İŞ GÜVENCEME DOKUNMA
İnsanın özü ne ise gözü de onu görür. Atasözü
Kamu hizmetlerinin daha etkin kılınması ve devletin daha hızlı hizmet sunması için kamuoyunda 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda değişiklik yapılması gerekliliği Devletimizin yöneticilerince ifade edilmektedir. Gerekçe olarak bazı devlet memurlarının devlete çöreklenmiş olduğu, hizmete engel oldukları ileri sürülerek bu kanun sebebiyle devlete yapışmış oldukları ve haklarında hiç bir işlem yapılamadığı isnat ve haksız değerlendirmeleriyle bir sızlanma edasıyla kanuni düzenlemeler yapılması gerekliliği kamuoyu gündemine taşınmıştır.
Türk kamu personel sisteminin temelini oluşturan 657 Sayılı Devlet Memurlar Kanunu 1965 yılında kabul edilmiş, mali hükümleri ise 1970 yılında yürürlüğe girmiştir. 40 yılı aşkın süredir uygulanan bu sistem değişen şartlara uymak zorundadır. Kamuda ücret sistemi karmaşık bir hal almış, kamu görevlileri mali haklarını bilemez hale gelmişlerdir. Atama, sicil, yer değiştirme, terfi gibi birçok konuda ciddi sorunlar baş göstermiştir. Ortaya çıkan sorunların büyük kısmı idarecilerin keyfi tutumlarından ve siyasetin müdahil olmasından kaynaklanmaktadır. Yıllardır yaşanan bu sorunlar sebebiyle bu sistemin düzenlenmesi ve 21. YY. şartlarına uygun hale getirilmesi Türkiye Kamu-Sen olarak savunulmuştur. 657 SDMK nu yeni oluşan şartlar sebebiyle hizmet açısından değiştirilmesi gereklidir. Buna hiç bir itirazımız olmaz. Ancak yapılacak değişiklikle memurun iş güvencesinin kaldırılması hedefleniyorsa bu asla kabul edilemez. Memurlarda böyle bir endişe taşımaktadırlar.
Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Diyanet Vakıf-Sen sendikası olarak:
1-Bütün sözleşmeli ve geçici personel kadroya geçirilmelidir.
2-Kadro ve unvanlar iyi tasnif edilerek tarifi yapılmalıdır. Hizmette kalite ve heyecan kıdem ve liyakat ölçüleri ile sağlanmalıdır.
3-Atama ve görevlendirmelerde adil ve istisnasız uygulamalar esas alınmalıdır.
4-Rotasyona karşıyız, elaman ihtiyacı duyulan bölgelere teşvik getirilmelidir.
5-Atanma şartları çalışanlar için kolaylaştırılmalıdır.
6-Disiplin cezaları güncelleştirilerek memuru yıldırma değil kazanım amaçlı hafifletilerek uygulanmalıdır,
7-İş güvencesini zayıflatan veya kaldıran düzenleme olmamalıdır,
8-Eşitlik ve tarafsızlık, Adaletli ücret ilkeleri kanunda yer almalıdır.
9-Memurlar isnat ve iftiralara karşı daha etkin bir şekilde korunmalıdır.
10-Yardımcı Hizmetler Genel İdare Hizmetler sınıfına geçirilmelidir.
11-Sosyal yardımlar ve sosyal haklar yeniden düzenlenmeli ve ayrım olmaksızın tüm kamuyu kapsayacak şekilde sosyal devlet ilkesi doğrultusunda düzenlenmelidir.
12-Ek gösterge ve Vergi adaletsizliği son bulmalıdır.
13-Ek ödemeler emekli maaşı hesaplanmasında dikkate alınmalıdır.
Eğer 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun değişecekse hizmette heyecan arttırmak ve çalışanına değer vermek açısından taleplerimiz dikkate alınmalıdır. Çalışanların temsilcisi sendikalarla diyalog kurulmalı birlikte değerlendirilmelidir. Ancak kamu çalışanlarına ve kamuoyuna yapılacak değişiklik bal şeklinde sunularak iş güvencesinin elinden alınması ile zehire dönüştürülmesini asla kabul edemeyiz.
Şimdi soruyoruz Türkiye’mizin bütün problemleri sıkıntıları bitti de Memurun iş güvencesi mi problem
Oldu.? Eli kolu bağlı memur niye bu kadar suçlu ve hakir görülüyor? Gelecekleri siyaset adamlarının ve siyasete kul olmuş idarecinin insaf ve vicdanlarına kalmış olan gariban memura karşı bu tavrı anlamakta zorlanıyor ve yadırgıyoruz.
Sözde etkin hizmet bahane edilerek memurun kamuoyuna şikâyet edilmesi etik olmadığı gibi, Memurun
sindirilerek baskı altına alınması da medeniyet ölçüsü insan haklarına da aykırıdır. Mevcut 657 SDMK nun hizmete engel olduğu ve iş yapmayan memurlarla ilgili hiçbir işlem yapılamadığı şeklinde açıklama yapılması manidardır. Hâlbuki mevcut kanunda suç işleyen her devlet memuru hakkında disiplin işlemi yapılabildiği gibi suçları tespit edilen memurun Devlet Memurluğundan çıkarılması esasları bulunmaktadır. Buna rağmen toplumun yanıltılması hoş ve hukuki değildir.
Yine etkin hizmet için gündeme taşınan memurlara performans ölçümü getirilmesi dikkat çekicidir..
Getirilmek istenen bu sistemle ilgili olarak “Performansı yüksek memur daha fazla maaş alabilecek. Halen çalışan memurlardan emsallerine göre fazla çalışan personel diğer emsalinden fazla maaş alabilecek. Memurun yıllık performans değerlendirme sonuçlarına göre ücreti Maliye Bakanlığı`nca belirlenecek belli bir performans ödeneğinden karşılanacak. Bu ödeme yılsonunda yapılacak.” Açıklaması yapılmıştır.
Bu performans nasıl ve kim tarafından ölçülecek? Bir kriter getirilecek mi? bu kriterler idarecilerce mi belirlenecek? Yoksa genel olarak Devlet Personel Başkanlığınca mı belirlenecek? Bir muamma olarak performans ölçümü getirilmesi kamuoyuna ilan edilmiştir.
Halen mevcut kanunda memurun performansını ölçmekle ilgili esaslar bulunmaktadır. Bunun adı kariyer ve liyakat esaslarıdır. Memurun performansı (Terfisi) için aranan kıdem ve liyakat ölçülerinin adil uygulanamadığı için ölçülemediği gibi memurdan ayrımcı muameleler sebebiyle verimde alınamamıştır. Yeni bir şey yapılıyormuş gibi bunu kamuoyuna sunmak pek inandırıcı değildir.
Kamu çalışanları olarak daha önce uygulanan sicil notlarının 6 yıl 90 puanın üzerinde olması halinde bir derece verilmesi gibi uygulanacaksa vay memurun başına geleceklere! Geçmiş yıllarda memurlarca; Amirlere verilen hediye, ikram ve gösterilen şirinlikler! sonucu memur ödüllendirilerek memurun performansının ölçülmesi sağlanmıştı.!
Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak daha önce yapılan düzenlemelerden dolayı yaşanan tecrübeler ışığında yanlış hesabın Bağdat’tan döneceğini ifade ettik. Daha önce yine aynı gerekçelerce İdari Yargılama Usulü
kanununda ve birçok idari konuda yapılan düzenlemelerin getirdiği sıkıntılar üzerine mahkemeden döndüğü gibi, memurun iş güvencesini kaldıran düz enlemelerde yargıdan döneceğini hatırlatıyoruz.!
Ey Devlet Yöneticilerimiz!
Bir devlet dairesinde memurlar özgürce düşünce ve girişim güçlerini eyleme koyamıyorlarsa onların hangi yaratıcı yeteneğe ya da beceriye sahip olduklarının fazla önemi yoktur.
Diyanet ve Vakıf Çalışanlarının gerçek sesi ve samimi temsilcisi olarak kimseden çekinmeden samimiyetle SİZİN DERTLERİNİZİ DERT EDİNEREK sesiniz olmaya devam edeceğiz. Aralık 2015
TÜRK DİYANET VAKIF-SEN GENEL MERKEZİ