DİYANETİN İMTİHANI

21 Eylül 2016
DİYANETİN İMTİHANI

DİYANETİN İMTİHANI

Din Hizmeti önemli ve saygın bir görevdir. Bu sebeple bu görevde bulunan yönetici ve görevliler çok dikkatli olmalıdır.  Bu görev şüphe, şaibe ve tezviratı asla kaldırmaz.  

Din Hizmeti gibi önemli bir hizmeti sunan Din görevlileri hedef kitlesi insan olan bir görev yapmakta, Belli bir mekânda günde 5 defa aynı insanlarla yüz yüze ilişkilerde bulunarak hizmet vermektedirler.  Bu hizmeti yürütenler başarılı ve etkili hizmet verebilmeleri için şahsiyetleri ile itimat ve güven oluşturmak zorundadırlar.

İtibar ve güven bir insanın hele hele Din görevlisinin ayrılmaz en önemli vasfıdır. Din görevlilerini şaibeli duruma düşüren açığa alınma işlemi ile cemaat nezdinde oluşan şüphe, Din görevlisinin saygınlığına ve hizmetine gölge düşürmüştür. Din Görevlisi itibarını ve güvenini olumsuz etkileyen bu belirsizlikten ve şaibeden acilen kurtarılmalıdır.

Her türlü terör örgütü ile bırakın beraber olmayı kâğıt üstünde bile birlikte kuşku ile anılmak vatanını ve milletini seven hiç bir insanın kaldıramayacağı kara bir leke ve büyük bir zillettir.

15 Temmuz darbesi Türk milletinin  bu güne kadar gördüğü en büyük ihanet girişimi olarak milletimizce lanetlenmiş ve kınanmıştır. Bu ihanet girişimi ile 3 meslek Askerlik, Hakimlik ve Din adamlığı derin yara almış, bu olaydan dolayı Devletimiz tedbir almak zorunda kalmıştır. Ancak Devletimizin aldığı tedbirleri uygulayan bazı bürokrat ve yöneticiler kantarın topuzunu kaçırarak mazlum ve mağdur oluşturmuştur.  

Diyanet Çalışanları da bundan nasibini almıştır. Başkanlık personelinden FETÖ/PDY ile iltisaklı oldukları bu yapıya destek verdikleri yönünde Başkanlığa ihbarda bulunulan kişilerden gerçek suçluların dışında FETÖ/PDY yapılanması ile hiçbir bağı olmayanlar olduğu gibi, Rutin bankacılık işlemlerinden ve çocuğunu okula göndermesinden dolayı 657 SDMK 137 ve 138 maddeleri gereğince görevlerinden uzaklaştırılmışlar, bir kısmı da 672 sayılı KHK ile görevlerinden ihraç edilmişlerdir.

Art niyetli bazı İnsanların bu olumsuz durumu fırsat bilerek idareciye veya siyasete yaranmak veya kendisini kurtarmak saikiyle suçsuz insanlara yaptığı asılsız ihbarlarla Din görevlisinin açığa alınmasına sebebiyet verilerek,  Diyanetin ve Din adamlığının itibarının zedelenmesine itibar ve güven kaybı yaşatılmasına sebep olunmuştur.   

Hakkın ve adaletin bir an önce yerini bulması suçsuz insanların görevine döndürülmesi beklenirken, Hain Darbe girişimi ve açığa alma işlemlerinin üzerinden 2 ay dan fazla bir zaman geçmesine rağmen  henüz ifadeleri dahi alınmamıştır.

İfadeleri alınmayan 5 bini aşkın Din hizmeti sunan insanların düştükleri bu kuşkulu ve şaibeli durumlar sebebiyle Din görevlilerinin yaşadığı sıkıntılar yürek ve vicdanları sızlatmaktadır. Bu itibarla suçsuz olarak açığa alma işleminin uzun sürmesi Din görevlisinin itibarsızlaştırmaktadır ki bu da Gayretullahı incitir.

Diyanet İşleri Başkanlığı yöneticileri çok hassas ve temkinli olmalıdır. kimseden etkilenmeden, birilerine şirin görünmek ve yaranmak durumundan uzak durarak vicdanları kanatmayacak şekilde Adaletle karar vermelidir. Olup bitenlerden dolayı, hizmet ile ilgili oluşan olumsuzluklarla ilgili burunlar koku almalı ve kulaklar da söylenilenleri duymalıdır. Din Hizmeti sunan saygın kurum Diyanet İşleri Başkanlığının itibarını yıpratmaya kimsenin hakkı yoktur.

Açığa alınan görevliler aileleri ile birlikte büyük sıkıntılar yaşamaktadırlar. Hem Aileleri hem çocukları nezdinde hem de cemaatleri nezdinde yaşadıkları azap verici belirsizlik yürekleri sızlatmaktadır.

Bu açığa almalar sebebiyle; insanların görevlilere karşı   vebalı insandan kaçar gibi takındıkları tavırlar büyük bir işkenceye dönüşmüştür. insanlar, idareciler, arkadaşlar ve cemaat hal hatır sormaktan bile kaçınır olmuşlardır.

Cami avlusundaki lojmanda oturan görevlilerin lojmanlara  girip çıkarken yaşadıkları eziklikler yürek burkmaktadır. Yaşanan bu travmalar nasıl tamir edilebilir bu hali yaşayanlara sormak lazım.

Bu görevliler Kurban Bayramını boyunları bükük, ezik mahrum ve mağdur olarak insanlardan kaçarak ve gizlenerek geçirdiler Akıl ve vicdan sahibi herkes olanlara empati ile yaklaşmalı ve olayları ibretle değerlendirmelidir.

Beklentimiz odur ki Bir an önce Açığa alınma işlemlerinden dolayı yaşanan kuşku ve şaibeler acilen giderilmeli soruşturmalar tamamlanarak görevliler bir an önce görevlerine iade edilmelidirler

Diyanet Camiası 15 Temmuz itibariyle iyi bir imtihan verememiştir. Kutlu doğum haftalarında kutlama teması olarak ilan edilen “merhamet, paylaşım, insanlık onuru, kardeşlik ve samimiyet” duygularının yanından bile geçilmemiştir. Başta bazı Yöneticiler olmak üzere bazı kendini bilmez sözde görevliler hain ve cadı avına çıkmışlar, kraldan çok kralcı pozisyonuna bürünerek ihbar ve hakaretlerde bulunmayı dini bir görev zannetmişlerdir. Dün saygı hürmet yarışına girdiği insanlara bugün küfür yarışına girmeleri tam bir ibretlik hadisedir. Mangalda kül bırakmayan bu insanlara Sevgili Peygamberimizin şu hadisini israrla hatırlatırım. "Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu zalime teslim etmez. Kim kardeşinin yardımında bulunursa Allah da (c.c) ona yardım eder. Kim bir müslümanın sıkıntısını giderirse Allah da [c.c] onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir müslümanın ayıbını örterse Allah da [c.c] kıyamet gününde onun ayıplarını örter." (Buhârî, Müslim) Başına sıkıntı gelen görevlisine, arkadaşına “geçmiş olsun bile diyemeyen, Bayramda bırakın ziyareti telefon bile edemeyen yaralı gönüllere selamı esirgeyen bir camia din hizmeti vereceğim diye boş yere kimseyi kandırmamalıdır. 

Sorgulamayı bilmeyen, öğrenemeyen, ve sorgulattırmayı günah ve ihanet olarak gören, öğretmen, hoca, siyasetçi, gazeteci kimliğinde abartılan, masumiyet ve kutsallık atfedilen ilmi, irfanı, hikmeti, empati ve hoşgörüyü unutan insanların Hz. Peygamber yerine rehber edinildiği toplumda 15 Temmuz hadiseleri kaçınılmazdır.  

İnsanlar hata yapabilir, yanılabilir, akıllı insan kendisini sorgulayarak yanlıştan ve ihanetten kaçınmalıdır.

Açığa alınan görevlilerimize baktığımızda büyük çoğunluğunun Müftülüklerin aylık toplantılarına davet edilen Bank-Asya ismindeki bankaya,  Müftülüklerce  özendirilerek ve teşvik edilerek Bank–Asya kredi kartı sahibi olmaları, bu bankadan para transferi yapmaları, çocuklarına bu bankadan eğitim parası göndermelerinden dolayı suçlu bulunurken  !

Bu bankada açtırılan  hesaba Hacılara hac  parasını yatırtan idare masum !

Kendi çocukları cemaatin okulunda okurken bir şey yok!

Gariban insanlar okutunca   suçlu !

Bunlara siyasi destek veren belediyeler siyasetçiler masum !

Böyle bir şey olabilir mi? Bu Allah’tan revamı!

Açığa alınarak şaibeli pozisyonuna düşürülen Din görevlilerinin yaşadıkları eziyetler  Din Hizmeti açısından önemli bir handikaptır. Yıllarca beraber namaz kıldığı insanların manalı bakışları insanın canını yakıyor. hele bazı kendini kaybetmiş kişilerin   “terörist “ olarak değerlendirmesi nasıl bir eziyettir nasıl bir zulümdür yaşayanlara sormak lazım.  Açığa alınan görevliler hakkında soruşturma ve incelemeler acilen bitirilerek görevlerine döndürülmelidir.

Din Görevlisi şaibeden kurtarılmalıdır.

 Ayarını bozduğun kantar gün gelir seni tartar !! 21.09.2016

                                                                      

Hazım Zeki SERGİ

                                                                                    Genel Başkan

 

 

 

 

 

Bu haberi paylaş: