Sinop ilimizde Bir iş adamının muhtarla ilgili yapılan toplantıda Din görevlilerine yönelik yapmış olduğu konuşma bizleri çok üzmüştür. Din görevlilerimiz Milletimize Dini-sosyal içerikli hizmet sunan kamu görevlileridir. Milletimizin acısını ve sevincini paylaşan sosyal dayanışmaya önemli katkı sağlayan kanaat önderleridir. Din görevlilerimizi seçimler yaklaştı mı bir sıkıntı basar. Türkiye’de bir seçim olacak diye hep korkar duruma gelmişlerdir.
Mahalli idareler seçimi münasebetiyle Sinop’ta muhtarların düzenlediği toplantıda konuşan bir iş adamının; ölçü tanımayan ahlak kurallarını hiçe sayan bir anlayışla ifade ettiği sözlerden büyük bir üzüntü duyduk. Din görevlisi olduğumuz için ölçümüzü kaybetmeden bu iş adamı vatandaşımıza bazı şeyleri hatırlatmayı uygun gördük.
Ne söyleyeyim diye başta düşünmek: niçin söyledim diye sonunda pişman olmaktan iyidir. Bunun içinKişilerin ne kadar akıllı, ne kadar düşünceli oldukları söyledikleri sözlerle ölçülür. Şu söz çok anlamlıdır.Baş dille tartılır.
Bu toplantıda yapmış olduğu konuşmada: Din görevlilerimize yönelik “İmamlar gıcığıma gitmeye başladı. Hastayım diyor, düğüne mevlide gidiyor, izinli olduklarında camiye gitmiyorlar, şeklinde ithamlarda bulunduğu gibi hızını alamayıp “Müftüye gittim bu hocayı al dedim, müftü de aldı, şeklinde ifadelerde bulunması hukuk devletinde nasıl bir garabetin hakim olduğunu göstermektedir. Hocalarda Devlet Görevlisidir Görev ve Sorumlulukları vardır. Bu sorumluluk çerçevesinde görevlerini yürütürler. Buna aykırı davrananlar hakkında yasal işlemler yapılır. Ancak İmam arkadaşlarımızı kendi iş yerinde çalışan işçisi zanneden bu zihniyeti kınıyoruz.
Ahmet ÖKSÜZTEPE
Elazığ Şube Başkan Yrd.