DEVLET MEMURLARI İÇİN İŞ GÜVENCESİ NE ANLAMA GELİYOR

14 Kasım 2016
DEVLET MEMURLARI İÇİN İŞ GÜVENCESİ NE ANLAMA GELİYOR

 

 

Devlet vatandaşlarına kamu hizmeti sunar. Sunulan bu hizmet ‘’Kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.’’  (Anayasa Md.128)

 

Kamu hizmetleri sunan görevlilere Devlet Memuru denilir. Kamu hizmetleri;  insanca yaşayabileceği ücret alan,  tayin, atama, terfi gibi özlük hakları bulunan, sosyal hakları günün koşullarına uygun hale getirilmiş memurlar eliyle gördürülmek zorundadır.

 

Devlet memurlarının ödev ve sorumlulukları  657 SDMK nda :

  • Madde 6-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatle bağlı kalmak ve milletin hizmetinde, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatle uygulamak zorundadırlar.

Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. 

 

  • Madde 7- Tarafsızlık ve Devlete bağlılıkla yürütür. Kamu hizmeti çalışanlarca;  hiçbir endişe taşınmadan, kimseden etkilenmeden, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunmadan adaletli verilmelidir. Kamu çalışanları görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar.

 

  • Madde 8-Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.

 

  • Madde 11 – (Değişik: 12/5/1982 - 2670/4 md.) Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

 

Kamu hizmeti sunan memurlar yasalarla belirlenen görevlerini kamu yararı ve huzurlu bir şekilde yapabilmesi için mutlaka bir iş güvencesi olmalıdır. Kamu çalışanlarının iş güvencesi kamu hizmeti açısından vazgeçilemeyecek önem arz etmektedir.  Zira kamunun yararı iş güvencesi olan adaletli ve sadakatli çalışanlarla gerçekleştirilir.

Kamu hizmeti yapan memur, devlet otoritesini temsil etmekte ve bu otoriteyi kullanmaktadır. Memur, çalışması ile kamu hizmeti ürettiği için ve bu hizmeti üretirken devleti temsil ettiği ve devlet otoritesini kullandığı için özel kesim işçilerinin içinde bulunduğu çalışma ilişkilerine tabi olamaz. Bu yaklaşımla, memurların çalışma ilişkilerinde tabi oldukları kurallar tek yanlı üretilen, çeşitli güvenceler içeren bir statü rejimine bağlanmıştır. 

Hükümet, Devleti İdare Eden Mekanizmanın Adıdır; Memur İse Devleti Temsil Eder; Hükümetler Geçici, Devletler Kalıcıdır.

Taciz ve ayrımcı tavırlarla baskı altında olan tayin, terfi, dinlenme ve izin hakları ile ilgili sorunlar yaşayan, her gün işini kaybetme korkusu altındaki iş güvencesi olmayan kamu çalışanının adaletli ve tarafsız ve başarılı bir hizmet verme şansı bulunmamaktadır. Günümüzde kamu çalışanlarının en büyük teminatı iş güvencesi siyasetin kibrine ve üç günlük konum kazanma uğruna kurban edilmek istenmektedir. Memuru atanmış diye küçümseyen kibirli ve tüccar anlayışındaki siyaset memurun iş güvencesinden rahatsız olmaktadır. Bugün memurun yaşadıkları ve yaşatılanlar insan hakları ihlali boyutundadır. İş güvencesi olmayan memur ve çalışanlar siyaset ve sermayece esir alınmış modern köle konumunda olacaktır.

 

Memur Devletin memuru mu olacak!  Yoksa, Siyasetin ve siyasetin uzantısı ve kontrolü altındaki kişilerin himmet ve merhametine bırakılan çalışan bir maraba mı olacak!

İş Güvencesi Kamu Yararı Gözetmenin ve Kamu Hizmetlerinin Tarafsızlığının Teminatıdır. Kamu hizmetlerinin amacı kamuya yarar sağlamaktır. Kamu hizmetleri bu genel yararların gerçekleştirilmesi için kurulmaktadır. Topluma arz edilen bir hizmetin, kamu hizmeti sayılması, o hizmetin doğrudan doğruya kamuya yarar sağlamasına bağlı bulunmaktadır.

Bir hizmetin kamu yararı taşıdığı toplum tarafından ona olan ihtiyaçla belirginleşmekte ve kanun koyucu onu kamu hizmeti haline getirmektedir. Merkezi ve yerel yönetimlerin genel idare esaslarına göre yürüttükleri görevleri mutlaka vardır. Kamu gücü ve kamu otoritesi kullanılarak yürütülen bu görevler asli ve sürekli kamu hizmetleridir. Bu hizmetlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi zorunludur. Bunun yanında toplumun ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerin, siyasi iktidarlardan bağımsız bir şekilde sunulmasının tek yolu iş güvencesine dayanan memur istihdamıdır. Aksi durumda kamu hizmetinin tarafsızlığı sekteye uğrayacak, iş güvencesi taşımayan kamu görevlisinin siyasi iktidarın vesayeti altına girme tehlikesi ortaya çıkacaktır.

Dünyanın Gelişmiş Bütün Ülkelerinde İşçilerle Memurlar Farklı Hukuki Statüye Sahiptir. Dünyanın Gelişmiş Ülkelerinde memurların iş güvenceleri bulunmaktadır. Bütün Ülkelerde Memurların İşe Alınışları Özel Sektörden Farklı Olarak Düzenlenmiştir.

Hizmet adıyla hizmetin önünde memurların iş güvencelerinin bulunmasının engel gösterilmesi ucuz ve popülist bir siyasettir. Hâlbuki Devleti yöneten siyasettir. Devletin memurunu siyasetin memuruna dönüştürmek isteyen ve görevine merkez ve yerelden müdahalede bulunan Sorumlusu da siyasettir. Siyasetin rahatsızlığı ve halka şikâyetinin sebebi, çıkar ve yolsuzluklarına karşı duruşu olan iş güvencesi olan memurdur. Bir memur kolay yetişmiyor.  Memur Liyakat ve tecrübeleri ile devlet ve Millete çok şey kazandırmaktadırlar.  Ucuz siyaset ve Tüccar kafası ile bakınca gerçekler görülemiyor.   Memuriyette ve ticarette başarının en önemli faktörü tecrübe ve birikim-liyakattir. Memura küçümseyerek bakan tüm çevreleri erdemli ve dürüst olmaya davet ediyoruz.

Devlet memuru olarak; siyasetçinin, siyasete payanda olmuş yöneticilerin, hatırlı kişilerin muhtar ve dernek başkanlarının tasallutuna boyun eğmeyeceğiz.

Kaldı ki Ülkemizde Memurların İş Güvenceleri birilerinin halkı yanıltarak algı oluşturduğu gibi, Sınırsız da değildir.

Hangi sebeplerle devlet memurunun işten çıkarılacağı 657 sayılı DMK’nın 125 inci Maddesinin E bölümünde düzenlenmiştir. Devlet Memurluğundan çıkarma esasları belirlenmiştir. Yani Ömür boyu iş güvencesi bulunmamaktadır.

İşvereni aynı, işi aynı ancak ücreti, izini, tayini, terfi ve iş güvencesi farklı olan bu karmaşık yapı ile çalışma hayatı zorlaştırılmakta ve iş güvencesi ortadan kaldırılmak istenmektedir. Kamu görevlilerinin kazanılmış hakları ve iş güvenceleri mutlak surette korunmalı, yeni düzenlemeler yeni mağduriyetler yaratmamalıdır. Bu bakımdan iş güvencesi, Türkiye Kamu-Sen’in kırmızıçizgisidir.

Çalışanların kazanılmış haklarının; özellikle bir çalışanın sahip olabileceği en büyük ve önemli kazanımı olan iş güvencesinin korunması için alabileceği en etkili tedbir, hiç şüphesiz örgütlenme ve örgütlü mücadeledir.

Siyasi İktidarın taşeronluğunu yapan, onun dümen suyunda giden, konum kazanmak uğruna kendini siyasete rehin veren, duruşunu çalışanlara göre değil politik tercihlere göre belirleyen sarı sendika mihmandarlığının kamu çalışanlarını getirdiği nokta ortadadır. Devlet Memurlarının sözde bazı tekliflerle

Devlet çalışanı durumuna dönüştürülmesi memurun iş güvencesinin kaybı ve köleliği kabul etmek olacaktır.

Kamu çalışanları kendi geleceğinin, çocuklarının geleceğinin, ülkesinin geleceğinin hayrı için gerçek sendikal mücadeleye katılarak destek vermelidir. Memur taleplerinin hayata geçirilmesi, uzun soluklu ve kararlı, gerçek bir sendikal mücadeleyi zorunlu kılmaktadır.

Sendikacılıkta gerçek dost ve gerçek adres Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet Vakıf Sen’ de buluşalım.

 

TÜRK DİYANET VAKIF-SEN

GENEL MERKEZİ

Kasım 2016

Bu haberi paylaş: