Sendikamızın izinlerin yasaklanmasına dair Yürütmeyi Durdurma talebiyle ilgili açtığı dava Sendikamız lehine sonuçlanmıştır.
İzinlerin iptal kararı Çalışanlarımıza hayırlı olsun.
BAZI SENDİKALAR MAHKEMEYİ BİZ KAZANDIK DİYEREK YANILTICI MESAJLAR ÇEKİYORLAR. DİYANET ÇALIŞANLARININ BU TÜR YANLIŞ HABER VE MESAJLARA İTİBAR ETMEYECEKLERİNİ BİLEREK MAHKEMEYİ TÜRK DİYANET VAKIF SENDİKASININ KAZANDIĞINI BELGESİYLE YAYINLIYORUZ.
İŞTE GERÇEK MAHKEME KARARI
0.jpg)
0.jpg)
Diyanet İşleri Başkanlığı 30 Mart 2014 pazar günü yapılacak Mahalli İdareler seçimleri ile ilgili olarak 31 Mart 2014 tarihine kadar izin verilmeyeceğini duyurmuştu.
Sendikamız bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı yöneticileri nezdinde Müftülüklere gönderilen yazının geri çekilmesi konusunda girişimde bulunmuş, olumlu netice alınamaması üzerine Danıştay 5. Dairesine 10.01.2014 tarih ve 2014/162 nolu dosya ile dava açmıştı.
Danıştay 5. Dairesi konuyla ilgili Sendikamızın itirazını haklı bularak Yürütmeyi Durdurma talebimizi haklı bulmuştur.
Bu kararla izin isteyen Diyanet çalışanları istedikleri zaman kanuni izinlerini herhangi bir kısıtlama olmadan kullanabilecektir.
Türk Diyanet Vakıf Sendikası daima Diyanet Çalışanlarının yanında ve sizlerin sesi olmaya devam edecektir.
T.C.
DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No :2014/162
Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Diyanet ve Vakıf Hizmetleri Kolu Kamu Görevlileri Sendikası
(TÜRK DİYANET VAKIF SEN)
Vekili : Av. Yüksel Evci
İzmir Caddesi Fevzi Çakmak 1. Sokak No:7/5
Çankaya/ ANKARA
Davalı : Diyanet İşleri Başkanlığı – ANKARA
İsteğin Özeti : Davacı Sendika, 17.12.2013 günlü, 2421 sayılı
"2014 Yılı Mahalli İdareler Seçimleri İle İlgili Yasaklar" konulu Talimatın "Görevlilerimize zorunlu haller ve haftalık izinler dışında 31 Mart 2014 tarihine kadar izin verilmeyecektir." şeklindeki 8. maddesinin iptalini ve yürütmesinin durdurulmasını istemektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi : Metin Gökdemir
Düşüncesi : Yürütmenin durdurulması isteminin kabulü gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi`nce, davalı idareye on (10) günlük savunma süresi verilmesine ilişkin 24.1.2014 günlü ara kararımızın aynı gün memur eliyle tebliğine karşın, verilen süre içinde davalı idare tarafından savunma verilmediği görülerek işin gereği düşünüldü:
Dava, 17.12.2013 günlü, 2421 sayılı "2014 Yılı Mahalli İdareler Seçimleri İle ilgili Yasaklar" konulu Diyanet İşleri Başkanlığı Talimatının "Görevlilerimize zorunlu haller ve haftalık izinler dışında 31 Mart 2014 tarihine kadar izin verilmeyecektir." şeklindeki 8. maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "izin" başlıklı 23. maddesinde, Devlet memurlarının, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahip olduktan belirtilmiştir Öte yandan. Devlet memurlarının izinleri 657 sayılı Kanunun IV Kısmının "Çalışma Saatleri, İzinler" başlıklı 5. Bölümünde yer alan 102 ve 108. maddeler arasında düzenlenmiştir. Anılan maddeler uyarınca, Devlet memurlarının izinleri şunlardır; "yıllık izin (102. madde)", "mazeret izni (104. madde)", "hastalık izni (105. madde)", "aylıksız izin (108. madde)", "silah altına alınma durumunda izin (108. maddenin son fıkrası)" ve "sağlık izni (103. maddenin son fıkrası)".
Aday memurluğun ilk bir yılı hariç tüm memurların, yıllık izin hakkı bulunmaktadır. 657 sayılı Kanunun "Yıllık izin" kenar başlıklı 102. maddesinde, Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti bir yıldan on yıla kadar (on yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için otuz gün olarak belirlenmiş; "Yıllık izinlerin kullanılışı" kenar başlıklı 103. maddesinin birinci fıkrasında ise, yıllık izinlerin, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabileceği hükme bağlanmıştır.
Devlet memurlarının yıllık izinlerine ek olarak, zorunlu ve kabul edilebilir mazeretlerine dayalı olarak mazeret izinleri bulunmaktadır. 657 sayılı Kanunun 104. maddesinde düzenlenmiş olan mazeret izinleri iki türdür: Birinci tür mazeret izinlerinin neler olduğu ve süreleri Kanunda belirtilmiş olup, bu izinlerin verilmesinde idarenin takdir yetkisi yoktur. Bunlar 104. maddenin (A) bendinde düzenlenmiş olan analık izni, (B) bendinde düzenlenmiş babalık, evlilik ve ölüm izinleri, (D) bendinde düzenlenmiş olan süt iznidir. İkinci tür mazaret izni ise, 104. Maddenin (C) bendinde düzenlenmiş olup, hangi durumlarda, ne kadar süre izin verilceği idarenin takdirine bırakılmış olan izindir.
Davalı idare, dava konusu talimatın 8. maddesiyle, 31 Mart 2014 tarihine kadar zorunlu haller ve haftalık izinler dışında, personeline yıllık izin ve takdire bağlı mazeret izni verilmeyeceği hususunu teşkilatına duyurmuştur.
657 sayılı Kanunun yıllık izinlerin kullanılış şeklini düzenleyen 103. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yıllık izinlerin amirin uygun bulacağı zamanlarda kullanılabilmesi mümkün olup, ihtiyaca göre toptan veya kısım kısım kullandırılacaktır. Bu düzenleme ile, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi için izin konusunda amirlere takdir yetkisi tanınmıştır. Bu takdir yetkisini kullanan amirlerin, memurların isteklerini de dikkate almak suretiyle yıllık izinlerin hangi zamanlarda ve ne şekilde kullanılacağı, kısım kısım kullanılacak ise kullanma süre ve tarihlerini de belirlemek suretiyle hizmetin aksamasına mahal vermeyecek biçimde bir planlamaya gitmeleri gerekmektedir. Bu planlamanın doğal sonucu olarak, tüm personelin istediği zamanda ve istediği biçimde izin kullanmasına imkan verilmemesi de söz konusu olabilecektir. Ancak, hizmet gerekleri gözetilerek yapılacak planlamanın doğuracağı bu tür kısıtlamaların, hukuka aykırı olmaması ve ilgililerin mağduriyetine sebebiyet vermemesi gerekir.
Kurum amirlerine tanınmış olan bu takdir yetkisinden hareketle, idarenin en üst amiri tarafından, yürütülen kamu hizmetinde zaman zaman meydana gelebilecek olası aksamalar öngörülerek belirli süreyle personelin bir kısmına veya tamamına yıllık izin kullanması hususunda müsaade edilmemesi hizmet gereklerine uygun düşmekle birlikte, idarenin yürüttüğü hizmetle doğrudan ilgili olmayan bir sebepten dolayı yapılacak bu tür kısıtlamaların, 657 sayılı Kanunun 103. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdir yetkisinin aşılması anlamına geleceği ve ilgililere Kanunla tanınan izin hakkının bu şekilde kısıtlanmasının mağduriyetlere sebebiyet vereceği açıktır.
657 sayılı Kanunun 104. maddenin (C) bendi uyarınca verilecek mazeret izinlerinde de idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin çerçevesini yine hizmet gerekleri oluşturmaktadır. Yıllık izinde olduğu gibi bu tür izinde de idarenin bizzat yürüttüğü hizmetle ilgisi olmayan nedenlerle yapılacak kısıtlamalarda aynı sonuçları doğuracaktır.
17.12.2013 günlü, 2421 sayılı Talimat bütünüyle incelendiğinde, 30.3.2014 tarihinde düzenlenecek olan mahalli idareler seçimleriyle ilgili süreçte, Diyanet İşleri Başkanlığının tarafsızlığının korunması için personelin yapması gerekenler ile sakınılması gereken hususlar belirtilmiş olup, bu kapsamda Talimatın dava konusu 8. maddesi ile personelin seçim sürecindeki muhtemel siyasi faaliyetlerinin önüne geçilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı idarenin yürüttüğü hizmetlerle ilgili olmayan bir gerekçeyle, personelin yıllık izin ve mazeret izni hakkının 31.3.2014 tarihine kadar kısıtlanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, dava konusu işlem uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikte olduğundan, telafisi güç zararlara neden olacağı ortadadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının yürütmenin durdurulması isteminin kabulüyle, 17.12.2013 günlü, 2421 sayılı "2014 Yılı Mahalli İdareler Seçimleri İle ilgili Yasaklar" konulu Talimatın 8. maddesinin, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesin 6352 sayılı Kanun ile değişik 2. fıkrası uyarınca yürütmesinin durdurulmasına, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi (7) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu`na itiraz edilebileceğinin taraflara duyurulmasına, 7.2.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Vekili Üye Üye Üye
Günay Esen Bedrettin Resul
ERDEN EROL IŞILDAK ÇOMOĞLU