Devlet vatandaşlarına kamu hizmeti sunar. Sunulan bu hizmet ‘’Kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.’’ (Anayasa Md.128)
Kamu hizmetleri sunan
görevlilere Devlet Memuru denilir. Kamu hizmetleri; insanca yaşayabileceği ücret alan, tayin, atama, terfi gibi özlük hakları bulunan,
sosyal hakları günün koşullarına uygun hale getirilmiş memurlar eliyle
gördürülmek zorundadır.
Devlet memurlarının ödev ve sorumlulukları 657 SDMK nda :
- Madde
6-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatle bağlı kalmak ve
milletin hizmetinde, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatle uygulamak
zorundadırlar.
Devlet memurları her
durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler.
- Madde 7-
Tarafsızlık ve Devlete bağlılıkla yürütür. Kamu hizmeti çalışanlarca; hiçbir endişe taşınmadan, kimseden
etkilenmeden, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya
zararını hedef tutan bir davranışta bulunmadan adaletli verilmelidir. Kamu
çalışanları görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi
düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar.
- Madde
8-Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık
olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek
zorundadırlar.
- Madde 11 –
(Değişik: 12/5/1982 - 2670/4 md.) Devlet memurları kanun, tüzük ve
yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen
görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru
yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.
Kamu hizmeti sunan
memurlar yasalarla belirlenen görevlerini kamu yararı ve huzurlu bir şekilde
yapabilmesi için mutlaka bir iş güvencesi olmalıdır. Kamu çalışanlarının iş
güvencesi kamu hizmeti açısından vazgeçilemeyecek önem arz etmektedir. Zira kamunun yararı iş güvencesi olan
adaletli ve sadakatli çalışanlarla gerçekleştirilir.
Kamu hizmeti yapan memur,
devlet otoritesini temsil etmekte ve bu otoriteyi kullanmaktadır. Memur,
çalışması ile kamu hizmeti ürettiği için ve bu hizmeti üretirken devleti temsil
ettiği ve devlet otoritesini kullandığı için özel kesim işçilerinin içinde
bulunduğu çalışma ilişkilerine tabi olamaz. Bu yaklaşımla, memurların çalışma
ilişkilerinde tabi oldukları kurallar tek yanlı üretilen, çeşitli güvenceler
içeren bir statü rejimine bağlanmıştır.
Hükümet, Devleti İdare
Eden Mekanizmanın Adıdır; Memur İse Devleti Temsil Eder; Hükümetler Geçici,
Devletler Kalıcıdır.
Taciz ve ayrımcı
tavırlarla baskı altında olan tayin, terfi, dinlenme ve izin hakları ile ilgili
sorunlar yaşayan, her gün işini kaybetme korkusu altındaki iş güvencesi olmayan
kamu çalışanının adaletli ve tarafsız ve başarılı bir hizmet verme şansı
bulunmamaktadır. Günümüzde kamu çalışanlarının en büyük teminatı iş güvencesi
siyasetin kibrine ve üç günlük konum kazanma uğruna kurban edilmek
istenmektedir. Memuru atanmış diye küçümseyen kibirli ve tüccar anlayışındaki
siyaset memurun iş güvencesinden rahatsız olmaktadır. Bugün memurun yaşadıkları
ve yaşatılanlar insan hakları ihlali boyutundadır. İş güvencesi olmayan memur
ve çalışanlar siyaset ve sermayece esir alınmış modern köle konumunda
olacaktır.
Memur Devletin memuru mu
olacak! Yoksa, Siyasetin ve siyasetin
uzantısı ve kontrolü altındaki kişilerin himmet ve merhametine bırakılan
çalışan bir maraba mı olacak!
İş Güvencesi Kamu Yararı Gözetmenin ve Kamu
Hizmetlerinin Tarafsızlığının Teminatıdır. Kamu hizmetlerinin amacı kamuya
yarar sağlamaktır. Kamu hizmetleri bu genel yararların gerçekleştirilmesi için
kurulmaktadır. Topluma arz edilen bir hizmetin, kamu hizmeti sayılması, o
hizmetin doğrudan doğruya kamuya yarar sağlamasına bağlı bulunmaktadır.
Bir hizmetin kamu yararı
taşıdığı toplum tarafından ona olan ihtiyaçla belirginleşmekte ve kanun koyucu
onu kamu hizmeti haline getirmektedir. Merkezi ve yerel yönetimlerin genel
idare esaslarına göre yürüttükleri görevleri mutlaka vardır. Kamu gücü ve kamu
otoritesi kullanılarak yürütülen bu görevler asli ve sürekli kamu
hizmetleridir. Bu hizmetlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle
yürütülmesi zorunludur. Bunun yanında toplumun ihtiyaçlarına yönelik
hizmetlerin, siyasi iktidarlardan bağımsız bir şekilde sunulmasının tek yolu iş
güvencesine dayanan memur istihdamıdır. Aksi durumda kamu hizmetinin
tarafsızlığı sekteye uğrayacak, iş güvencesi taşımayan kamu görevlisinin siyasi
iktidarın vesayeti altına girme tehlikesi ortaya çıkacaktır.
Dünyanın Gelişmiş Bütün
Ülkelerinde İşçilerle Memurlar Farklı Hukuki Statüye Sahiptir. Dünyanın
Gelişmiş Ülkelerinde memurların iş güvenceleri bulunmaktadır. Bütün Ülkelerde
Memurların İşe Alınışları Özel Sektörden Farklı Olarak Düzenlenmiştir.
Hizmet adıyla hizmetin önünde
memurların iş güvencelerinin bulunmasının engel gösterilmesi ucuz ve popülist
bir siyasettir. Hâlbuki Devleti yöneten siyasettir. Devletin memurunu siyasetin
memuruna dönüştürmek isteyen ve görevine merkez ve yerelden müdahalede bulunan
Sorumlusu da siyasettir. Siyasetin rahatsızlığı ve halka şikâyetinin sebebi,
çıkar ve yolsuzluklarına karşı duruşu olan iş güvencesi olan memurdur. Bir
memur kolay yetişmiyor. Memur Liyakat ve
tecrübeleri ile devlet ve Millete çok şey kazandırmaktadırlar. Ucuz siyaset ve Tüccar kafası ile bakınca
gerçekler görülemiyor. Memuriyette ve
ticarette başarının en önemli faktörü tecrübe ve birikim-liyakattir. Memura
küçümseyerek bakan tüm çevreleri erdemli ve dürüst olmaya davet ediyoruz.
Devlet memuru olarak; siyasetçinin, siyasete
payanda olmuş yöneticilerin, hatırlı kişilerin muhtar ve dernek başkanlarının
tasallutuna boyun eğmeyeceğiz.
Kaldı ki Ülkemizde
Memurların İş Güvenceleri birilerinin halkı yanıltarak algı oluşturduğu gibi,
Sınırsız da değildir.
Hangi sebeplerle devlet
memurunun işten çıkarılacağı 657 sayılı DMK’nın 125 inci Maddesinin E bölümünde
düzenlenmiştir. Devlet Memurluğundan çıkarma esasları belirlenmiştir. Yani Ömür
boyu iş güvencesi bulunmamaktadır.
İşvereni aynı, işi aynı
ancak ücreti, izini, tayini, terfi ve iş güvencesi farklı olan bu karmaşık yapı
ile çalışma hayatı zorlaştırılmakta ve iş güvencesi ortadan kaldırılmak
istenmektedir. Kamu görevlilerinin kazanılmış hakları ve iş güvenceleri mutlak
surette korunmalı, yeni düzenlemeler yeni mağduriyetler yaratmamalıdır. Bu
bakımdan iş güvencesi, Türkiye Kamu-Sen’in kırmızıçizgisidir.
Çalışanların kazanılmış
haklarının; özellikle bir çalışanın sahip olabileceği en büyük ve önemli
kazanımı olan iş güvencesinin korunması için alabileceği en etkili tedbir, hiç
şüphesiz örgütlenme ve örgütlü mücadeledir.
Siyasi İktidarın
taşeronluğunu yapan, onun dümen suyunda giden, konum kazanmak uğruna kendini
siyasete rehin veren, duruşunu çalışanlara göre değil politik tercihlere göre
belirleyen sarı sendika mihmandarlığının kamu çalışanlarını getirdiği nokta
ortadadır. Devlet Memurlarının sözde bazı tekliflerle
Devlet çalışanı durumuna
dönüştürülmesi memurun iş güvencesinin kaybı ve köleliği kabul etmek olacaktır.
Kamu çalışanları kendi
geleceğinin, çocuklarının geleceğinin, ülkesinin geleceğinin hayrı için gerçek
sendikal mücadeleye katılarak destek vermelidir. Memur taleplerinin hayata geçirilmesi,
uzun soluklu ve kararlı, gerçek bir sendikal mücadeleyi zorunlu kılmaktadır.
Sendikacılıkta gerçek dost ve gerçek adres Türkiye
Kamu-Sen ve Türk Diyanet Vakıf Sen’ de buluşalım.
TÜRK DİYANET
VAKIF-SEN
GENEL
MERKEZİ
Kasım 2016