DİYANET VE VAKIF ÇALIŞANLARININ SORUNLARINI MECLİSE TAŞIYORUZ.
Değerli Diyanet ve Vakıf Çalışanı
arkadaşlarımız!
4688 Sayılı Kamu Görevlileri
Sendika kanununun 19. Maddesinde:
· Kamu personelinin hak ve ödevleri, çalışma koşulları, yükümlülükleri, iş güvenlikleri konularında görüş bildirmek,
· Üyelerin ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatleri ile personel hukukunu ilgilendiren konularda ilgili kurumlara ve yetkili makamlara sunulmak üzere çalışmalar yapmak ve öneriler getirmek.
Görev ve yetkileri olarak belirlenmiştir.
Sendikamız da Diyanet ve Vakıf
çalışanlarının sorunlarını ilgililer nezdinde çözmek ve kamuoyu oluşturmak için
mücadele vermektedir.
Bu çerçevede Diyanette; Tayin ve nakil ızdırabı, sadece görevlinin
değil ailenin huzurunu bozan sosyal çevre ve emeği yok eden ROTASYON, MBSTS
eziyeti, Diploma ayırımcılığı, Görevlilerimize Dernek başkanı, muhtar ve
siyasetçilerce yapılan müdahale, sahipsizlik, Para toplama memuru yapılması, Diyanetin saygınlığına zarar verici sendikal
ayırımcılık,
Vakıflar Genel Müdürlüğünde;
Terfi imkân ve alanlarının kısıtlanması,
Müdür Yardımcısı, Şef, Vakıf memuru gibi unvanların yeniden tahsisi,
Çalışanların iş bitirmesi için zorlanması sebebiyle mevzuat eksikliğinden
kaynaklanan işlerden dolayı kurumca haklarında dava açılması, bölgelerde yemek
problemleri, Teknik kadrolarda çalışanların mali hakları, sendikal ayırımcılık,
gibi konular tedbir alınmak üzere
Kurumlara yazılı olarak rapor halinde iletilmiştir.
Sorun olarak tespit edilen
konular Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne taşınmış ve
sitemizde de haber yapılarak kamuoyuyla paylaşılmıştır. Sendikamızca yaşanan
sorunların dillendirilmesinden ne hikmetse bazı çevrelerce neden ve hangi
amaçla yapıldığı gizlenerek, kasıtlı olarak yalan haber yapılarak “hükümete ve kurumlara karşı olmakla ve
paralel ile işbirliği yapmak” şeklinde iftiraya dönüştürülmesine üzülerek
şahit olmaktayız. Kim ne yaparsa yapsın biz doğru olanı ve sizin lehinize olanı
yapmaya devam edeceğiz.
Bu rapor ve yazılarda iletilen
konularda;
Görevlilerin taleplerinde ve
insani ilişkilerde İslami ve İnsani değerler doğrultusunda, etik sözleşmesi ve
Mobbing genelgesi hükümlerine göre davranılmasını hatırlattık.
Kurum yetkililerince sorunların
çözümü için gerekli adımlar atılmadığı gibi bir olumlu veya olumsuz bir cevapta
alınamamıştır. Ayrıca sendikamız hak etmediği bir şekilde Kurumu ve çalışanları
ispiyonluyor ve şikâyet ediyor diye haksız itham ve isnatlara da maruz
kalmıştır.
Bu itibarla sendikamız yaşanan sorunların
çözümü için iktidar-muhalefet siyasi partiler nezdinde kamuoyu oluşturmaya
karar vermiştir. Bu çerçevede siyasi partilerle ilişki kurularak AKP, CHP ve
MHP Grup Başkanvekillerinden randevu talep edilmiştir.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Sendikamıza
İslami ve insani değerler çiğnenerek yalan ve iftira içerikli haberler
yapılarak saldırılmaktadır.
Memurun problemlerinin çözümü
için resmi muhatab Hükümet ve Kurum Yöneticileridir. Resmi muhataplar nezdinde
mücadele veremeyip çalışanları korkutarak baskı yapan, ilkesiz insanların
memura vereceği hiç bir şey yoktur. “Hükümet bizden, Kurum yönetimi bizden, bize üye olursanız her işinizi halledeceğiz” diye
vaatte bulunanlar önce Toplu sözleşmede Hükümet karşısında memur adına ve
lehine pazarlık yapamayarak memurun hakkını çaldırmışlar, kurumlarda da yaşanan
sıkıntıları dile getiremeyerek teslimiyetçi aciz bir sendikal anlayış sergilemişlerdir.
Sendikal mücadele; ciddiyet, fedakârlık,
emek ve emeği her zeminde savunacak yürek ve cesaret ister. Güne ve güçlüye
göre değil temsil ettiği insanlar adına tavır ister.
Türk Diyanet Vakıf-Sen kurum ve
kişilere karşı değil haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı, ayrıştırmadan, kimseden
çekinmeden emeği savunan bir anlayışla sendikal faaliyetlerde bulunmayı amaç ve
yol edinmiş omurgalı bir mücadelenin adıdır.
Değerli Diyanet ve Vakıf
çalışanları! Güçlülerin yüzüne gerçekleri söylemekten kaçınan ve zayıfların
alkışını ve sevgisini kazanmak için yalan söyleyen cesaretsiz ve korkaklarla
bir yere varamazsınız.
Türk Diyanet Vakıf-Sen: olarak
haddimizi bilip hakkımızı isteyeceğiz,
HAK ARAMA mücadelesinde yılmayacağız, yorulmayacağız, şikayet
etmeyeceğiz, başaracağız..
Gölgede duranın gölgesi olur mu !?
Kamuoyuna saygı ile
duyurulur. 21.04.2016
TÜRK DİYANET VAKIF-SEN GENEL MERKEZİ