikle iptalini istediğimiz yönetmelik maddeleri hakkında Yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini dilemekteyiz.
H. SEBEPLER : Anayasa, 657 sayılı Yasa ve ilgili mevzuat.
DELİLLER : Her türlü yasal delil.
NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz olunan ve Yüksek Mahkemenizce kendiliğinden gözetilecek nedenlerle; 17.06.2014 tarih ve 29033 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 40. Maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki “d) Her gün öğle namazından bir saat önce açıp yatsı namazından sonra kapatmak suretiyle camiyi gün boyu açık tutmak.” düzenlemesinin ANAYASAYA, 657 SAYILI YASAYA, 633 SAYILI YASAYA, İDARE HUKUKUNUN GENEL PRENSİPLERİNE, KAMU YARARINA VE HİZMET GEREKLERİ AMACINA AÇIKÇA AYKIRI OLMASI VE DAVALI KURUMUN MERKEZ VE TAŞRA TEŞKİLATINDA GÖREV YAPAN MÜVEKKİL SENDİKA ÜYELERİNİN TELAFİSİ GÜÇ YA DA İMKÂNSIZ ZARARLARINA NEDEN OLDUĞUNDAN ÖNCELİKLE YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA, YARGILAMA SONUNDA İPTALİNE KARAR VERİLMESİNİ SAYGIYLA TALEP EDERİM. 14.07.2014
Av. Yüksel EVCİ
Davacı Vekili
Ekler:
1- Yönetmelik metni
2- Vekâletname