DİYANETİN
İMTİHANI
Din Hizmeti önemli ve saygın
bir görevdir. Bu sebeple bu görevde bulunan yönetici ve görevliler çok dikkatli
olmalıdır. Bu görev şüphe, şaibe ve
tezviratı asla kaldırmaz.
Din Hizmeti gibi önemli bir hizmeti
sunan Din görevlileri hedef kitlesi insan olan bir görev yapmakta, Belli bir
mekânda günde 5 defa aynı insanlarla yüz yüze ilişkilerde bulunarak hizmet
vermektedirler. Bu hizmeti yürütenler başarılı
ve etkili hizmet verebilmeleri için şahsiyetleri ile itimat ve güven oluşturmak
zorundadırlar.
İtibar ve güven bir insanın
hele hele Din görevlisinin ayrılmaz en önemli vasfıdır. Din görevlilerini
şaibeli duruma düşüren açığa alınma işlemi ile cemaat nezdinde oluşan şüphe, Din
görevlisinin saygınlığına ve hizmetine gölge düşürmüştür. Din Görevlisi
itibarını ve güvenini olumsuz etkileyen bu belirsizlikten ve şaibeden acilen kurtarılmalıdır.
Her türlü terör örgütü ile
bırakın beraber olmayı kâğıt üstünde bile birlikte kuşku ile anılmak vatanını ve
milletini seven hiç bir insanın kaldıramayacağı kara bir leke ve büyük bir
zillettir.
15 Temmuz darbesi Türk
milletinin bu güne kadar gördüğü en
büyük ihanet girişimi olarak milletimizce lanetlenmiş ve kınanmıştır. Bu ihanet
girişimi ile 3 meslek Askerlik, Hakimlik ve Din adamlığı derin yara almış, bu
olaydan dolayı Devletimiz tedbir almak zorunda kalmıştır. Ancak Devletimizin aldığı
tedbirleri uygulayan bazı bürokrat ve yöneticiler kantarın topuzunu kaçırarak
mazlum ve mağdur oluşturmuştur.
Diyanet Çalışanları da bundan
nasibini almıştır. Başkanlık personelinden FETÖ/PDY ile iltisaklı oldukları bu
yapıya destek verdikleri yönünde Başkanlığa ihbarda bulunulan kişilerden gerçek
suçluların dışında FETÖ/PDY yapılanması ile hiçbir bağı olmayanlar olduğu gibi,
Rutin bankacılık işlemlerinden ve çocuğunu okula göndermesinden dolayı 657 SDMK
137 ve 138 maddeleri gereğince görevlerinden uzaklaştırılmışlar, bir kısmı da
672 sayılı KHK ile görevlerinden ihraç edilmişlerdir.
Art niyetli bazı İnsanların bu
olumsuz durumu fırsat bilerek idareciye veya siyasete yaranmak veya kendisini
kurtarmak saikiyle suçsuz insanlara yaptığı asılsız ihbarlarla Din görevlisinin
açığa alınmasına sebebiyet verilerek, Diyanetin ve Din adamlığının itibarının
zedelenmesine itibar ve güven kaybı yaşatılmasına sebep olunmuştur.
Hakkın ve adaletin bir an önce
yerini bulması suçsuz insanların görevine döndürülmesi beklenirken, Hain Darbe
girişimi ve açığa alma işlemlerinin üzerinden 2 ay dan fazla bir zaman
geçmesine rağmen henüz ifadeleri dahi
alınmamıştır.
İfadeleri alınmayan 5 bini
aşkın Din hizmeti sunan insanların düştükleri bu kuşkulu ve şaibeli durumlar
sebebiyle Din görevlilerinin yaşadığı sıkıntılar yürek ve vicdanları
sızlatmaktadır. Bu itibarla suçsuz olarak açığa alma işleminin uzun sürmesi Din
görevlisinin itibarsızlaştırmaktadır ki bu da Gayretullahı incitir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
yöneticileri çok hassas ve temkinli olmalıdır. kimseden etkilenmeden,
birilerine şirin görünmek ve yaranmak durumundan uzak durarak vicdanları
kanatmayacak şekilde Adaletle karar vermelidir. Olup bitenlerden dolayı, hizmet
ile ilgili oluşan olumsuzluklarla ilgili burunlar koku almalı ve kulaklar da
söylenilenleri duymalıdır. Din Hizmeti sunan saygın kurum Diyanet İşleri
Başkanlığının itibarını yıpratmaya kimsenin hakkı yoktur.
Açığa alınan görevliler
aileleri ile birlikte büyük sıkıntılar yaşamaktadırlar. Hem Aileleri hem
çocukları nezdinde hem de cemaatleri nezdinde yaşadıkları azap verici
belirsizlik yürekleri sızlatmaktadır.
Bu açığa almalar sebebiyle; insanların
görevlilere karşı vebalı insandan kaçar
gibi takındıkları tavırlar büyük bir işkenceye dönüşmüştür. insanlar,
idareciler, arkadaşlar ve cemaat hal hatır sormaktan bile kaçınır olmuşlardır.
Cami avlusundaki lojmanda
oturan görevlilerin lojmanlara girip
çıkarken yaşadıkları eziklikler yürek burkmaktadır. Yaşanan bu travmalar nasıl
tamir edilebilir bu hali yaşayanlara sormak lazım.
Bu görevliler Kurban Bayramını
boyunları bükük, ezik mahrum ve mağdur olarak insanlardan kaçarak ve gizlenerek
geçirdiler Akıl ve vicdan sahibi herkes olanlara empati ile yaklaşmalı ve
olayları ibretle değerlendirmelidir.
Beklentimiz odur ki Bir an
önce Açığa alınma işlemlerinden dolayı yaşanan kuşku ve şaibeler acilen giderilmeli
soruşturmalar tamamlanarak görevliler bir an önce görevlerine iade
edilmelidirler
Diyanet Camiası 15 Temmuz itibariyle
iyi bir imtihan verememiştir. Kutlu doğum haftalarında kutlama teması olarak
ilan edilen “merhamet, paylaşım, insanlık onuru, kardeşlik ve samimiyet”
duygularının yanından bile geçilmemiştir. Başta bazı Yöneticiler olmak üzere
bazı kendini bilmez sözde görevliler hain ve cadı avına çıkmışlar, kraldan çok
kralcı pozisyonuna bürünerek ihbar ve hakaretlerde bulunmayı dini bir görev
zannetmişlerdir. Dün saygı hürmet yarışına girdiği insanlara bugün küfür
yarışına girmeleri tam bir ibretlik hadisedir. Mangalda kül bırakmayan bu
insanlara Sevgili Peygamberimizin şu
hadisini israrla hatırlatırım. "Müslüman
müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu zalime teslim etmez. Kim kardeşinin
yardımında bulunursa Allah da (c.c) ona yardım eder. Kim bir müslümanın
sıkıntısını giderirse Allah da [c.c] onun kıyamet günündeki sıkıntılarından
birini giderir. Kim bir müslümanın ayıbını örterse Allah da [c.c] kıyamet
gününde onun ayıplarını örter." (Buhârî, Müslim) Başına sıkıntı gelen
görevlisine, arkadaşına “geçmiş olsun bile diyemeyen, Bayramda bırakın ziyareti
telefon bile edemeyen yaralı gönüllere selamı esirgeyen bir camia din hizmeti
vereceğim diye boş yere kimseyi kandırmamalıdır.
Sorgulamayı bilmeyen,
öğrenemeyen, ve sorgulattırmayı günah ve ihanet olarak gören, öğretmen, hoca,
siyasetçi, gazeteci kimliğinde abartılan, masumiyet ve kutsallık atfedilen
ilmi, irfanı, hikmeti, empati ve hoşgörüyü unutan insanların Hz. Peygamber
yerine rehber edinildiği toplumda 15 Temmuz hadiseleri kaçınılmazdır.
İnsanlar hata yapabilir,
yanılabilir, akıllı insan kendisini sorgulayarak yanlıştan ve ihanetten
kaçınmalıdır.
Açığa alınan görevlilerimize
baktığımızda büyük çoğunluğunun Müftülüklerin aylık toplantılarına davet edilen
Bank-Asya ismindeki bankaya,
Müftülüklerce özendirilerek ve
teşvik edilerek Bank–Asya kredi kartı sahibi olmaları, bu bankadan para
transferi yapmaları, çocuklarına bu bankadan eğitim parası göndermelerinden
dolayı suçlu bulunurken !
Bu bankada açtırılan hesaba Hacılara hac parasını yatırtan idare masum !
Kendi çocukları cemaatin
okulunda okurken bir şey yok!
Gariban insanlar okutunca suçlu !
Bunlara siyasi destek veren
belediyeler siyasetçiler masum !
Böyle bir şey olabilir mi? Bu
Allah’tan revamı!
Açığa alınarak şaibeli
pozisyonuna düşürülen Din görevlilerinin yaşadıkları eziyetler Din Hizmeti açısından önemli bir handikaptır.
Yıllarca beraber namaz kıldığı insanların manalı bakışları insanın canını
yakıyor. hele bazı kendini kaybetmiş kişilerin
“terörist “ olarak değerlendirmesi nasıl bir eziyettir nasıl bir
zulümdür yaşayanlara sormak lazım. Açığa
alınan görevliler hakkında soruşturma ve incelemeler acilen bitirilerek
görevlerine döndürülmelidir.
Din Görevlisi şaibeden
kurtarılmalıdır.
Ayarını bozduğun kantar gün gelir seni tartar
!! 21.09.2016
Hazım
Zeki SERGİ
Genel Başkan