DOĞRUDAN DOĞRUYA KUR`AN`DAN ALIP İLHÂMI, ASRIN İDRÂKİNE SÖYLETMELİYİZ İSLÂM`I.

10 Mart 2018
DOĞRUDAN DOĞRUYA KUR`AN`DAN ALIP İLHÂMI, ASRIN İDRÂKİNE SÖYLETMELİYİZ İSLÂM`I.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 3 Mart 1924 tarihinde ülkemizin en zor şartlarında kurulan, önemli görevler üstlenen ülkemizin ve milletimizin birliği, dirliği, bütünlüğü ve bekası açısından vaz geçilmez bir kurumdur.

94 yıllık geçmişi bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı bazı çevrelerce her dönem tartışılagelmiştir. Bu tartışmaların içeriğine bakıldığında çoğunluğunun art niyetli anlayışlar olduğu görülmektedir.

Anayasamızın 136.maddesi ile “Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı’na, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edineceği” bildirilmiştir.

Kuruluş Kanununda da İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek” görevi verilmiştir.

Bunların ışığında; Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ne kadar önemli ve özellikli bir kurum olduğu geçtiğimiz iki yıllık süreçte bir kez daha gözler önüne serilmiştir.

15 Temmuz 2016’da yaşadığımız, ülkemizi büyük bir felaketin eşiğine getiren hain darbe girişimi kalkışmasının uygulayıcılarının (FETÖ Terör Örgütü) milletimizin samimi din duygularını nasıl ve ne şekilde istismar ettiklerinin acı bir göstergesi olmuştur.

Bu hain girişimden sonra gözler yine Diyanet’e çevrilmiş ve Diyanet’in toplumda etkinliğinin daha fazla olması gerektiği, bu tür olumsuzluklar olmadan teşhis ve tedavi yöntemlerinin belirlenmesinin zarureti ortaya konulmuştur.

Günümüzde yazılı, görsel ve sosyal medya kanalıyla, çeşitli sözde sivil toplum kuruluşları adıyla, kendilerine hoca, din adamı dedirterek ve o kisveyle dün olduğu gibi bugün de bir sürü şarlatan türemiştir.

Nereden ve kimlerden beslendikleri belli olmayan bu tipler, yine milletimizin asırlardır oluşmuş safiyane din duygularını kullanmaya ve kendi sapkın görüşlerini hâkim kılmaya çalışmaktadırlar. Böylelikle toplumda hem yüce dinimiz İslam adına bilgi kirliliği, hem de kin ve nefret duygularıyla vatandaşlarımızın ayrışmasına sebep olmaktadırlar. 

Bunları ibretle ve esefle takip ediyoruz. Şu unutulmamalıdır ki bu tiplemeler dün olduğu gibi bugün de Yüce Dinimiz İslam’la şereflenen büyük Türk Milletimizi kendi sapkın görüşlerinin peşine götüremeyeceklerdir. Buna asla ve asla izin vermeyeceğiz.

Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak, son din İslam’ın doğru, anlaşılır ve samimi bir şekilde bütün açıklığıyla Sevgili Peygamberimiz’in uyguladığı şekilde toplumun aydınlatılmasında Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın daha etkin olması yönünde katkılarımızı sunacağımızı bir kez daha beyan ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın konu ile ilgili hassasiyetlerini önemsiyoruz.

Doğru din anlayışının insanımıza anlatılması için; Diyanet İşleri Başkanlığımızın yetkililerini, yetişmiş kadrolarını, çalışanları arasında farklı algılamalara sebep olmadan, ötekileştirmeden, dışlamadan, yok saymadan her ortamda aktif olmaları yönünde istifade etmeye davet ediyoruz.

Özellikle de basın yayın organları yetkililerinin, yapılan dini programlarda Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatı ile ortak programlar yapmaları ve Diyanet personelinden faydalanmaları hususunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. 10.03.2018
Bu haberi paylaş: