İZİNLERİN YASAKLANMASI İLE İLGİLİ DAVA AÇTIK

11 Ocak 2014
İZİNLERİN YASAKLANMASI İLE İLGİLİ DAVA AÇTIK

Diyanet İşleri Başkanlığı; 30 Mart 2014 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimleri ile ilgili olarak 31 Mart 2014 tarihine kadar izin verilmeyeceğini duyurmuştu. 

Sendikamız Bunun üzerine 31.12.2013 tarihinde yazı yazarak izinleri kısıtlayan maddenin iptal edilmesini istemişti. Ancak bugüne kadar olumlu bir gelişme olmadığı için, konu yargıya taşınmıştır. 

10.01.2014 tarihinde yürütmenin durdurulması ve iptali için dava açılmıştır. 

Üyelerimize ve bütün çalışanlara duyurulur.

 

  

D A N I Ş T A Y   (  )  D A İ R E S İ   B A Ş K A N L I Ğ I N A

 

       *** Yürütmeyi Durdurma Talebi Vardır ***

 

DAVACI                  :TÜRK DİYANET VAKIF SEN ( 4688 Sayılı Yasa 19/f)

                          

VEKİLİ                    :AV. YÜKSEL EVCİ – AV. NİZAMEDDİN KOCABEY

                                İzmir Caddesi, Fevzi Çakmak 1.Sokak,  No: 7/5 Kızılay/Ankara

 

DAVALI                  :DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI / ANKARA

İSTEMİN ÖZETİ    : Davalı idarenin 17.12.2013 tarih, 2421 sayı ve “2014 Yılı Mahalli İdareler Seçimleri İle İlgili Yasaklar” konulu talimatının “Görevlilerimize zorunlu haller ve haftalık izinler dışında 31 Mart 2014 tarihine kadar izin verilmeyecektir” ibaresini içeren8. Maddesinin açıkça hukuka aykırı olması ve davalı kurum merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan müvekkil sendika üyelerinin telafisi güç ya da imkânsız zararlarına neden olması nazara alınarak, acilen yürütmesinin durdurulmasına ve yargılama sonunda iptaline karar verilmesi dileğidir.

 

T. TARİHİ               :17.12.2013

 

KONUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR:

 

Davalı idare, merkez ve taşra teşkilatlarının tamamına 17.12.2013 tarihinde bir talimat göndermiştir (Ek-1). “2014 Yılı Mahalli İdareler Seçimleri İle İlgili Yasaklar” konulu bu talimatın 8. Maddesinde,“Görevlilerimize zorunlu haller ve haftalık izinler dışında 31 Mart 2014 tarihine kadar izin verilmeyecektirdüzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme açıkça hukuka aykırıdır. Şöyle ki:

 

DAVA KONUSU TALİMAT, ANAYASAYA VE 657 SAYILI YASAYA AYKIRIDIR. YASADA BULUNMAYAN BİR HÜKMÜN DÜZENLEYİCİ İŞLEMLERLE GETİRİLMESİ HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİLDİR.

 

Anayasamızın “Yönetmelikler” başlıklı 124. Maddesinde,Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. hükmü yer almakta,

 

Yine Anayasamızın Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler bölümündeki “Genel ilkeler” başlıklı 128/II. Maddesinde ise,“…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir…”emredici hükmü yer almaktadır.

 

657 sayılı Yasanın “İzin” başlıklı 23. Maddesinde,Devlet memurları, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler.emredici hükmü yer almaktadır.

 

Keza aynı Kanunun 102 ve devamı maddelerinde memurların izinleri ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Yasada yer alan bu düzenlemelerde memurların sahip oldukları izin haklarının bilhassa seçim dönemlerinde kısıtlanabileceği veya yasaklanabileceği şeklinde bir hüküm bulunmadığı ortadadır.

 

Görüldüğü üzere yalnızca kanuni düzenleme ile konabilecek olan bir kural, davalı idare tarafından düzenleyici bir işlem olan talimatla getirilmekte ve çalışanların izin hakkı yasaklanmaktadır.Yasada bulunmayan bir hükmün düzenleyici işlemlerle getirilemeyeceği, düzenleyici işlemlerle Yasa hükmünün daraltılmasının, genişletilmesinin veya ortadan kaldırılmasının hukuken mümkün olmadığı herkesçe bilinen bir gerçektir.

 

Hal böyle iken, davalı idare, Anayasa’ya ve 657 sayılı Yasaya aykırı olarak 3 ay boyunca bütün çalışanlarının izin kullanmalarını yasaklamış ve izin kullanımına kısıtlama getirmiştir. Bu suretle Anayasaya ve Yasaya aykırı davranılmıştır.

 

Yasal düzenleme gerektiren bir konuda düzenleyici bir işlem olan talimatla memurların izin hakkının kaldırılması / yasaklanması Kanunilik ilkesine de aykırıdır.  Çünkü dava konusu işlemin hiçbir yasal dayanağı yoktur. Hatta dava konusu yazıda bahsi geçen 05 Aralık 2013 tarih ve 28842 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan Yüksek Seçim Kurulu Kararında dahi böyle bir yasaklama bulunmamaktadır. Davalı idare yetki aşımında bulunarak yetkisiz işlem tesis etmiştir.

 

İPTALİ İSTENEN İŞLEMDE YER ALAN “ZORUNLU HALLER” KAVRAMI SUBJEKTİF VE BELİRSİZDİR. ALT BİRİMLERDE FARKLI YORUMLARA VE KEYFİLİĞE YOL AÇACAK NİTELİKTEDİR. İŞLEM, HİZMET GEREKLERİNE VE KAMU YARARINA AYKIRIDIR.

 

Düzenleyici işlemlerin en önemli özelliklerinden birisi de, objektif kriterler içermesi ve herkese eşit uygulanabilir olmasıdır. Ancak dava konusu işleme dikkat edildiğinde, yoruma açık, soyut bir kavram olan “zorunlu haller” kavramını içerdiği ve bu zorunlu hallerin neler olduğunun belirsiz olduğu görülmektedir. Bu durum alt birimlerdeki amirler tarafından farklı farklı yorumlara yol açacak ve birçok çalışan gerçekten ihtiyacı olduğu halde izin kullanamayacak, mağdur olacaktır. Hatta şimdiden müvekkil sendika üyeleri tarafından birçok şikayet gelmeye başlamıştır.

 

Düzenleme bu hali ile müvekkil sendika çalışanlarıyla amirlerinin karşı karşıya gelmesine yol açmaktadır. Birçok amir işbu dava konusu talimata dayanarak keyfi uygulamalar yapacak, amirler birisine izin verirken diğerine vermeyecektir. Bu durum hem çalışanların kendi arasında hem de personel ile amirler arasında huzursuzluklara yol açacak ve çalışma barışı zarar görecektir. Bu itibarla keyif uygulamaya açık olan dava konusu işlemde kamu yararı olmadığı gibi, dava konusu işlem hizmet gereklerine de aykırıdır.

 

Zira davalı kurumun, kamu düzeni ve kamu güvenliği ile ilgili bir görev ve sorumluluğu yoktur. Davalı idarenin bilhassa seçim ve benzeri zamanlarda özel bir görevi yoktur. Kamu güvenliğinin sağlanmasına dair görevleri olan bazı kurumlarda dahi izinlerin bu kadar uzun süreli yasaklanması söz konusu değildir. Bu nedenle seçim yasakları ileri sürülerek çalışanların izinlerinin yasaklanması davalı idare bakımından hukuken mümkün değildir.

ACİLEN YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ. GECİKME HALİNDE BU DAVANIN BİR ÖNEMİ KALMAYACAKTIR.

 

Davalı idarenin düzenleyici işlemiyle, hukukun genel ilkelerin, Anayasadaki ve 657 sayılı Kanundaki hükümlerin görmezlikten gelindiği açıkça görülmektedir. Bu düzenleyici işlemde, her türlü keyfiliğin, kişiye göre uygulamaların önü açılmıştır. Bu düzenleyici işlemin iptali istenen maddesinde, tarafsızlık,  eşitlik, objektif kriterler ve belirginlik yer almamaktadır.  Bütün çalışanların izin güvencesi ortadan kaldırılmıştır. Keza dava konusu işlemin hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır. Kanunla düzenleme yapılması gereken bir konuda talimatla düzenleme yapmıştır. Davalı idare yetkisini aşarak memurlarının 3 ay süre ile izin kullanmasını yasaklamıştır. Dava konusu işlemin açıkça Anayasaya ve Yasaya aykırı olduğu kuşkusuzdur.

 

Keza dava konusu düzenleyici işlemin iptali istenen maddesinin uygulanması halinde sadece müvekkil sendika üyeleri değil, davalı idarenin bütün çalışanlarının ileride telafisi güç veya imkânsız zararlarının doğması kuvvetle muhtemeldir.

 

Yasanın yürütmenin durdurulması için aradığı koşullar mevcuttur. İşbu davada Sayın Yüksek Mahkemenizce verilecek kararların etkili olabilmesi ve doğabilecek mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için idarenin savunması beklenmeden acilen yürütmenin durdurulması kararı verilmesi gerektiğine inanmaktayız.

 

DAVA KONUSU İŞLEM ÜLKE ÇAPINDA UYGULANAN BİR İŞLEM OLDUĞUNDAN, DAVA,2575 SAYILI DANIŞTAY KANUNUNUN 24/1-C MADDESİ GEREĞİ YÜKSEK MAHKEMENİZ NEZDİNDE AÇILMIŞTIR.

 

H.SEBEPLER: Anayasa, 657 sayılı Kanun, 2577 sayılı Kanun ve ilgili tüm mevzuat.

DELİLLER    :Her türlü yasal delail.

SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda izah olunan ve Yüksek Mahkemenizce re’sen gözetilecek nedenlerle, Davalı idarenin 17.12.2013 tarih, 2421 sayı ve “2014 Yılı Mahalli İdareler Seçimleri İle İlgili Yasaklar” konulu talimatının “Görevlilerimize zorunlu haller ve haftalık izinler dışında 31 Mart 2014 tarihine kadar izin verilmeyecektir” ibaresini içeren 8. Maddesinin açıkça hukuka aykırı olması ve davalı kurum merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan müvekkil sendika üyelerinin telafisi güç ya da imkânsız zararlarına neden olması nazara alınarak,acilen yürütmesinin durdurulmasına ve yargılama sonunda iptaline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı idareye yüklenmesine karar verilmesini saygıyla dileriz.

 

                                                                      Av. Yüksel EVCİ

 

Ekler   :           Vekâletname ve 8. Maddesinin İptali istenen talimat yazısı sureti

Bu haberi paylaş: