GENEL BAŞKANIMIZ ORDU`DA İL İSTİŞARE TOPLANTISI YAPTI

27 Ekim 2015
GENEL BAŞKANIMIZ ORDU`DA İL İSTİŞARE TOPLANTISI YAPTI

TÜRK DİYANET VAKIF-SEN GENEL BAŞKANI ORDU’DA

Sendikamız genel başkanı Hazım Zeki SERGİ sendikal faaliyetleri gözden geçirmek, çalışma hayatındaki gelişmelerle ilgili bilgi vermek ve temsilcilerimizin yaşadıkları sıkıntıları yerinde tespit etmek amacıyla Ordu ilini ziyarette bulunmuştur.

24 Ekim 2015 tarihinde şube yönetim kurulu üyeleri ve ilçe temsilcilerimizle iştişari toplantı yapılarak çalışma hayatında ve sendikal faaliyetlerde yaşanan sıkıntılar dinlenilmiş ve konularla ilgili alınacak tedbirler ve yapılacak girişimlerle ilgili bilgi verilmiştir. Temsilcilerimiz Sendikamıza üye olmak isteyenlere baskı yapıldığı, siyaseten taciz edildiği, Bazı Müftülüklerde sendikamız üyelerinin problemler yaşadığı ve ayrımcılık yapıldığı, buna rağmen yılmadıklarını belirtirken Diyanetin ve müftülüklerin siyasi ve sendikal baskı ve tacizle yıpratıldığını ifade etmişlerdir. 

Genel başkanımız, Temsilcilerimize yönelik yaptığı konuşmasında Hedeflere ulaşmada seyirci değil bizzat katılımcı ve yönlendirici olmalıdır. 

Ümit ederim ki ve dileğim şudur ki; sorunlar karşısında bocalamayan atılganlığa, çözüm merkezli iyimserliğe, Milletimizin değerlerini hayat boyu taşıyan vatanseverliğe ve idealistliğe, Milli ve manevi sorumluluğumuzun şuurunda olan inanmışlığa her daim sahip oluruz.

Elbette ki hepimiz insanız. Kusurlarımız ve eksiklerimizle birlikte yaşıyor ve yer ediniyoruz. Ancak hedefimiz belki de hayat boyu sürecek bir mücadele ile irademizi geliştirmek ve noksanlarımızı tamamlamak olmalıdır.

Elbette ki bu yol çileli ve meşakkatlidir. Mücadele, adı üstünde, başa çıkmayı, aşmayı, çatışmayı, uğraşmayı, didişmeyi, çekişmeyi göze alabilmiş yüreklerin harcıdır.

Bu mücadele irade göstermeyi, kararının arkasında durmayı, fikrini ve mücadelesini savunmayı gerektirir. Soluğu kesilince geleceği reddeden, zoru görünce kuytuya sinenlerin, başarılı olması mümkün değildir.

Toplantıyı müteakip yapılan basın açıklamasında: Diyanet İşleri Başkanlığının Cumhuriyetle kurulmuş saygın ve çok önemli bir kurum olduğunu belirtirken, Bu saygınlığının sıradanlığa dönüşmemesi için misyon ve vizyonunun farkında olmasını hatırlatırken. Siyasetçilerin Diyanetten elini çekmelerini ve hadlerini bilmelerini söyledi. Diyanet Hiçbir siyasetin ve iktidarın ön ve arka bahçesi olmadığı gibi paralelinde veya karşısında değildir. Hizmetinde Dini değer ve ölçüleri dikkate alır.   Diyanet iş kolunda  yürütülen sendikal faaliyetlerde bazı idarecilerce  sendikal   ayrımcılık yapılmasının  ve ötekileştirici davranışlarda bulunulmasının    dine  aykırı olduğu gibi Din Hizmeti sunan Diyanetin saygınlığına zarar vereceği, bu sebeple anayasamızın  136. maddesinde yer alan  Diyanet İşleri Başkanlığının “Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanunda gösterilen görevleri yerine getirir.  “ esasları doğrultusunda hareket etmesi dile getirmiştir.

Yıllardır kutlanan Diyanet Camiler ve Din Görevlileri Haftasının ismi  2 yıldır değiştirilerek Camiler haftası yapılması ile  Din görevlilerine   saygısızlık yapılmış  ve Din görevlileri küçümsenmiştir. Yetkili sendika diye ortada dolaşan ucuz ve aciz sendika sesini bile çıkaramamıştır.  

Diyanetin iyi yönetilmediği, çok sık değişen mevzuatlarla görevlilerin bunalım yaşadığını ifade etmiştir.  

Sözde sendika Dinayet-Sen in sendikacılık yapmadığı yapamadığı, siyasetin kontrol ve himayesinde baskı ve tacizde bulunduğunu, haksız uygulamalar için müftülüğü siyasetle baskı altına almaktadırlar. 2015 yılında yapılan Toplu sözleşmede Memur-Sen bir skandala imza atarak memuru ve emeklileri aylık ortalama 50 TL zarara uğratmıştır. Memurun sıkıntılarını toplu sözleşme masasında yüreklice dile getiremediği gibi memuru hükümete tercih etmiştir. Ayrıca Toplu sözleşme masasında; Diyanet çalışanlarının derdi olan ROTASYON, MBSTS EZİYETİ, DİPLOMA AYRIMCILIĞI, ÇALIŞMA HAYATINDAKİ BASKI VE TACİZLERİ, HAC VE UMRE PROBLEMLERİ, CAMİLERDE ÇOK SIK TOPLANAN YARDIMLARI, DERNEK BAŞKANI, MUHTAR VE SİYASETÇİ BASKISINI DİLE getirmeyerek Diyanet ve Vakıf çalışanlarını masada satmıştır. Memurun derdini çözme görevi olan bu acizler üye yapmak için Din Görevlileri ve Diyanet ve Vakıf çalışanlarına baskı ve tacizde bulunmuşlardır. Bütün bu haksızlık, baskı ve tacizde bulunan sendikacı yönetici kim varsa herkesi uyarıyoruz.  Haksızlık ve zulüm yapanların hesabının çetin olacağını” söylemiştir.

Türk Diyanet Vakıf-Sen; ilkeleri ve sorumluluk anlayışı ile hizmet etmeye yılmadan devam edecektir. Biz sözde sendika dinayet-sen gibi de olamayız. Olmamalıyız. Yalan, iftira ve ahlaksızlık bizim anlayışımızda yoktur. Neye inanırsak onu söyleriz. ne görürsek onu anlatırız. Bu yüzden Türk Diyanet Vakıf-Sen ve Türkiye kamu-sen’in hiç kimseye diyet borcu yoktur. Başkaları gibi, zihinlerimiz ipotekli, heyecanlarımız rehinde, yüreklerimiz mühürlü değildir. 

Genel Başkanımız toplantıdan sonra Ordu Kamu-Sen il Temsilciliğinde yapılan Basın açıklamasına katılmış Akşam da Kamu-Sen il Temsilciliğince düzenlenen toplantıya katılmıştır.

Bu haberi paylaş: