DİYANET İŞLERİ BAŞKANI SAYIN PROF.DR. MEHMET GÖRMEZ’e İLETİLEN YAŞANAN SENDİKAL SIKINTILAR
Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ’e Başkanlığımız bünyesinde çalışma hayatında yaşanan sıkıntılarla ilgili konuları iletmek ve görüş alışverişinde bulunmak üzere sendikamız yönetim kurulunca ziyarette bulunulmuştur.
Sendikamız Yönetim Kurulu 24.02.2016 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığını ziyaret edilerek Sayın Başkanımızla 1 saati aşkın görüşme yapılmıştır. Toplantıya Genel Başkanımız Hazım Zeki SERGİ, Genel Başkan Yardımcılarımız Ahmet GÜMÜŞ, Metin SALTAN, Kenan AK, Seydi SARI, Salih ÖZBAY, Hüseyin ÇIRANLIOĞLU Sendikamız Denetleme kurulu üyeleri Osman BARIŞOĞLU, Atilla AYHAN, Numan UYSAL, Halil KORKMAZ ve Mustafa ÇOBAN ve Ankara 1 Nolu şube Başkanı Orhan KARTAL katılmıştır.
Genel Başkanımızca Diyanet İşleri Başkanlığında ağır bir şekilde yaşanan sendikal faaliyetlerdeki ayrımcı ve ötekileştirici sıkıntılar ile ilgili acil tedbir alınmasına, çalışma barışı ve iç huzur bakımından ihtiyaç duyulduğu iletilerek yaşanan sıkıntılara dair 2 dosya, bilgi ve belgeler sunulmuştur.
Sendika olarak Başkanlıktan beklentimiz.
Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek (anayasa md. 136), İslam Dininin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek (633 s.k. md.1) görevi sunan ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğünü sağlamada önemli ve güzide bir kurumdur.
İslam Dininin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili toplumun aydınlatılması misyonu bulunan, Bu güne kadar sunduğu hizmetleriyle Türk milletince saygıdeğer bir konumu olan güzide Kurumumuzun, yöneticileri ve görevlileri arasında sevgi ve saygıya dayalı samimi ilişkiler bulunan, adil uygulamaları ve hukuk devleti ilkeleriyle yönetilen, ahlaki değerlerin çiğnenmediği, faaliyet ve hizmetleriyle tartışmalara sebebiyet vermeden, olumsuzlukların ve kargaşaların yaşanmadığı, Dini otorite olarak saygın bir Diyanet İşleri Başkanlığı istiyoruz.
Başkanlığımız bünyesinde idari yönetim anlayışı ve sendikal faaliyetler sebebiyle yaşanan hadiseler ve bazı uygulamalar Başkanlığımızın misyonuna ve “referans alınan saygın kurum olma” vizyonuna gölge düşürecek boyuta ulaşması bizi derinden üzmekte ve sarsmaktadır.
Yaşanan olumsuzluklar sebebiyle; Kurumumuzu tartışmaya açtıracak ve saygınlığına sıkıntı verecek olaylara sebebiyet vermemek için sorumluluğumuzun idraki ile sizlere bir kez daha acilen sesleniyoruz.!
Elbette ki hepimiz insanız, kusurlarımız ve eksiklerimizle birlikte yaşıyoruz. Ancak hedefimiz hayat boyu sürecek bir mücadele ile irademizi geliştirmek ve noksanlarımızı tamamlamak olmalıdır.
Devletimizin saygın Kurumunun yöneticileri olarak bu saygınlığın korunması için; Kurumda yaşanan itikadı sarsan ve ahlakı değerlerin pervasızca çiğnendiği, konum ve çıkar korumak şeklinde iş disiplini ve çalışma barışına bozan davranışlarla ilgili acil tedbir alınmasında büyük bir sorumluluğunuz bulunmaktadır. Özellikle siyaset tarafından şımartılmış ve himaye edilen bir sendika eliyle görevlilerin aşırı politik hale getirilmesi ve siyasetin Kuruma haddi aşan müdahaleleri çılgınlık derecesine ulaşmış bulunmaktadır. Bunlara seyirci kalmanın büyük bir vebali vardır. Bu vebal hepimizi yakar.!
Bu münasebetle her türlü mülahazalardan uzak bir anlayışla, aleyhimize oluşacak her türlü uygulamadan da çekinmeden yalnızca mensubu olmaktan gurur duyduğumuz Kurumumuzun saygınlığı için tüm samimiyetimizle yaşanan sıkıntıları sizlere aktarmayı tarihi bir görev bildik. 24.02.2016
TÜRK DİYANET VAKIF-SEN GENEL MERKEZİ
SENDİKAL FAALİYETLERDE YAŞANAN SIKINTILAR
SENDİKA YÖNETİCİSİ VE TEMSİLCİLERİNDEN KAYNAKLANAN SIKINTILAR
İnsanların hak ve hukuklarının korunup özgürlüklerinin geliştirilmesinin bir medeniyet ölçüsü alındığı günümüzde; Demokratik sosyal hukuk devleti olmanın en önemli gereklerinden biri örgütlenme özgürlüğünün sağlanmasıdır.
Bu sebeple kamu çalışanı olan Diyanet İşleri Başkanlığı personeline de 4688 sayılı kanunla sendikal faaliyette bulunma imkânı sağlanmıştır.
Ülkemizin taraf olarak kabul edip onayladığı uluslararası sözleşme ve belgeler ile (87 ve 151sayılı İLO sözleşmeleri) Anayasa (Madde 90) başta olmak üzere iç hukuk da yapılan (4688 S.Kanun ve buna dayanılarak çıkartılan yönetmelik ve genelgeler) düzenlemelerle; memurlar dâhil tüm çalışanların sendikal örgütler kurabilmeleri, kurulmuş bulunan sendikalara üye olabilmeleri, sendikalar ve üst kuruluşlarının amaçları doğrultusunda serbestçe faaliyette bulunabilmelerine imkân sağlanarak örgütlenme özgürlüğü kapsamında güvence altına alınmıştır.
SENDİKAL FAALİYETLERLE İLGİLİ MEVZUAT
C. Sendika kurma hakkı
T.C. Anayasa Madde 51. (Değişik: 03.10.2001-4709/20 md.)
Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir.
Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
D. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler
1. Genel ilkeler
T.C. Anayasa MADDE 128. Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
2. Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence
T.C. Anayasa MADDE 129. Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.
(Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.
Sendika kurma:
657 SDMK Madde 22 – (Mülga: 23/12/1972 - KHK - 2/5 md.; Yeniden düzenleme: 12/6/1997 4275/1 md.) Devlet memurları, Anayasada ve özel kanununda belirtilen hükümler uyarınca sendikalar ve üst kuruluşlar kurabilir ve bunlara üye olabilirler.
TCK Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi
TCK 118 Madde (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İLO SÖZLEŞMESİ BÖLÜM I ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ
MADDE 2- Çalışanlar ve işverenler herhangi bir ayırım yapılmaksızın önceden izin almadan istedikleri kuruluşları kurmak ve yalnız bu kuruluşların tüzüklerine uymak koşulu ile bunlara üye olmak hakkına sahiptirler.
MADDE 3- Kamu makamları bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte her türlü müdahaleden sakınmalıdırlar.
657 SDMK Madde 22- (Mülga: 23/12/1972 - KHK - 2/5 md. Yeniden düzenleme: 12/6/1997 4275/1 md.) Devlet memurları, Anayasada ve özel kanununda belirtilen hükümler uyarınca sendikalar ve üst kuruluşlar kurabilir ve bunlara üye olabilirler.
Sendika üyelerinin ve yöneticilerinin güvencesi (1)
4688 SK Madde 18- (Değişik: 24/6/2004-5198/3 md.) Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi tutulamaz ve görevlerine son verilemez.
Kamu işvereni, işyeri sendika temsilcisi, sendika işyeri temsilcisi, sendika il ve ilçe temsilcisi ile sendika ve sendika şube yöneticilerinin işyerini (…) (1) sebebini açık ve kesin şekilde belirtmedikçe değiştiremez. Kamu işvereni kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayırım yapamaz.
DİB Genelge 2007 Sendikal faaliyetlere karşı tarafsızlık
MADDE 152- (1) …Bu düzenlemeler çerçevesinde, Başkanlığımız merkez ve taşra teşkilatının her kademesinde görevli yöneticiler;
a) Belli bir sendikanın korunması anlamına gelebilecek tutum ve davranışlardan uzak kalacaklardır.
b) Tarafsız olacaklardır.
c) İlgili iş kolundaki her sendikaya eşit muamele yapacaklardır.
ç) Sendikaların tüzüklerinde yer alan faaliyetleri serbestçe yapmaları için gerekli kolaylığı gösterecekler, ancak, konusu suç sayılan tutum ve davranışlardan kaçınacaklardır.
d) Din hizmetini olumsuz yönde etkileyecek veya Diyanet İşleri Başkanlığı’nı yıpratacak faaliyetlere imkân ve fırsat vermeyeceklerdir.
Başbakanlık 2003/37 Genelge: ‘’2. 4688 sayılı Kanunun 23’üncü maddesinin son fıkrası hükmü gereğince, sendika işyeri temsilcilerine yer tahsisi ve ilan panosu temininin fiziki imkânlar çerçevesinde; kamu kurum ve kuruluşlarının toplantı veya konferans salonlarının ise uygun olması halinde işyeri sendikal faaliyetleri için sendikalara tahsisi konusunda gerekli kolaylıklar sağlanacaktır.’’
Başbakanlık 2005/14 Genelge: “Devletimizin de taraf olarak onayladığı uluslararası sözleşme ve belgeler ile Anayasa başta olmak üzere iç hukuk düzenlemelerimizde, memurlar dâhil tüm çalışanların sendikal örgütler kurabilmeleri, kurulmuş bulunan sendikalara üye olabilmeleri, sendikalar ve üst kuruluşlarının amaçları doğrultusunda serbestçe faaliyette bulunabilmeleri örgütlenme özgürlüğü kapsamında güvence altına alınmıştır.”
Hüküm ve esaslar sendikal faaliyetlerin çerçevesini ve sorumluluk ve yetki alanlarını belirlemiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığımız bünyesinde yasal hak olarak sürdürülen sendikal faaliyetler gerek sendika temsilcilerinin ve gerekse de bazı yöneticilerin olumsuz ve yasalara aykırı davranışları sebebiyle çalışma barışı ve insani ilişkiler bozulmakta ve maalesef iyi bir görüntü vermemektedir.
Yukarda ifade ettiğimizbu yasal mevzuat çiğnenerek ve bir sendikanın gayri hukuki davranışları ile ilgili sessiz ve tepkisiz kalınarak yasal görevlerde kusurlu davranılmaktadır. Buda ayrımcılığa ve Anayasa’nın 10. Maddesine aykırı davranış suçu işlenmektedir.
Konu ile ilgili sözlü ve yazılı taleplerimize rağmen bir tedbir alınmamıştır.
Şikâyetlere vesile olan davranış ve tutumlar:
1- Bazı sendikacılar Cumhurbaşkanının, Başbakanın, Hükümetin ve Diyanet İşleri Başkanımızın ve yöneticilerinin adını kullanarak “Hükümet bizdendir, Biz Ak Partiliyiz” diyerek sendikal faaliyetlerde ve konuşmalarda bulunarak baskı ile üyeleşme yapmaktadırlar.
2- Bazı sendika temsilcileri üyeleşmeyi etkilemek için “Müftüyü biz tayin ettirdik. Bizim dediğimizi yapmak zorunda” vb. gibi şeklinde konuşmalarda bulunarak müftülüğü zan altında bırakmaktadırlar.
3- Tayin ve görevlendirmelerde il ve ilçe siyasetini pervasızca devreye sokarak baskı altına aldığı gibi sendikanın ilettiği ayrımcı talepler olmayınca, yine il ve ilçe siyasetine müftüler şikâyet edilmektedir.
4- Bazı sendikacılar, Müftü beyin odasında sık sık ve uzunca oturarak Müftünün makamına gelenleri onların yanında dinlemek zorunda bırakmaktadır. Müftülere sıkıntı vermektedirler.
5- Bazı sendikacılar, görevlilere “Müftü beyle seni ziyarete geleceğiz” şeklinde görevlilere hazırlık yaptırdıkları. Daha sonra gittiklerinde Müftü Bey’in işi çıktı gelemedi, selamı var diye ifadede bulunup üye formu imzalattırdıkları bilgileri iletilmektedir.
6- Bazı sendikacılar, bazı Müftülerle denetime giderek baskıda ve üyeleşmede bulundukları bilgileri iletilmektedir.
7- Müftülüğe vekâlet eden sendika Temsilcileri vekâlet dönemini sendikal müdahale olarak kullanıyorlar.
8- Diyanet-Sen temsilcileri pervasızlıkta ölçü tanımamakta, “sizin gibi Müslümanların o sendika da ne işi var!”, “Onlar MHP’li, onlar dine Müslümanlara karşı, AKP’ye karşılar” şeklinde ahlaki olmayan, siyasi içerikli ve bir din adamına yakışmayan isnat ve ifadelerde bulunarak sendikal üyeliklerine müdahil olmaktadırlar.
9- Sendikalaşmadan dolayı ayırımcı muamele çok ileri boyutlara ulaşmıştır. Yapılan sınavlarda Dinayet-sen tarafından il ve ilçe siyasete konu iletilerek müftülük baskı altına alınarak sonuca gidilmektedir.
10- Bazı sendika temsilcisi müftülükte çalışan şef, memur ve şoför unvanlı görevliler, etik sözleşmesi ve mobbing genelgesi hükümlerine aykırı başka sendika üyesi olan görevlilere kaba ve sert davranışlarda bulunmaktadırlar. Dolayısıyla görevli taşıdığı endişe ile sendikal tercihe zorlanmaktadırlar.
11- Bazı Sendikacılar, Türk Diyanet Vakıf-Sen’e üye olanlar fişlenmekte diye baskı kurmaktadırlar.
12- Bu küstahlar bunlarla yetinmediği gibi üye çoğunluğu sağlayamadığı yerde önce Türk Diyanet Vakıf-Sen temsilcilerini isimsiz imzasız dilekçelerle ahlak dışı iftiralarla, siyaseti de kullanarak daha sonra il ve ilçe Müftülerini de bunlar MHP’li sendikaya hizmet ediyor diye şikâyet ederek soruşturma ve tahkikat açılması ile sindirmektedirler. (Diyanet Merkez, Amasya-Taşova, Kayseri, Tokat, Alanya,)
13- Bazı sendika temsilcileri, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Müftülüklerce ehliyetli ve donanımlı personelin çeşitli eğitimlerde görevlendirilmelerini sırf sendika üyesi olduklarından dolayı (öğrenciler arasında sendikalı-sendikasız ayrımı yapmayan) isimsiz ve imzasız dilekçelerle şikâyet ederek eğitimin engellenmesine sebebiyet vermektedirler. (Kastamonu)
14- Sendikal mevzuat konusunda kurum yöneticileri yeterli bilgiye sahip olmadıkları için, yasalar uyarınca faaliyetlerde ve müdahalelerde bulunulması bir çekişme gibi ve sendika temsilcileri bir sıkıntı olarak değerlendirilmektedir. Mevzuat bilinmediği için yasal olmayan eylem ve davranışlara göz yumulmaktadır. Bazı sendikacılar bundan vaziyet çıkarak gayri ahlaki ve gayri hukuku davranışları pervasızca gerçekleştirmektedirler. Bu sebeple çalışanlar arasında farklı uygulamalarda bulunulduğu, bununda sıkıntılara sebebiyet verdiği görülmektedir. 24.02.2016
TÜRK DİYANET VAKIF-SEN
GENEL MERKEZİ