Hasret ve özlemle beklediğimiz On bir ayın sultanı mübarek
Ramazan ayı 26.05.2017 Cuma akşamı kılınacak ilk teravihle başlayacak. O gece
kalkılacak ilk sahurla da Cumartesi günü oruçlu olunacak.
Rabbim Ramazanı şerif ayını Milletimiz için hayırlara
vesile eylesin.
“Ramazan ayı, insanlara yol
gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kuran’ın
indirildiği aydır. “Bin aydan daha hayırlı” olan Kadir gecesi bu aydadır.
Dolayısıyla Yüce Allah’ın âlemlere rahmet olarak gönderdiği, insanlık için en
mükemmel ahlâk örneği olan Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya peygamberlik
görevi de bu ayda verilmiştir.
İslâm’ın beş şartından biri olan oruç bu ayda tutulmaktadır. Fitre ve zekâtlarımızı
bu ayda veririz. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek
Kurulu, bu yılki fıtır sadakası miktarı 16 TL olarak belirlemiştir.
Ramazan Kur’an ayıdır. Rahmet ve mağfiret ayıdır.
Yapılan her bir ibadete, kat kat karşılığının verildiği, mükâfat kazanma
ayıdır. Müminlerin kötülüklerden arındığı güzel meziyetlerle donatıldığı aydır.
Selman-ı Farisi’den rivayet edilir:
Rasülullah (SAV) Şaban ayının son gününde bizleri toplayarak şöyle buyurdular:
“Ey insanlar! Sizi öyle büyük bir ay gölgesi altına almaktadır ki, o ayda Kadir
gecesi vardır. Kadir gecesi, kendisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha
hayırlıdır. Allah o ayda oruç tutmayı farz, gece ibadetini nafile kılmıştır. O
ayda kim hayır yaparsa, Ramazan dışında bir farzı eda eden kimse gibi sevap
alır. Kim ki Ramazanda bir farzı eda ederse Ramazan dışında yetmiş farzı eda
eden kimse gibi sevap alır. Ramazan sabır ayıdır. Sabrın mükâfatı ise
cennettir. O lütuf ayıdır. O öyle bir aydır ki, o ayda müminin rızkı artar. Kim
Ramazanda bir oruçluya iftar ettirirse bir köle azad etmiş gibi sevap alır ve
bütün günahları bağışlanır.”
Bunun üzerine biz (Ashab-ı Kiram) dedik ki: “Ya Rasülallah, bizim hepimiz bir
oruçluya iftar ettirecek güçte değiliz.” Peygamberimiz (SAV) şöyle buyurdular:
“Allah bu sevabı, bir yudum süt, su veya bir hurma ile oruçluyu iftar ettirene
verir. Kim bir oruçluyu doyurursa, bu onun bütün günahlarının bağışlanmasına
sebep olur. Allah onu benim havzımdan (Havz-ı Kevser) öyle bir içirir ki ondan
sonra bir daha ebediyen susamaz. Onun sevabından hiçbir şey eksilmeden aynı
mükâfatla mükâfatlandırılır.
Ramazanın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise
cehennemden kurtuluştur. Kim Ramazan ayında kölesinin veya işçisinin işini hafifletirse
Allah onu cehennem ateşinden azad eder.”
Bu da müminler için değerlendirilmesi gereken
bir husustur. Mümin Ramazandan gafil olmamalıdır. Daha Ramazan girmeden önce tövbe-istiğfar
etmeli, günah ve isyanı terk etmeli, o büyük misafiri içini ve dışını
temizlemek suretiyle sevinç ve neşeyle karşılamalıdır. Her mümin Ramazan geliyor
diye sevinmeli, Allah’a hamd-ü senada bulunmalıdır.
2017 yılında Diyanet
İşleri Başkanlığımız Ramazan ayı temasının Üzerinde her canın hakkı var ‘’Can
taşıyan her varlığın üzerimizde hakkı var" hak duyarlılığı ve hak
kavramları ön plana çıkararak milletimizi bilgilendirecek.
Biz bilhassa ramazan ayında oruç ibadetlerimizi ifa ederken Her canın üzerimizde hakkı var, her insanın üzerimizde hakkı var. Anne babalarımızın üzerimizde hakkı var. Eşimizin, çocuklarımızın üzerimizde hakkı var.
Komşumuzun üzerimizde hakkı var. Yetimin,
yolcunun, fakirin, miskinin üzerimizde hakkı var. Dünyanın en ücra köşesinde
açlık ve kıtlık içerisinde zorluk çeken her müminin, her insanın üzerimizde
hakkı var. Sokağa terk edilmiş her hayvanın üzerimizde hakkı var. Can taşıyan
her varlığın üzerimizde hakkı var." Olduğunu unutmamalıyız.
Bu
vesileyle; Rahmet ve Bereket yüklü Ramazan ayının, İslam âlemine, Devletimize,
Milletimize, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarına,
Türkiye Kamu-sen camiasına ve Üyelerimize sağlık, başarı, huzur ve hayırlar
getirmesini Cenabı Allah`tan niyaz ederiz. 26.05.2017
Türk Diyanet Vakıf Sen Genel Merkezi
