KOCAELİ ŞUBE-Bugün camiye, elinizde küçük bir hediye ile gidin

08 Ekim 2011
KOCAELİ ŞUBE-Bugün camiye, elinizde küçük bir hediye ile gidin

Bugün camiye, elinizde küçük bir hediye ile gidin

Bu sütunlarda sık sık rakı-balık muhabbeti okuyup, beni din bilgisinden yoksun, dindar kesimlerden uzak biri olarak tanıyanlar, düşünenler olabilir.

Oysa bu kentte din adamları ile, imamlarla arası en iyi gazetecilerin başında gelirim. İlimizde görev yapan imamlar içinde pek çok dostum vardır. Onları çok sever ve güvenirim. Sık sık ziyarete gelirler. Onların muhabbetinden de büyük keyif alırım, üstelik bilgilenirim.

Geçen gün, değerli dost Türk Diyanet Vakıf Sen Kocaeli Şubesi Başkanı, Fethiye Caddesi’ndeki Karagöz İşhanı’nda bulunan mescidin imamı Numan Uysal, birkaç imam arkadaşı ile ziyarete geldi.

İki kutu börek almışlar. Çaylar benden, kahvaltı yaptık. Uzun uzun sohbet ettik. Siyasetten, kentin ve memleketin halinden söz ettik. Numan Uysal ve arkadaşları, entelektüel birikimi olan, her konuda fikirlerini samimiyetle ifade edebilen bağnazlıktan uzak, çok saygıdeğer din adamlarıdır. Benim yanımda da çok rahat konuşurlar.  İmamların sıkıntılarından da söz edildi. Elbette bunlar aramızda kalacak. Burada yazmam etik olmaz. Bana olan güvenlerini sarsarım.

Ziyarete gelen imam arkadaşlardan, 1-7 Ekim tarihleri arasında Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın kutlandığını öğrendim. Aslında geçtiğimiz yıllarda Camiler ve Din Görevlileri Haftası çok daha ses getiren etkinliklerle kutlanırdı. Bu yıl haftanın başlangıcı hafta sonuna rastlayınca, Camiler ve Din Görevlileri Haftası da biraz sönük başlamış.

İmamlar, din adamları, Türkiye’de çok önemli görev üstlenen insanlardır. Bulundukları bölgede, köylerde, mahallelerde kanaat önderidirler. Doğumundan, ölümüne kadar yaşamlarının her aşamasında insanlara hizmet ederler. Özellikle köy imamları sırdaştır. Cemaatin önderi, başı sıkışanın dostudur.

Bizim toplumumuzda polissiz, jandarmasız köy düşünülebilir de imamsız köy olmaz. Numan Uysal’dan öğrendim. İlimizde 1900 civarında imam ve din adamı kadrolu olarak görev yapıyor. Önemli bir kitle. Artık, yavaş yavaş örgütlenmeye de başladılar. Kocaeli’de imamların örgütlendiği iki büyük sendika şubesi var. Her ilçede Din Görevlileri Derneği şubeleri var.

İmam arkadaşlar, bana yaptıkları nezaket ziyaretinin ardından Emniyet’e, Jandarma’ya ziyarete gideceklerini anlattılar. Bir tanesi şunları söyledi:

“-Bu tablo, bu uygulama ve kutlama biçimi imam olarak benim çok ağırıma gidiyor. Bu hafta Din Görevlileri Haftası. Diğer kurumların temsilcilerinin bizi ziyaret etmesi gerekir. Ama biz çiçeğimizi alıyoruz, kendi haftamızda Vali’yi, Emniyet Müdürünü, Jandarma’yı ziyaret ediyoruz. Oysa, hafta bizim haftamız. Biz Polis Günü’nde de polisi ziyaret edip kutluyoruz, Din Görevlileri Haftasında da çiçeğimizi alıp kendi haftamızı kutlatmak için onlara gidiyoruz. Böyle olmamalı”

Çok haklıydı. Öğretmenler Günü var. Veliler, öğrenciler öğretmenleri hediye almak için çırpınıyor. İl yetkilileri öğretmenler onuruna toplantılar düzenliyor, başarılı olanlara, kıdemi yükselenlere plaketler, ödüller veriliyor.

Avukatlar, doktorlar kendi günlerinde büyük balolar düzenliyor. Yine kıdemli olan meslektaşlar onurlandırılıyor.

Din görevlileri, kendi haftalarında kalkıp, balo düzenleyecek değiller. Topluma, insanlığa verdikleri hizmet karşılığında biraz daha saygı ve önemsenmek bekliyorlar ki, bu da onların en doğal hakkı.

Din görevlilerinin, imamların örgütlendiği sendikaların binaları var. Hepsinden önemlisi, ilimizdeki bütün din görevlilerini temsil eden İl Müftüsü var. En azından Din Görevlileri Haftasında, Vali’nin, Emniyet Müdürü’nün, Baro Başkanı’nın, devlet kurumlarının temsilcilerinin nezaketen İl Müftüsü’nü ziyaret edip, O’nun şahsında Din Görevlilerini kutlamasını bekliyor, istiyorlar.

Özellikle Öğretmenler Günü’nde hediye alıp öğretmenleri kutlamak artık yerleşik bir adet haline gelmiş. İmamlar, Din Görevlileri Haftasında, hizmet ettikleri cemaatin, hiç değilse kendilerine “Allah sizden razı olsun. Gününüz, haftanız kutlu ve mübarek olsun” demesini bekliyorlar.

Kendilerinin böyle bir talebi yok. Benim aklıma geldi ve öneriyorum.. Bugün Cuma namazına giderken-hangi camiye olursa olsun- imam için küçük bir hediye alın. Bir sap karanfil, bir sap gül goncası olabilir. Ya da bir kravat, bir mendil olabilir.

Hediye olmasa da olur. Namaz öncesi ya da namazın bitiminde, cami imamının yanına gidin. Elini sıkın, “Allah sizden razı olsun. İyi ki varsınız. Din Görevlileri Haftanız kutlu olsun” deyin..

Din görevlileri halkın maneviyatını yükseltmek için var. Onların da maneviyatını toplumun yükseltmesi gerekiyor. Zor iş yapıyorlar. Üstelik düşük maaşla, yaşam boyunca kendilerini pek çok alanda sınırlayarak, topluma örnek olmak baskısı altında  çok önemli bir iş yapıyorlar.

1-7 Ekim tarihleri arası “Camiler ve Din Görevlileri Haftası”dır. İmamlar,  bu hafta nedeniyle, toplumdan biraz daha saygı ve sevgi görmek istiyorlar. Bu saygı ve sevginin yüzlerine ifade edilmesini, maneviyatlarının yükseltilmesini bekliyorlar.

Bugün, mübarek Cuma.. Cuma namazı için camiye gittiğinizde, imamın da  Din Görevlileri Haftasını mutlaka kutlayın.. Hatta bu hafta nedeniyle, cemaati olduğunuz caminin imamına çok küçük bir hediye de götürüp verirseniz, inanın çok mutlu olacaktır. Bu küçük jestleri din görevlilerinden esirgemememiz gerekiyor.

Bu haberi paylaş: