Cumhuriyetimizin 91’inci yıl dönümünde gururluyuz, mutluyuz. 4 bir köşesi işgal altında iken ölüm kalım mücadelesi verilerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bize bıraktığı şerefli miras ve emaneti Cumhuriyetimiz.
Bu şerefli emaneti korumak ve en güzel şekilde bu ülkenin aydınlık yarınlarını kuracak olan gelecek nesillere teslim etmek istiyoruz.
Cumhuriyetimiz; istiklali uğruna fedakârca çırpınan millet ruhunun görkemli bir mükâfatı, milli iradenin muhteşem bir eseridir. Türkiye Cumhuriyeti, zulme meydan okuyan, zalime rest çeken, batıl inanç ve hain hesaplara namus mücadelesinin rehberliğiyle karşı koyan kahraman bir neslin emanetidir.
91 yıllık Cumhuriyet çınarı etnik kökeni ve mezhebi ne olursa olsun, tüm Türk vatandaşlarının mirası, tüm Türk vatandaşlarının göz nuru, şehit ve gazilerimizin hediyesidir.
Üzerinde yaşadığımız ve ecdat kanlarıyla tescil edilmiş son yurdumuz hepimizindir. Bu bayrak, bu devlet ve bu Cumhuriyet hepimizin şeref simgesi, varlık nişanesidir.Mensubu olmakla övündüğümüz Türk milleti kıvancımız, gücümüz ve güvencemizdir.
91 yıllık Cumhuriyet tecrübesinde hiç kimse yabancı görülmemiş, hiç kimse ötekileştirilmemiş, hiç kimse dışlanmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin taptaze körpe dalı 624 yıllık cihan imparatorluğunun ana gövdesinde filizlenip derinlere tutunduysa, bunda en önemli pay milli birlik ve beraberlik şuuru olmuştur.
Türk milleti asırlar içinde kaynaşarak, tarih ve kültür havzasında yoğrularak, anı ve acıda kucaklaşarak kimliğini bulmuş, şahsiyet ve varlığını temellendirmiştir.
Cumhuriyetin ilanı hiç de kolay olmadı, bugünler bize altın tepside sunulmadı. Bu ülkenin her yapı harcında ecdadımızın kanı var, cephede ölümüne kazanılan savaşların derin izleri var. Mermiden değil; ayak bastığı, suyunu içtiği, ekmeğini yediği, özgürce nefes aldığı vatanını kaybetmekten korkan, kahramanlıkları ile adeta dünyayı titreten ecdadımızın torunları olarak Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatmak bizlerin en büyük sorumluluğudur.
Üzülerek şahit oluyoruz ki, ülkemiz çok sıkıntılı günlerden geçmektedir. Sözde çözüm süreciyle birlikte, devletimizin belli bölgelerde acziyet içerisine düşürüldüğü görülmektedir. PKK terör örgütü adeta jandarmalığa soyunmuş, yol keserek kimlik kontrolü yapmaktadır. Eğitim yuvalarımız yakılıp yakılmakta, öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz korkutulmaya, sindirilmeye çalışılmakta, eğitim-öğretim sekteye uğratılmaktadır. Kutsalımız, namusumuz, kıymetlimiz olan bayrağımız direklerden indirilmektedir. Atatürk büstlerine saldırılar yapılmakta, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün nezdinde Cumhuriyetimizin bütün değerlerine, aziz hatırasına zarar verilmektedir. Son olarak Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde üç askerimiz, üç fidanımız PKK tarafından insanları göz önünde arkalarından vurularak kalleşçe şehit edilmiş, yine ocaklar yangın yerine dönmüştür. Bitlis`te korucu olarak görev yapan bir korucumuz önce kaçırılarak bir direğe bağlanarak şerefsizce şehit edilmesi yine bir ayrı yara açmış, yüreklerimizi dağlamıştır. İhanet sürecini çözüm süreci diye milletimize yutturmaya çalışanların, çözüm sürecine canını ortaya koyduğunu söyleyenlerin, teröristlerle kapalı devre pazarlık yapanların hiç mi yüreklerinde sızı yoktur?
Türkiye Cumhuriyeti, tarihte kurulan Türk devletlerinin bir devamı olarak Allah’ın izniyle varlığını sürdürecektir.
Bu vesileyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı en içten dileklerimizle kutluyor; bu ülkeyi bizlere vatan yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitlerimizi bir kez daha minnet ve rahmetle anıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TÜRK DİYANET VAKIF SEN GENEL NERKEZİ