İSTİKLAL MARŞIMIZIN 92`İNCİ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLUYORUZ

12 Mart 2013
İSTİKLAL MARŞIMIZIN 92`İNCİ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLUYORUZ

Merhum Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşımız 12 Mart 1921 tarihinde TBMM’de kabul edildi ve bir daha İstiklal Marşı yazılmamak üzere milletimizin adı oldu.

Okurken, dinlerken tüylerimiz diken diken olan, kan dolaşımımızı hızlandıran İstiklal Marşımızın okunmasının ve anlaşılmasının bugünlerde daha çok ihtiyaç olduğunu söylemek gerekir.

Şanlı ecdadımızın kanlarıyla, canlarıyla emanet ettiği bu vatan topraklarının ebediyete kadar hür ve bağımsız yaşaması için herkese büyük görevler düşmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bölmek, parçalamak ve tarih sahnesinden silmek isteyen güçlere dün ecdadımız Çanakkale başta olmak üzere Sakarya’da Dumlupınar’da nasıl dur demişse, o şanlı ecdadın torunları olarak bizler de aynı iman ve inançla bugün dimdik ayakta olduğumuzu göstermeliyiz.

Emperyalist anlayışlara, köle düzeni getirecek güçlere, sömürge zihniyetli devletlere karşı Türk milleti birlik, beraberlik ve bütünlük içerisinde iman dolu göğsüyle karşı olabilmelidir.

Yüce Allah’ın (cc) “İnsan için ancak çalıştığı vardır” emri ile çok çalışmak, ülkemizi ve milletimizi ileri milletler ve devletler seviyesine ve üzerine çıkarmak her vatandaşın görevidir.

Altında şehitlerin kanları, canları bulunan bu topraklarda bölücülüğe, ayrışmaya, kargaşaya, karmaşaya müsaade edilmemelidir.

Yüce dinimiz İslam birlik, bütünlük ve esenlik dinidir. Müslüman olan Türk milleti birlikten, bütünlükten, huzurdan ve esenlikten yana olmuştur. Ayrışmadan yana olamaz olmamıştır. Her türlü nifak tohumlarına geçit vermeyecek kadar feraset sahibidir.

Kardeşliğimize ve bütünlüğümüze karşı oluşacak anlayışlara karşı, ülkemizin her yanıyla ve her insanıyla yumruk gibi kenetlenmiştir. Şu unutulmamalıdır ki, bu milletin düşmanları dün nasıl hainliklerinde başarılı olamadılarsa, bugün de Yüce Allah’ın (cc) izniyle başarıya ulaşmayacaklardır.

Bir daha yazılmamak üzere emanet edilen İstiklal Marşımızın kabulünün 92. yıldönümünü kutluyor, merhum şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle ve şükranla yadediyoruz.

 

İstiklâl Marşı

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk`a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
`Medeniyet!` dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va`dettiği günler Hakk`ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri `toprak` diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma` bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na`şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk`a tapan milletimin istiklâl!
Bu haberi paylaş: