TÜRK DİYANET VAKIF-SEN Elâzığ Şubesi 1. Olağan Genel Kurul toplantısını 23.11 2013 tarihinde Müftülük Sitesi Edibe Can Konferans Salonunda yapıldı. Genel Kurula delegeler ile Elazığ`daki üyelerin tamamına yakını katıldı. Kamu-Sen İl Başkanımız ve Kamu-Sen`e bağlı sendikaların Şube Başkanları, Bitlis İl Başkanı katılarak birer selamlama konuşması yaptılar. Toplantıdan sonra tüm katılımcılara öğlen yemeği verildi. Genel kurula tek listeyle gidilerek, Başkan Bilal DAL güven tazeledi.
Türk Diyanet Vakıf–Sen Elazığ Şubesinin Yönetim Kurulu
|
YÖNETİM KURULU |
|||
|
ASİL ÜYELER |
YEDEK ÜYELER |
||
|
S.NO |
ADI SOYADI |
S.NO |
ADI SOYADI |
|
1 |
Bilal DAL |
1 |
Naim DOĞAN |
|
2 |
Ahmet ÖKSÜZTEPE |
2 |
Hüseyin DOĞAN |
|
3 |
Recep ÖZBEY |
3 |
Muhammed BARIŞ |
|
4 |
Nusret BAYAR |
4 |
Melahat ÖZKAL |
|
5 |
İbrahim Halil KILIÇ |
5 |
Yusuf ÖZTÜRK |
|
6 |
İlhami ÇAĞLAYAN |
6 |
Ali ŞAHİN |
|
7 |
Atakan YILMAZ |
7 |
Mustafa Yaşar ERGEN |
Oluşmaktadır.
Açılış konuşmasında Başkan Bilal DAL şunları söyledi:
Diyarbakır’dan, Bingöl’den, Pertek’ den Arıcak’tan, Alacakaya’dan, Palu’dan, Kovancılar’ dan, Karakoçan’dan Maden’den, Sivrice’den, Baskil’den, Keban’dan Ağın’a kadar varlıklarıyla, üyelikleriyle ve mücadeleleriyle TÜRK DİYANET VAKIF-SEN’ e hayat veren kıymetli arkadaşlarım. Değerli dostlarım.
Birinci olağan genel kurulumuza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz, şerefler verdiniz.
Genel kurulumuzun Diyanet çalışanlarının ümidi olan sendikamıza, sendikal harekete, ilimize ve ülkemize hayırlar getirmesini bizleri yaratan ve yaşatan Cenab-ı Allah’tan (c.c.) niyaz ediyor, kıymetli heyetinizi şahsım ve yönetim kurulum adına saygı, sevgi ve muhabbetlerimle selamlıyorum.
Değerli Hazirun,
Diyanet çalışanlarına bir sığınma limanı olan Sendikamız Türk Diyanet Vakıf-Sen’in kurulmasını sağlayarak bizlere emanet eden, Kurucu Genel Başkanımız merhum Tevfik Yüksel Beyin şahsında vefat eden bütün temsilci ve üyelerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum. Yüce Allah (c.c.) cümlesine rahmetiyle muamele eylesin.
Kendi geleceğini düşünmeden, bir kardeşinin bir meslektaşının sıkıntısını gidermek için hak arama mücadelesine güç katan siz cefakâr ilçe başkanlarıma, ilçe yönetimlerime ve tüm üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum.
Ülkemize ilkeli ve sorumlu bir sendikal hareketi gösterdiğiniz için, bu güzel birlikteliği oluşturduğunuz için, hakkın aranması ve hakkın korunması adına oluşturduğumuz sendikal birlikteliğe üye olarak verdiğiniz değerli katkı için sizleri tekrar tebrik ediyorum. Allah (cc) hepinizden razı olsun.
Türk Diyanet Vakıf-Sen, ilkeli, demokratik ve çağdaş bir sivil toplum kuruluşudur. Söylem ve eylemleri ile Diyanet çalışanlarının gerçek temsilcisidir.
Tük Diyanet Vakıf-Sen, “Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir” düsturu ile üyesine ve çalışanlara sahip çıkan, yol gösteren ve hak ettiğini alan sorumlu bir sendikal mücadeledir. Önceliğimiz; üyelerimizin ve ülkemizin huzur ve mutluluğudur. Sendikayı ve sendikal hareketi, iyiye, güzele, doğruya, adaletli paylaşmaya, sevgide birleşmeye, gönülleri bütünleştirmeye götüren bir araç olarak görüyoruz.
Tük Diyanet Vakıf-Sen, kendi zararına da olsa asla doğrudan ayrılmamış ve ayrılmayacaktır. Sendikaların asli unsurları üyeleridir ve güçlerini üyelerinden alırlar. Üyelik bilinci ne kadar gelişirse hakkın korunması ve alınması o derece kolaylaşır. Diyanet çalışanları kendi meselesine ne kadar çok sahip çıkarsa başarıda o kadar çabuk gelecektir.
Gücünü üyesinden alarak, duyarlı ve etkili hak mücadelesi veren, sessiz çoğunluğun yegane sesidir,
81 ilde teşkilatlanan Türk Diyanet Vakıf-Sen, Diyanet ve Vakıf çalışanlarının en büyük, en güçlü ve en diri temsilcisidir.
Uzlaşmacı, yapıcı, diyalogdan yana; aynı zamanda hak aramada mücadeleci ve kararlı kitle sendikasıdır. İlkeli, ölçülü, yalana ve harama uzanmadan mücadele veren bir sendikayız.
Parçası olduğu toplumun değerlerine sahip, toplumu sınıflara ayırmayan, bölücü, yıkıcı ve ayrıştırıcı anlayışlara taviz vermeyen, gelişmeye açık kamu çalışanlarının kuruluşudur.
Her durumda iyiyi, doğruyu, yardımlaşmayı ve dayanışmayı öngören; yüreğinden hoşgörüyü eksik etmeyen Diyanet Çalışanlarının birlikteliğidir.
“Benim ilkem, önce ülkem” diyerek, erdemli bir sendikal inşa için yola çıkılan 12 senelik büyük yürüyüşün tarihî bir anına daha şahitlik ediyoruz. Elazığ’da sendikal hareketin yol haritasında önemli kavşak noktalarının oluşturulacağı anlamlı bir gündeyiz.
“Sendikalar ve sendikacılık; bütünüyle kurumsal bir yenilenmeye kilitlenip, iç dinamikleriyle bugünün ve yarının değişen, gelişen, büyüyen, ilerleyen sendikacılığına yani bilgi, emek, üretim ve sosyal sorumlulukların öne çıktığı misyon sendikacılığına dönüşmek zorundadır. Bizim mücadelemiz; halâ soğuk savaş döneminin kavram, yöntem ve araçlarına bağımlı, ne olursa olsun çatışma hedefine kilitlenmiş sendikal anlayışlardan ayrılmış ve ayrışmış bir mücadeledir.
“Referanslarını kendi dinamiklerinden ve yerli değerlerinden alan, tarihsel birikim ve tecrübesini sendikal mücadeleye taşıyabilecek kadroların eseri olan “TÜRK DİYANET VAKIF-SEN Ailesi” doğru insanlarla, doğru zamanda, doğru yerde, doğru hedefe kilitlenerek bugünlere gelmiştir.
Biz, sendikal tarih algımızı, temellerimizi, köklerimizi bu topraklarda gören, bulan ve yeniden ihya etmeye çalışan bir sendikal anlayışın sahibiyiz. Mütemadiyen Millilikten ve Yerlilikten bahsetmemizin sebebi budur. Ahi Evran “Hak ile Sabır dileyip bize gelen bizdendir, Akıl ve Ahlâk ile çalışıp bizi geçen bizdendir.” Bizim temel referansımızdır. Hacı Bayram Velî’de bulunan muhtevanın bizim sendikal mücadelemizi beslediğini düşünüyoruz. Büyük tarihçi Prof. Halil İNALCIK’ın ifadesiyle; “Hacı Bayram Veli, emek sahiplerinin ilk velisidir. Emeği ile çalışmayanı gönüldaşları arasına almazdı.”
Biz inanıyoruz ki; insanlar gibi sendikalar da “geçmişten konuştuğu kadar yaşlı, gelecekten konuştuğu kadar genç”tir. Onun için büyük hedeflere büyük hayallerle gidileceğini biliyor, “Geleceğimiz hayallerimiz kadardır!” diyerek önümüze bakıyor, bugünden başlayarak geleceğin erdemli sendikal inşası için çaba gösteriyoruz.
“Emek mücadelemizi Hz. Mevlâna’nın “Biz bir pergel gibiyiz, bir ayağımız değerlerimizde sabit durur, diğer ayağımızla bütün dünyayı dolaşırız!” sözüne uygun, “insan ve emek mücadelesi” ni kayıt koymadan, coğrafyalarla sınırlamadan sürdürüyoruz
Din hizmetlerinin halkımızın nezdinde ki saygınlığını korumak ve geleceğini güvence altına almak için; Din hizmetlerinde yapılacak her türlü atamalarda bilgi liyakat ehliyet ve temsil tek ölçü olmalıdır. Bölgecilik hemşericilik veya politik ve ideolojik mülahazaların bu önemli camianın kapısından içeri girmesine izin verilmemelidir. Aşağıda sıralayacağım konular ile ilgili sürekli takipte olduğumuzun bilinmesini isterim.
Başkan Bilal DAL sörlerini Abdürrahim KARAKOÇ’un şu şiiriile bitirdi.
Yürüdüm sel oldum, durdum göl oldum
Mazluma, mağdura kıvrak dil oldum
Zulüm sıcağında serin yel oldum
Yürekten yüreğe estim, gel de gör.
Sonu hatırladım, ilki duyunca,
Kula kul olmadım, ömür boyunca
Hakkın zehrini içtim doyunca
Batılın balına küstüm gel de gör
Bazı kötülüğü kovdum elimle,
Bazı kötülüğü yerdim dilimle
Gücüm yetmeyince kendi halimle
Haksıza buğz ettim, küstüm gel de gör
Çıkar için laf davulu çalmadım,
Hiçbir yerden makam, rütbe almadım
Bildimse söyledim, korkak olmadım
Bilmediğim yerde sustum gel de gör.


