KOCAELİ ŞUBE BAŞKANI NUMAN UYSAL: SENDİKA ÜYELİĞİ SİYASİ PARTİ ÜYELİĞİ DEĞİLDİR

12 Mayıs 2016
KOCAELİ ŞUBE BAŞKANI NUMAN UYSAL: SENDİKA ÜYELİĞİ SİYASİ PARTİ ÜYELİĞİ DEĞİLDİR

Sendika üyeliği siyasi parti üyeliği değildir

Türk Diyanet Vakıf-Sen Şube Başkanı Numan Uysal, sendika üyeliğinin siyasi parti üyeliği olmadığını vurgulayarak, "Bu algı siyasi baskıdan kaynaklanıyor" dedi

Emeğin Gündemi`nde bu hafta Türk Diyanet Vakıf-Sen Şube Başkanı Numan Uysal ile birlikte din görevlilerinin sorunlarını konuştuk. 26 yıllık din görevlisi olan Numan Uysal, Fethiye Caddesi`nde bulunan Karagöz İş Hanı Mescidi`nin müezzini. Uysal aynı zamanda Türk Diyanet Vakıf-Sen Kocaeli Şubesi`nin iki dönemdir başkanlığını yürütüyor.

 

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

1971 yılında İzmit`te doğdum. Öz ve öz İzmitliyim. 1981 yılında ilkokulu bitirdikten sonra Kuran kursuna gittim. 1989 yılında sınava girerek İzmit`te göreve başladım. O yıldan bu yana 26 yıldır bir fiil görevimin başındayım. İlk görev yerim Bekirdere Başaran Camii idi. Daha sonra ise Karagöz İş Hanı Mescidi`ne atandım. 15 yıldır da burada görev yapmaktayım. Burada cemaatimle çok güzel bir diyalogum var. Yaşadığım toplum içerisinde din görevlisi kimliğimi hiç bir zaman ön planda tutmadım. Büyüklerime kardeş, yaşıtlarıma dost, küçüklerime ağabey oldum. İnsanlarla beşeri ilişkilerde samimiyet her şeyden önce gelir benim için.

 

Türk Diyanet Vakıf-Sen ile yollarınız nasıl kesişti?

Rahmet Camii`nde imam olarak görev yapan ve kendisi çok sevdiğim Şener İnce hocam bir gün beni çağırdı ve artık bayrağı devretmenin zamanının geldiğini söyledi. 2009 yılının eylül ayında bu görev bana tevdi edildi. Bizde temsilcilik olarak aldığımız bu görevi 2010 yılında din görevlisi arkadaşlarımızın çabalarıyla şube düzeyine getirdik. 2009 yılından bu yana Kamu-Sen`e bağlı Türk Diyanet Vakıf-Sen`in başkanlığını yürütüyorum.

 

SAYI TAKINTIMIZ YOK

Türk Diyanet Vakıf-Sen`in Kocaeli`de kaç üyesi var?

Biz Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak öncelikle tüm din görevlilerinin sorunlarına eğilerek yaşanan sorunları çözmek için çaba sarf ediyoruz. Biz sadece Türk Diyanet Vakıf-Sen üyelerinin değil, Türk Diyanet Vakıf-Sen üyesi olmayan din görevlilerinin de sesi olmaya çalışıyoruz. Bizler öncelikle din görevlilerinin sendikaya olan bakışını güven duygusuna dayalı bir şekilde tesis etmek istiyoruz. Hamdolsun bunu da başardık. Kocaeli`de 2 bin 700 civarında din hizmeti sunan görevlinin iyi gününde de kötü gününde yanında olmaya çalışıyoruz. Sendika üye sayısı anlamında pek bir takıntımız yok. Biz mücadelemize sayıyı çoğaltmak olarak bakmıyoruz.

 

Din görevlilerinin üye olabileceği birçok sendika var. Yanlış hatırlamıyorsam bu sayı 19. Sizi diğer sendikalardan ayıran özellik nedir?

Öncelikle biz bir din görevlisiyiz. Hizmet alanımız yanı. Ancak din görevliliğine ve sorumluluğuna bakış açımız farklı. Bizi mutlu eden en önemli özellik herkesle kucaklaşabilmemizdir. Diğer sendika yöneticilerini ve üyelerini de kucaklayabiliyoruz. Sendikal mücadele alanında biz örnek gösterilen bir sendikayız. Herhangi bir sorunu olan din görevlisi sorununu çözmek için kendi üye olduğu sendikasına değil, bize geliyor. Bu da bizi diğer sendikalardan ayıran temel özelliklerimizden bir tanesidir.

 

Sorunlarını çözmek için size gelen diğer sendika üyesi din görevlileri neden Türk Diyanet Vakıf-Sen`e üye olmuyor?

Bunu çok rahatlıkla söyleyebilirim. Bazen eleştiri yapmakta fayda var. Anlamsız bir korku yaşıyor arkadaşlarımız. Bu sendika meselesinin siyasetle alakalı olduğunu düşünüyorlar. Sendikal üyelik demek siyasi anlamda taraf belli etmek demek değildir. Sendika üyeliği siyasi parti üyeliği değildir. Bu olgu halen devam ediyor diyanet camiası içerisinde. Bu sıkıntı da siyasi baskıdan kaynaklanıyor. Kimseyi kötülemek ya da çamur atmak bize ahlaki olarak yakışmaz. Ama her şey ortada.

 

İLİTAM konusunda zamanında çokça tartışmalar yapıldı. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlahiyat Lisant Tamamlama (İLİTAM) projesi 2 yıllık yüksekokul mezunu arkadaşlarımızın 4 yıllık fakülteye geçişini sağlayacak bir projeydi bu. Diyanet-Sen bu konu hakkında çokça açıklama yaptı. Bu işi biz yaptık diyerek gösteriş yaptılar. Ama sonuç hüsranla sonuçlandı. Eğer ben o sendikanın başkanı olsaydım utancımdan insan içine çıkamazdım, ertesi gün istifa ederdim.

 

HERKESE ZORUNLU OLDU

Din görevlilerinin rotasyon konusunda da sıkıntıları var. Sanırım bu sorun da giderek derinleşiyor...

Din görevlilerinin belli bir süre görev yaptığı caminden başka bir camiye naklen atanması konusu bizim yaşadığımız sıkıntıların başında geliyor. Rotasyon ilk önce bulunduğu camide sorun yaşayan din görevlileri için çıkmıştı. Ancak daha sonra bunu bütün herkes için zorunlu hale getirdiler. Biz bu konunun ataması yapılacak din görevlisinin görüşünü alarak yapılması taraftarıyız. Rotasyona bizim bakış açımızla Diyanet`in bakış açısı çok farklı.

 

BAKIŞ AÇISI FARKLI

Çalışma barışını bozacak düzenlemelerin getirilmesi verimliliği olumsuz yönde etkiliyor. Hizmet verimliliğinin artırılması elbette ki çalışma şartlarından geçer. Kamuda idareciler atama usulüyle, STK`larda yöneticiler ise seçim ile belirlenir. Kamuda idareciler üste, STK`larda yöneticiler ise tabana hesap verir.  İşte bu farklılık nedeniyle idareciler ve yöneticiler arasında bakış açısı farklılaşmaktadır. İdareciler ve yöneticilerin bu konuda ortak paydada buluşa bileceği bir çalışma yapılmalıdır.

 

ÖZÜR DİLEMELERİ GEREKİR

Hem İLİTAM konusunda hem de rotasyon konusunda milletin duygularıyla oynadılar. Hiç yakışık alacak bir durum değildi. Çıkıp burada din görevlilerinden ve diğer çalışan arkadaşlarımıza "biz özür diliyoruz" demedikleri müddetçe Diyanet çalışanlarının Diyanet-Sen`e bakış açısının mutlak suretle olumsuz olacağını düşünüyorum. Zaten bir güven problemi var. Üstüne birde bu tür yanlış söylemlerde bulunmaları gerçekten çok üzücü bir durum.

 

MBSTS sınavı nedir? Ne işe yarar?

MBSTS sınavı her şeyde ön plana çıkarılıyor. Örneğin nakil sınavına girecek arkadaşlarımız için MBSTS sınavından aldığı puan göz önünde bulunduruluyor. MBSTS sınavına girmemiş ise hacca bile gidemiyor görevli olarak. Her konuda bu sınav ön plana çıkarılıyor. Yetkinin bizde olduğu dönemde biz bunu bir sıraya koymuştuk. Herkes görev yılına göre sırayla haccını da umresini de ifa etti. Anacak şimdi 25-30 yıl görev yapmış din görevlileri eğer MBSTS sınavına girmemişse hacca gidemiyor. Şuan yetkili sendikanın bu konuda hiç bir mücadelesi yok.

 

Toplumdaki çoğu din görevlisinin hükümete yakın olduğu algısı var. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Bu algı bize zarar verecek bir algı. Bir din görevlisinin herhangi bir siyasi partinin elemanı gibi algılanması hoş bir durum değil. Şunun da altını çizerek özellikle söylüyorum. Diyanet camiası ve bu camianın içinde bulunanların siyaset üstü değil, siyaset dışı bir şekilde görevlerini ifa etmeleri gerekiyor. Eğer siyaset yapacaksak görevi bırakmamız gerekir. İnsanlar siyaset yapmakta özgürdür. Ancak bu diyanet camiası içerisinde olmamalıdır. Biz herhangi bir partinin görevlisi değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin memurlarıyız.

 

BÖLÜCÜLER HARİÇ

Bölücüler hariç bütün siyasi partilerle seviyeli bir şekilde oturup konuşurum. Bütün siyasi partilere mesafemiz aynıdır. Dediğim gibi bölücüler hariç herkesle derdimizi paylaşabiliriz. Bir insan bölücüyse din görevlisi olması bir şeyi değiştirmez. Biz bütünlükten yanayız. Ben namaz kılarken arkamda Ak Partilisi, CHP`lisi, MHP`lisi, SP`lisi, BBP`lisi var... Hangi birini bir birinden ayırabilirim? Hangi birini diğerinden üstün tutabilirim? Hiç birini...

 

İzmit Belediyesi tarafından camilere temizlik hizmeti veriliyor. Bu hizmetlerden memnun musunuz?

Şehrimizdeki camilerimizin ve kuran kurslarımızın bu tür bir hizmetten yaralanması çok önemli bir şey. Bu konuda belediye başkanlarımıza minnettarız. Kendilerine bu hizmetlerinden ötürü teşekkür ediyoruz. Hizmet verilen nokta vatandaşa yansıyan bir noktadır. Dolayısıyla bu hizmet direk vatandaşa gidiyor ve camilerimizin eksikleri ile ilgili bugüne kadar hiç bir sorun yaşamadık. Kendilerine tekrar teşekkür ediyoruz.

 

Müftülüklerden beklentileriniz nelerdir?

Aslı astarı olmayan isimsiz şikayetleri dikkate almasınlar. Sahte isimlerle yapılan şikayetler göz önünde bulunduruluyor. Bu çok yanlış bir uygulama. En büyük sorunlarımızdan bir tanesi de budur. Gerçeğin ortaya çıkması hepimizin menfaatidir. Bu konuda hiç bir sorunumuz yok. Yanlış isimlerle yapılan şikayetler din görevlilerini zorda bırakmaktadır. Bir diğer konu da nakil sınavları ile ilgili. Liyakat ve sadakat değil de ehil ön planla tutulsun. Hizmet, ehil insanlarla yapılınca anlam kazanır. Kula kulluğu teslimiyet ve sadakat sananlarla sorunlar hiç bir zaman aşılmaz. 3 aylar içerisinde bulunuyoruz. Güzel bir zamanda güzel bir röportaj imkanı verdiniz bize. Özellikle teşekkür etmek istiyorum size. Tefekkür mekanizmasını çalıştırmamız gerekiyor. Kendimizi ve hayatımızı muhasebe edelim. Kendimizi sorguya çekelim. Fitre ve zekat vereceğimiz zaman dar gelirli ve asgari ücretle geçimini sağlayanları göz önünde bulunduralım. Yardım yapacağımız zaman ilk önce kendi çevremizden başlayalım.

 

BİRLİĞİMİZ DAİM OLSUN

Manevi bir iklimde bulunduğumuz için Cenab-ı Allah birliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin. Birliğimize beraberliğimize kast edenlere Cenab-ı Allah fırsat vermesin. Kendimizin, neslimizin, evlatlarımızın şu cennet vatanımızda huzur ve kardeşlik içinde yaşamasını Cenab-ı Allah lutf eylesin. Bütün din görevlisi arkadaşlarıma görevlerinde başarılar diliyorum. Aziz Türk Milleti`ne de din görevlisi arkadaşlarımıza göstermiş oldukları yakın ilgili ve teveccüh için kendim ve sendikam adına teşekkür ediyorum.

 

İSLAMİ OLARAK GÖRMÜYORUZ

 

Türkiye, kendisini dindar olarak addeden bir IŞİD terör örgütüyle karşı karşıya. Siz bu konuya nasıl bakıyorsunuz?

Sadece bu örgüt değil, şiddete ve teröre başvuran, faaliyetlerini şiddet ve terör üzerine kuran her türlü faaliyet İslami faaliyetin dışındadır. İslam barış dinidir. İslam kardeşlik dinidir. İslam oturup konuşma ve anlaşma dinidir. İslam esenlik dinidir. Efendimiz aleyhisselam Taif`te dini anlatırken taşlanmıştır, kovulmuştur. Ama çıkıp en ufacık bir beddua kelimesi kullanmamıştır. Kendisine yapılan şiddete şiddetle karşılık vermemiştir. Bizde o yoldan gidiyorsak şiddeti de terörü de reddetmeliyiz. Bizde bu tür örgütleri asla İslami olarak görmüyoruz.

 

Bu haberi paylaş: