GENEL BAŞKANIMIZIN YENİ YIL MESAJI

01 Ocak 2016

2015 yılını yaşayarak arkamızda bıraktık ve ömrümüzden bir yılı tamamladık. Yeni bir yıla 2016 ya buruk olsa da umutlar taşıyarak girmiş bulunmaktayız.

Türk milleti, İslam dünyası ve insanlık âlemi zorluklar içinde geçen,  acıların vahşetlerin yaşandığı, insanlık duygularının çiğnendiği bir yılı geride bırakmıştır.

Takvim olarak ve ömür olarak geçirdiğimiz gün ve ayları içine alan yılın etraflıca muhasebesini yapmak, geleceğe dönük umutlarımızı yeni baştan güncellemek zannediyorum en akılcı yol olmalıdır.

2015 yılı ülkemiz için üzücü olayların ve gerginliklerin yaşandığı, Adaletin, dini ve ahlaki değerlerin tartışıldığı ve tahrib edildiği, sıkıntılı bir yıl olarak tarihte yerini almıştır. Çözüm adında çözülme ve ihanet sürecinin Milli birlik kardeşlik` projesi olarak ifade edilmesi hainliğin önüne geçememiştir.  Bu süreçle ihanet yüz bulup astarını istemekten çekinmediği gibi milletimizin bağrında açtığı derin acı ve yaralarla hep birlikte büyük üzüntüler yaşanmış şehitler verilmiştir.  Baba ocaklarına ateş düşmüş, analar-babalar, eşler ağlamış, dul ve yetimler meydana gelmiştir.

Memleketimizin bir köşesi yaşanan terör sebebiyle yangın yerine dönmüştür. Camilerimiz ve Okullarımız yakılmış ve kurşunlanarak vatandaşlarımızın eğitim ve ibadet, çalışma ve seyahat hürriyetleri engellenmiştir.   

Diyanet içinde 2015 yılı iyi geçmemiştir. Diyanet İşleri Başkanlığımız tartışmaların ve siyasetin konusu olmuştur. Ayrıca yasal hak olarak sürdürülen sendikal faaliyetler gerek sendika temsilcilerinin pervasızca ve gerekse de bazı yöneticilerin yasalara aykırı davranışları sebebiyle çalışma barışı ve insani ilişkiler bozulmuş ve yanlışlıkların siyasi ve idari himaye görmesiyle Diyanetin saygınlığı ve güvenilirliği yara almıştır.

İslam dünyasında akan kan ve gözyaşı, patlayan bomba ve saldırılarla yaşanan ölümler vicdanları sarsmış ve İslam’a karşı olumsuz bir bakışa sebebiyet vermiştir. Dar-ul İslam’dan dar-ul harbe Müslümanların denizlerde boğulma pahasına kaçışı Hıristiyan ülkelere ilticada bulunmaları manidardır. İslam Dünyası bu zilletin muhasebesini yapmalıdır.

 

MEMUR 2016 YILINA DA UMUTSUZ GİRİYOR

 

2015 yılında ücretleri enflasyonun altında kalan memurlar, 2016 yılına da ümitsiz giriyor. Her geçen yıl ekonomik ve sosyal hakları geriye götürülen 2 milyon 600 bin kamu çalışanının mağduriyetleri artarak devam ediyor.

Hükümetle yandaş konfederasyon arasında yapılan toplu sözleşmelerde memurlara enflasyon farkı oyunu oynanmış, 2014 yılı gibi 2015 yılında da memurlar %1.8 oranında ücret kaybına uğramışlardır.

Kamu çalışanlarının ekonomik hak kayıplarının yanında, ayrımcılığa tabi tutulmaları ve özellikle sık sık saldırıya uğramaları da çalışma barışını olumsuz etkilemiştir.

13 yıllık AKP iktidarının güç şımarması ile hukuk ve kural tanımaması, bürokrasinin siyasete teslim olmasıyla, kamuda liyakat ayaklar altına alınmış, çalışanlar bizden olanlar ve olmayanlar diye ayrıma tabi tutulmuştur. Bu nedenle kamuda çalışma barışı bozulmuş, vatandaşın kamudan nitelikli hizmet alması engellenmiştir.

Ayrıca yaşanan terör sebebiyle; Güneydoğu Anadolu Bölgemizde görev yapan memurlar olmak üzere, sağlık çalışanları sürekli olarak saldırılara uğrar hale gelmiştir. Kamu çalışanları her gün can güvenliği kalmamış ve endişesi içinde görev yapar hale gelmiştir.

Bütün bu olup bitenlere rağmen, Yeni yılda ve daha nice yıllarda büyük milletimizin gücüne inanarak, ümidimizi canlı tutarak, karamsarlığa kapılmadan, yorulmadan, kardeşlik hukukuna sadık kalarak güçlükleri yenmek zorundayız.

Yeni ümitler ve yeni beklentilerle girilen yeni yılda öncelikle temennimiz ülkemizde, İslam aleminde ve tüm dünyada huzurun, sevginin ve hoşgörünün egemen olmasıdır.


‘’Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver)’’ Bakara suresi.

 

“Allah’ım! Nimetinin yok olmasından, verdiğin afiyetin (nimet ve sağlığın) bozulmasından, ansızın cezalandırmandan ve öfkene sebep olan her şeyden sana sığınırım.” (Müslim, “Zikir”, 96)

“Allah’ım! Kederden ve üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç yükünden ve insanların kahrından sana sığınırım.” (Ebû Davud, “Sâlat”, 

“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım; zulmetmekten ve zulme uğramaktan da sana sığınırım. (Buhârî, “)

 “Allah’ım! Dalalete (sapıklığa) düşmekten veya (başkalarını) dalalete düşürmekten, hataya düşmekten veya (başkasını) hataya düşürmekten, zulmetmekten veya zulme uğramaktan, cahillik etmekten veya cahillikle karşılaşmaktan, sana sığınırım.”  (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 112)

“Allah’ım! Bütün işlerimizin sonucunu güzel eyle, dünyada rezil olmaktan ve ahiret azabından bizi koru.” (Ahmed b. Hanbel, el Müsned, 4/181)


Bu duygu ve düşüncelerle terörden ve hukuksuzluktan bunalan aziz milletimin ve İslam âleminin bu belalardan kurtulması temennisiyle, Türk-İslam âleminin, Kamu çalışanlarının,  Güvenliğimizi sağlayan Kahraman asker ve polisimizin,   Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarının yeni yılını tebrik ediyor, Cenab-ı Allah’tan sağlık,  huzur ve esenlik içinde geçecek bir sene diliyorum. 01.01.2016

 

 

Hazım Zeki SERGİ

Türk Diyanet Vakıf-Sen

Genel Başkanı

Bu haberi paylaş: