Merhum Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşımız 12 Mart 1921 tarihinde TBMM’de kabul edildi ve bir daha İstiklal Marşı yazılmamak üzere milletimizin adı oldu.
Okurken, dinlerken tüylerimiz diken diken olan, kan dolaşımımızı hızlandıran İstiklal Marşımızın okunmasının ve anlaşılmasının bugünlerde daha çok ihtiyaç olduğunu söylemek gerekir.
Şanlı ecdadımızın kanlarıyla, canlarıyla emanet ettiği bu vatan topraklarının ebediyete kadar hür ve bağımsız yaşaması için herkese büyük görevler düşmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bölmek, parçalamak ve tarih sahnesinden silmek isteyen güçlere dün ecdadımız Çanakkale başta olmak üzere Sakarya’da Dumlupınar’da nasıl dur demişse, o şanlı ecdadın torunları olarak bizler de aynı iman ve inançla bugün dimdik ayakta olduğumuzu göstermeliyiz.
Emperyalist anlayışlara, köle düzeni getirecek güçlere, sömürge zihniyetli devletlere karşı Türk milleti birlik, beraberlik ve bütünlük içerisinde iman dolu göğsüyle karşı olabilmelidir.
Yüce Allah’ın (cc) “İnsan için ancak çalıştığı vardır” emri ile çok çalışmak, ülkemizi ve milletimizi ileri milletler ve devletler seviyesine ve üzerine çıkarmak her vatandaşın görevidir.
Altında şehitlerin kanları, canları bulunan bu topraklarda bölücülüğe, ayrışmaya, kargaşaya, karmaşaya müsaade edilmemelidir.
Yüce dinimiz İslam birlik, bütünlük ve esenlik dinidir. Müslüman olan Türk milleti birlikten, bütünlükten, huzurdan ve esenlikten yana olmuştur. Ayrışmadan yana olamaz olmamıştır. Her türlü nifak tohumlarına geçit vermeyecek kadar feraset sahibidir.
Kardeşliğimize ve bütünlüğümüze karşı oluşacak anlayışlara karşı, ülkemizin her yanıyla ve her insanıyla yumruk gibi kenetlenmiştir. Şu unutulmamalıdır ki, bu milletin düşmanları dün nasıl hainliklerinde başarılı olamadılarsa, bugün de Yüce Allah’ın (cc) izniyle başarıya ulaşmayacaklardır.
Bir daha yazılmamak üzere emanet edilen İstiklal Marşımızın kabulünün 92. yıldönümünü kutluyor, merhum şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle ve şükranla yadediyoruz.
İstiklâl Marşı