HEDEFİMİZ 2023 MAYIS YETKİLİ SENDİKA

21 Kasım 2022
HEDEFİMİZ 2023 MAYIS YETKİLİ SENDİKA

Sendikamızın 4. Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Eğitim-İstişare Toplantısı 18-20 Kasım 2022 tarihleri arasında Antalya’da yapıldı.

Toplantıya Genel Merkez Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulu Üyeleri, Şube Başkanları, İl Temsilcileri ve Şube Başkan Yardımcıları katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından, Çorum Şube Başkan Yardımcımız Hasan Çakmak’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti.

Antalya Şube Başkanımız Nuray Kaplan hoş geldiniz diyerek selamlama yaptı. Türkiye Kamu-Sen Antalya İl Temsilcimiz Yılmaz Danabaşoğulları’da başarılar diledi. Toplantının açılış konuşmasını Genel Başkanımız Nuri Ünal yaptı. Ünal konuşmasında;

“Değerli Genel Başkan Yardımcılarımız, Genel Merkez Denetleme ve Disiplin Kurulu Başkanlarımız, Kıymetli Şube Başkanlarımız, İl Temsilcilerimiz, Şube Başkan Yardımcılarımız, Kıymetli Hanımefendiler-Beyefendiler, hak için-emek için gece gündüz çalışan Cefakar, Vefakar ve Fedakar yol arkadaşlarım,

4. Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Eğitim-İstişare Toplantımıza, bu güzel toyumuza, hasretle beklediğimiz birliğimize, şanlı dirilişimize ve büyük buluşmamıza hoş geldiniz, şerefler verdiniz, sefalar getirdiniz.

Toplantımızın hayırlı uğurlu olmasını, başarılı bir şekilde geçmesini ve sonuçlanmasını bizlere bu imkanı nasip eden Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

Sözlerime başlarken; bundan 21 yıl önce hakkı tutup kaldırma mücadelesinde bizlere öncü olan kurucu Genel Başkanımız merhum Tevfik Yüksel beyi ve Teşkilatımızdan ahirete irtihal eden bütün üyelerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun, Yüce Allah hepsinden ve hepinizden razı olsun.

Kuruluşundan bugüne kadar görev yapmış ve emekli olmuş bütün arkadaşlarımıza sağlık, huzur ve mutluluklar diliyorum.

Değerli Yol Arkadaşlarım,

Bildiğiniz gibi; Türk Diyanet Vakıf-Sen’imizin 7. Olağan Genel Kurulunu 26 Şubat 2022 tarihinde Ankara’da siz kıymetli arkadaşlarımızın ve delegelerimizin katılımıyla gerçekleştirmiştik. 

Şube ve Genel Merkez Kongrelerimizde görev alan bütün kıymetli arkadaşlarıma üstün başarılar diliyorum. Bugüne kadar görev yapmış ve şu anda da aynı duygular içerisinde olan bütün arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Bizler, hiçbir arkadaşımızın emeğini unutamayız ve unutmayacağız.

Sendikamız Türk Diyanet Vakıf-Sen, üyesi olduğu ve Türkiye’de memur sendikacılığının öncüsü, kıymetli bir marka olan Türkiye Kamu-Sen bünyesinde, önce Ülkem anlayışıyla, Diyanet ve Vakıflar çalışanlarının umududur, ümididir ve gerçek dostudur.

Bizler, araç olarak gördüğümüz sendikal hareketi hizmet etme yeri anlayışıyla, Sevgili Peygamberimizin (sas) “Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir” emri gereğince hayırlı işler yapmanın aracı olarak görüyoruz.

Amacımız; önce Ülkem anlayışıyla ecdat yadigarı cennet vatanımızın kalkınması, ilerlemesi, asırlarca İslam’ın bayraktarlığını yapmış Türk milletimizin huzuru, mutluluğu, birlikteliği ve bütünlüğü için gece gündüz çalışmaktır. Değerli üyelerimize ve bütün çalışanlarımıza kalıcı hizmet sunmaktır.

Şu asla unutulmamalıdır; dün de, bugün de, yarın da, ülkemizin doğusunda da, batısında da, kuzeyinde de, güneyinde de Sözümüz, Özümüz, Yüzümüz bir olmuştur ve bundan sonra da Allah’ın izni, sizlerin destek ve dualarıyla aynı söz, aynı öz, aynı yüz olacaktır.

Şahsi ikballer, kişisel hırs ve kinlerle bin bir emekle bugünlere gelmiş Sendikamızın yıpratılmasına, asla ve asla müsaade edilmeyecektir.

Çünkü; “Niyetimiz hayırdır, akıbetimiz de Cenab-ı Hakk’ın izniyle hayrolacaktır.”

Yüce Allah: “İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder.” (Necm-39) buyurmaktadır.
Sevgili Peygamberimiz (sas) “Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir şey yememiştir.” Buyurarak bizlere doğru ve helal çalışmayı öğütlemiştir. Hz.Ali (ra) efendimizin “Çalışanlar, kötülük düşünmeye vakit bulamazlar. Çalışmayanlar ise, kendilerini kötülükten kurtaramazlar” sözünde olduğu gibi hak için, hakikat için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

3 Mart 1924 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı’mızı kurarak bizlere emanet eden Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar." ifadesiyle daima çalışarak, üreterek ve güzel işlere katkı sağlamaya çaba sarf ediyoruz.

Bu anlayışla; aziz şehitlerimizin mübarek kanlarıyla sulayarak vatan yaptıkları bu topraklarda, ebed-müddet olan Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin ve Türk Milletimizin bölünmez bütünlüğünü savunarak, milli-manevi ve insani değerlerden ayrılmadan, ilkeli, sorumlu, kararlı ve ahlaklı bir sendikacılık yapmanın öncülüğünü yaptık ve yapmaya devam edeceğiz.

Çok Değerli Arkadaşlarım,

Bildiğiniz gibi, hizmet kolumuzda ülkemizin iki güzide kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü bulunmaktadır.

Öncelikle, bu iki kurumumuzda bulunan üyelerimizin ve bütün çalışanlarımızın huzurlu, mutlu ve müreffeh bir hayat geçirmelerinin temini için var gücümüzle mücadele ediyoruz. Elbette, hakkı üstün tutma mücadelesi, adaletin tesis edilmesi zordur. Ne olursa olsun hakkı tutup kaldırmak, hakkın yanında olmak, doğruyu söylemek ve savunmak gerçekten zordur. Ancak şu unutulmamalıdır ki; verilen bu mücadele zor olduğu kadar da onurludur, şereflidir. Büyük bir sevdanın adı olan Türkiye Kamu-Sen ve Sendikamız Türk Diyanet Vakıf-Sen’de görev yapanlara selam olsun, saygılar olsun, Allah (cc) hepsinden ve hepinizden razı olsun.

Değerli Başkanlarımız, Kıymetli Temsilcilerimiz,

Hep beraber bir emek mücadelesi veriyoruz. Bir taraftan kamudaki görevlerimizi yerine getirirken, diğer taraftan da sendikal çalışmalar yapıyoruz. Çoğu zaman kendinizin, ailenizin veya diğer işlerinizi öteleyerek, bir üyemizin işiyle uğraşıyorsunuz. Bu bir fedakârlıktır, özveridir, kendinden vaz geçmektir. Elbette bu herkesin yapacağı bir iş değildir. Bunun içindir ki, hepinizi ve sizlerin şahsında bütün temsilcilerimizi ayrı ayrı kutluyorum.

Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak, Diyanet ve Vakıflar çalışanlarımızın problemlerinin çözümü için yılmadan, yorulmadan, çekinmeden var gücümüzle uğraşıyoruz.

Son dönemlerde en fazla gündem olan konuların başında bildiğiniz gibi şu konular gelmektedir. Bunlardan bazıları şöyledir;

- 3600 ek gösterge düzenlemesi,

- 4/B Sözleşmeli çalışanların kadroya geçirilmeleri,

- Enflasyonun son aylardaki yükselişine bağlı olarak maaş artış talepleri,

- Vergi dilimlerinin yeniden düzenlenmesi,

- Banka promosyonları,

- YHS çalışanlarının GİH sınıfına geçirilmesi,

- Yönetici - çalışan ilişkileri,

- Atama-nakil-görevde yükselme, unvan değişikliği,

- Lojmanlar,

- 3600 Ek Gösterge,

- Vekil İmam-Hatip, Müezzin-Kayyım ve Fahri-Geçici Kur’an kursu öğreticilerinin kadro talepleri,

- Türkiye Diyanet Vakfı bursları,

- Muhtar, dernek başkanları ve diğer kurumlarla olan ilişkiler,

Bizler de bu ve burada saymadığımız, üyelerimizin, çalışanlarımızın ve emeklilerimizin karşılaştıkları ve karşılaşacakları her konuyla ilgili, yetkili olmasak ta etkili ve sorumlu sendikal anlayışımız gereği girişimlerde bulunuyoruz.

Özellikle çok gündem olan banka promosyonları ile ilgili, Sendikamızın ortaya koyduğu dirayetli duruş, herkes tarafından takdirle karşılanmıştır.  Şu anda da süreç devam etmektedir.

Yine 3600 ek gösterge düzenlemesiyle ilgili olarak, 2018 yılı Ekim ayından itibaren Türkiye Kamu-Sen ile birlikte gerekli çalışmayı yaptık ve eksik kalan kısımların düzeltilmesi için Çalışma Bakanlığı ve TBMM’de görüşmelerimiz devam etmektedir.

Aynı şekilde, 4/B Sözleşmeli çalışanların tamamının kadroya geçirilmesi için de Çalışma Bakanlığı ve TBMM’de gerekli çalışmalarımız devam etmektedir.

Çalışanlarımızı ilgilendiren her konuyla ilgili görüşme, yazışma, basın açıklaması, eylem, hukuk ne gerekiyorsa, üyelerimizin ve sizlerin adına güçlü bir şekilde yapıyoruz.

Tabii ki yapılan bu mücadelenin, önce kendimizce, yönetim kurulu üyelerimizce ve her düzeydeki temsilcilerimizce, peşinden de bütün üyelerimizce takip edilmesi, paylaşılması, anlatılması ve aktarılması önem arzetmektedir.

Bunun için de; Sendikamızın web sayfası, sosyal medya hesapları ve bizim sosyal medya hesaplarımızın takibi, beğenisi ve paylaşılması gerekmektedir.

Temsilci paylaşmaz ise üyelerimiz ve diğer çalışanlarımızın konulardan haberi olmayacaktır.

Bu konuyu siz değerli arkadaşlarıma bir kez daha ve önemine binaen hatırlatmak istedim.

Değerli Arkadaşlarım,

2018 yılında 9600 olan üye sayımız bugün itibariyle 18 binlere ulaşmış bulunmaktadır. Bu, sizlerin özverili gayretlerinizin karşılığı olan helal üyelerimizdir. Samimiyetle gayret gösteren bütün arkadaşlarıma tekrar tekrar teşekkür ediyorum.

Ancak, illerin aylık ve yıllık üye durumlarına baktığımızda da bazı illerimizde bir yılda hiçbir değişiklik olmadığını da görüyoruz. Hangi görevde olursa olsun her temsilcimiz kendi ilçesi ve iliyle ilgili değerlendirmeyi yapmalıdır.  

Gelinen süreç göstermiştir ki, Diyanet ve Vakıflar’da yetki ehlinin, yani Türk Diyanet Vakıf-Sen’in olmalıdır. Bu bir keyfiyet değildir. Diyanet ve Vakıflar çalışanlarımız için zorunluluktur. Allah’a şükürler olsun ki, Sendikamıza temsilci olmuş, üye olmuş veya dualarında bizlere yer vermiş hiçbir kimsenin yüzünü yere eğdirecek hiçbir işin içinde, yanında ve yöresinde olmadık, inşallah olmayacağız.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin dediği gibi, “Soyluluktan, duruluktan ve doğruluktan” ayrılmadık, ayrılmayacağız.

Şu an itibariyle, sayısal anlamda yetkili sendika ile fark çok gibi gözükebilir. Fakat kapatılamayacak bir fark, alınamayacak bir yetki de değildir. Bilgimiz, birikimimiz, gönüllerde yer tutmamız ve gelinen süreç bunun mutlaka olacağının göstergesidir.

İnancımız tamdır. Teşkilatımıza güvenimiz en üst seviyededir. Diyanet ve Vakıflar çalışanlarının tamamının beklentisi de Türk Diyanet Vakıf-Sen’in artık yetkili olmasının zamanının geldiği yönündedir.

Sizler! Sendikamızın uç beyleri, 18 bin üyemizin içerisinden seçilmiş 330 kıymetli arkadaşlarım. Sizler de hazır mısınız? İlçelerimiz ve illerimizden başlayarak, 2023 yılının Mayıs ayında, yani Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılında Türk Diyanet Vakıf-Sen’imizi ve Türkiye Kamu-Sen’imizi genel yetkili yapmaya hazır mısınız? 

O halde; 
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..

 

Çok Kıymetli Arkadaşlarım,

Bizler bir taraftan çalışanlarımızın özlük ve sosyal hakları için çalışırken, bir taraftan da ülkemiz ve dünyadaki gelişmeleri yakinen takip ediyoruz. Yaşanan ve yaşanması muhtemel olaylarla ilgili olarak ta, önce ülkem anlayışıyla ve Türkiye Sevdası bakışıyla görüş ve değerlendirmelerde bulunuyoruz.

Görüş ve düşüncelerimizi yazılı, sözlü, görsel ve sosyal medya kanallarıyla açıklıyoruz. Bizler doğrunun yanında, yanlışın da hep karşısında olduk ve olmaya devam edeceğiz. İlkemizden, ülkümüzden ayrılmadan, yolumuza devam edeceğiz.

Ülkemiz ve dünyada olumlu gelişmelerin yanında, bizleri derinden üzen hadiselerle karşı karşıya kalmaktayız.

Ebed-müddet olarak kabul ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletimizi yok etmek, milletimizi bölmek-parçalamak ve nihai olarak aziz şehitlerimizin kanları ve canlarıyla yurt yaptığımız Anadolu topraklarından bizleri çıkarmak isteyenlere karşı da uyanık olmak zorundayız. 2016 yılında karşı karşıya kaldığımız hain, sinsi bir terör örgütü olan FETÖ başta olmak üzere, PKK, İŞİD vb. yapılara karşı da dikkatli olmak durumundayız.

Allah’a şükürler olsun ki; Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak ülkemizin ve milletimizin aleyhine oluşabilecek her yapının karşında olduk ve olmaya devam edeceğiz. İşte bunun içindir ki; Türk Diyanet Vakıf-Sen ve Türkiye Kamu-Sen daha güçlü ve Yetkili olmak durumundadır.

Dış gelişmelerin başında Türk Devletleri Teşkilatının kurulması ve kurumsallaşması önemli bir adımdır. Teşkilatın geçen hafta Özbekistan’ın Semerkant kentinde toplanan Devlet Başkanları Konseyi önemli gelişmelere sahne olmuş ve olacaktır. Toplantıda KKTC ve Macaristan’ın gözlemci ülke olarak kabul edilmesi de önemlidir. Allah birliğimizi daim eylesin. Biz birlikte daha güçlüyüz.

Diğer taraftan da; Türk-İslam beldelerinde zulüm, kan, gözyaşı ve acının olduğuna şahitlik yapıyoruz. Bir insan ve Müslüman olarak bizi üzüntüye sevkeden; nerede bir Müslüman varsa orada acının, fakirliğin, karmaşa ve kargaşanın var olması görüntüsüdür. Yıllardır Doğu Türkistan’daki soydaşlarımız zulüm görmekte, ibadetlerini yapmalarından dolayı eza ve ceza çekmektedirler. Filistin’den Mısır’a, Tunus’tan Irak’a, Suriye’den Yemen’e ve Balkanlar’a kadar emperyalist güçlerin oyunlarıyla yok olan, maalesef Müslüman nüfustur. Yunanistan’ın Batı Trakya’da soydaşlarımıza karşı olumsuz tavrı ortadadır. Soydaşlarımız ve dindaşlarımız buna dur diyebilecek, bu makus talihi yenecek bir güç beklemektedir. Bu güç ve anlayış; dün Çanakkale’de, Trablusgarp’ta, İzmir’de, Kıbrıs’ta, Yemen çöllerinde, Dumlupınar’da, 15 Temmuz’da ve daha nice şanlı zaferlerde olduğu gibi şerefli ecdadın torunları olan sizlersiniz.

Sizler sadece bir sendikacı olarak değil, mazlum milletlerin ve bütün İslam âleminin hasretle, umutla beklediği kişilersiniz. Bunun içindir ki, sendikal harekete bakışımız sadece ücret sendikacılığı değildir. Hayallerimiz de sevdalarımız da büyüktür.

Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’nın deyimiyle;

Biz, kısık sesleriz...minareleri,
Sen, ezansız bırakma Allah’ım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma Allah'ım!
Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!

Aynı şekilde, ülkemizde de birileri her alanda yozlaşmanın olmasına çanak tutmaktadır. Çalışanlarımızın çalışma barışı ve huzuru bozulmak istenmektedir. Adalet anlayışı zedelenmektedir. Savunduğumuz ve olmazsa olmazımız olan; hak edenin hak ettiği yere kendi bilgisi becerisi ve liyakati ile gelmesi anlayışı tesis edilememiştir. Çalışanlar işlerinin görülmesi için; illa ki birilerinin kapısına mı gitmesi gerekir?

Bu yanlış bir bakıştır. Bu haksız bakışı asla ve asla kabul edemeyiz. Hele hele vatandaşlarımıza din hizmeti sunan, toplumun gözbebeği Diyanet çalışanlarımıza böyle bir tavrı hiç kabul edemeyiz.

Kurumlarımızı idare edenler çalışanları arasında adil ve eşit olmalıdırlar. Çalışanların emeklerini yok edemezler, görmezden gelemezler. Esas olan emanetin, işin ehline verilmesidir. 

Bizler; adaletli, ölçülü bir sistem kurulana dek yılmadan, yorulmadan, usanmadan hep birlikte çalışacağız. Çünkü Türkiye Kamu-Sen sadece ve sadece üyelerimizin destekleriyle, kamu çalışanlarının gerçek sesi olmuştur. Çünkü Türk Diyanet Vakıf-Sen çalışanlarımızın katkıları ve dualarıyla Diyanet ve Vakıflar çalışanlarının tek umudu, tek ümidi, gerçek dostu ve yılmayan gür sesidir.

Teşkilatımızın Değerli Temsilcileri,

Geçtiğimiz süreçte; yetkili sendika Diyanet ve Vakıflar çalışanlarının karşılaştıkları sorunları çözemediği gibi, yeni problemlerin çıkmasına da zemin hazırlamıştır.

Hak aramak için ortaya çıkan sözde sendikaların haksızlıklara, hukuksuzluklara ve kayırmacılığa önayak olması da düşündürücüdür. Senin benim adamım anlayışı bertaraf edilememiş, aksine yaygınlaştırılmıştır.

Hakkını arayan ve yanlış gördüğünü, usulünce ve üslup içerisinde söyleyenler öcü gibi görülmemelidir. Şu unutulmamalıdır ki; Allah Resûlü (s.a.s.) Efendimiz “Bir kötülüğü gördüğünüz zaman onu elinizle düzeltin. Şayet buna güç yetiremiyorsanız dilinizle düzeltin. Şayet buna da gücünüz yetmiyorsa kalben buğz edin. Bu ise imanın en zayıf noktasıdır.” buyurmaktadır.

Değerli gönül dostları, işte bizler; bu emir gereğince yanlışlara karşı bir tavır ortaya koyuyoruz. Hangi şartta olursa olsun Allah’ın izniyle, sizlerle birlikte ve desteklerinizle doğruyu, hakkı ve adaleti söylemeye, savunmaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Çünkü bunun için sizlere, üyelerimize söz verdik. Sendikamızı ve Konfederasyonumuzu tercih eden bütün üyelerimiz bizlere birer emanettir. İmzalanan üyelik formu ile üyelerimizle aramızda bir akitleşme, bir sözleşme yapılmıştır. 

Bu sözleşme bizim için önemlidir ve çok değerlidir. Bizler bunu sadece üye sayımızı artıran bir sayaç olarak görmemekteyiz. Üyemizin, bizlere kendisinin çalışma hayatı ile ilgili her konuyu savunmamız için verdiği bir vekâletname olarak anlamaktayız.

Bu anlayış ışığındadır ki; özü sözü doğru olan, güne ve güce göre değil, her şartta dik duran Türkiye Kamu-Sen ile birlikte bizler Türk Diyanet Vakıf-Sen’liler olarak bugün alnımız da gönlümüz de açıktır.

Kurulduğumuz günden beri sizlerin, üyelerimizin ve dostlarımızın yüzünü kızartacak, onları utandıracak hiçbir işin işlemin içerisinde olmadık. Cenab-ı Hak’kın izniyle sizlerin destek ve dualarıyla da yanlış hiçbir işin yanında ve yakınında olmayacağız.

Saygıdeğer Arkadaşlarım,

Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak bizler; çalışanlarımızın haklarını her ortamda aramanın gayreti içerisinde olduk. Çalışanlarımızın haklarını almak ve korumak için; sarığımızın beyazlığını ve leke kaldırmayacağını unutmadan; kırmadan, kırılmadan, yılmadan, yorulmadan uğraş verdik. Bize yakışan bir tavırla hakkın hakim kılınmasının mücadelesini verdik, vermeye de devam edeceğiz.

Topluma önderlik ve öncülük yapan bir din görevlisine, Diyanet çalışanlarına, yaptığı işle mütenasip bir şekilde davranılması gerektiğini hep vurguladık.

Kısaca, değerli gönül dostları,

Çalışanlarımız arasında öncelikle kardeşlik, huzur, paylaşma, sevgi ve saygı tesis edilmelidir. Bunun yolu da adaletli ve hakkaniyetli bir yönetim anlayışı ile gerçekleşebilir. İdareciler, çalışanlarına önce insan olarak değer verebilmelidirler. Kamu çalışanlarını kendilerine bir rakip değil, ülkemize ve insanlarımıza hizmet eden kişiler olduğunu unutmamalıdırlar.

Bizler, sendikal mücadelemizi; insan onuruna yaraşır bir hayat için, çalışanlarımızın ve emeklilerimizin aileleriyle birlikte kimseye muhtaç olmayacak ücret almaları için yapıyoruz.

Bizler, mutlu, huzurlu ve güvenli bir hayat istiyoruz.

Bizler, adam kayırmacılığının son bulmasını istiyoruz.

Bizler, en şerefli olarak yaratılan insanları şekline, görüşüne, düşüncesine, memleketine, sendikasına göre değil, liyakat ve başarısına, becerisine göre değerlendirilmesini istiyoruz.

Bizler, geleceğimizi birilerinin tayin etmesini değil, kendi geleceğimize sahip çıkmak istiyoruz.

Bizler, hakça bir paylaşım, adil bir gelir dağılımı istiyoruz.

Sendikacılığı yani bu kutlu mücadeleyi bunun için yapıyoruz. Bu kutlu harekete destek veren, katkı sağlayan siz değerli yol arkadaşlarımıza ve sizlerin şahsında bütün üyelerimize tekrar tekrar şükranlarımı sunuyorum. İyi ki varsınız, var olunuz. Allah razı olsun.

Kıymetli Arkadaşlarım,

Sözlerime son verirken; Sendikamıza bugüne kadar emeği geçmiş, katkı sağlamış ve dualarıyla bize güç vermiş üyelerimize, işyeri, ilçe, il temsilcilerimize, şube yönetim kurulu üyelerimize, şube başkanlarımıza, genel merkez yönetim kurulu üyelerimize sonsuz şükranlarımı arz ediyorum.

Vefat edenleri rahmetle dualarla anıyorum. Ruhları şad mekanları cennet olsun. Emekli olanlara sağlıklı, huzurlu ve esenlikli günler diliyorum. 

Teşkilatımızın daha da güçleneceğine, birliğine, dirliğine ve gönüllerin birleşmesine vesile olacağına inandığım, beraberliğimizin en üst seviyeye çıkacağı 4. Genişletilmiş Başkanlar kurulu Eğitim-İstişare Toplantımızın, Teşkilatımıza Türkiye Kamu-Sen ailemize, Diyanet ve Vakıflar çalışanlarımıza, bütün memurlarımıza, emeklilerimize, aziz milletimize ve cennet vatan ülkemize hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

İlçe ve illerinize döndüğünüzde her üyemize, her arkadaşımıza selamlarımızı iletin. Ve 2023 Mayıs ayında yetkiyi geri alacağımızı hatırlatın. Bunun için de her ay her üyemizden bir üye, her temsilcimizden de en az 3 üye istediğimizi söyleyin. Tabii ki sizler şubelerimizin seçilmiş temsilcilerinden de en az 5’er üye istiyorum. Bunu başarabiliriz, başarmamız gerekir ve inanıyorum ki; BAŞARACAĞIZ, BAŞARACAĞIZ, BAŞARACAĞIZ.

Yolunuz yolumuz açık olsun. Yüce Allah yar ve yardımcımız olsun.” dedi.

Katılımcılara, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Yeşil tarafından “Sendikal İletişim ve Motivasyon Eğitimi” verildi.

Şube Başkan ve Şube Başkan Yardımcıları ile ayrı ayrı ilgili sekreteryalarla toplantı gerçekleştirildi.

 

Genel değerlendirme ve Genel Başkanımız Nuri Ünal’ın kapanış konuşmasıyla toplantımız büyük bir heyecan, birlik, bütünlük ve 2023 mayısında yetki için tamamlandı.

Bu haberi paylaş: