KURUM İDARE KURULU TOPLANTISI ALDATMACASI
İNSAN HER İŞE BAŞLARKEN BİLGİ İLE BAŞLAR, AKIL İLE SONA ERDİRİR.
Yusuf Has- Hacip
Sendikaların görevi; Kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek ve bu çerçevede Kamu İşveren heyeti (hükümet) ile Toplu sözleşmeye katılıp, memur adına taraf olmak, pazarlık yapıp mali ve sosyal haklarını geliştirmek, Kamu Personeli Danışma Kurulunda; kamu personel mevzuatının ve kamu yönetim uygulamalarının değerlendirilmesi, yönetime katılımın sağlanması ve kamu yönetiminin karşılaştığı sorunlara çözümler geliştirilmesi, Kurum İdare Kurullarında; çalışma şartları ve kanunların eşit uygulanıp uygulanmadığı konularında, yetkililere görüş ve önerileri sunup kararlar almak üzere toplantılara temsilci göndermek ve bu toplantıların zamanında yapılmasını takip etmesi görevlerindendir.
4688 Sayılı kanunla sağlanan bu imkânların sendikal faaliyetleri yürüten temsilcilerce zamanında, yerinde ve iyi kullanılmaması halinde sendikal mücadele anlamını ve etkisini yitirmektedir.
UCUZ İNSANLARIN ÜSTÜNE KURULAN HAYALLER, SİZE PAHALIYA PATLAR...
Görevi memurun haklarını korumak ve geliştirmek, sıkıntılarını gidermek için mücadele vermek olan ve memur tarafından en çok üyeye sahip olunarak yetkilendirilen Dinayet-sen isimli sözde sendika, dedikodu üreterek, siyaset ve idareye her halükarda teslim olarak çalışanları ötekileştirme meziyetleri ile sendikacılık yaptığını zannetmektedir. Etik sözleşmesi ve Mobbing genelgesine aykırı davranışları ile bazı amirleri ve çalışanları baskı ve taciz etme pervasızlığını sürdürmektedir. Sendikacı kılığındaki bu aciz ve düşkün anlayışın memura verebileceği bir şey de yoktur. Deniz artık bitmiştir.
DİYANET YETKİLİ SENDİKAYI NE KADAR DİKKATE ALIYOR?
SENDİKA (DİNAYET-SEN) ÇALIŞANI VE İŞİNİ NE KADAR CİDDİYE ALIYOR?
Kanuni ve sendikal zorunluluğa rağmen sendikal işlemler angarya olarak ve ciddiye alınmadan formalite yerine gelsin kabilinden yürütülmektedir. At sahibine göre kişnemektedir.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 22. Maddesinde ve bu Kanuna dayalı Sendikal faaliyetlerle ilgili çalışma usul ve esaslarına ilişkin yönetmeliğin 14. maddesinde; Nisan ve Ekim aylarında yapılması gereken Kurum idare kurulu toplantıları maalesef zamanında yapılamadığı gibi amacı doğrultusunda gerçekleşmemektedir. En son Nisan 2015 ayında yapıldığı kâğıt üstünde görülen toplantı ve alınan kararların Diyanet İşleri Başkanlığınca 30.06.2015 tarih ve 29164 sayılı yazı ile gönderilerek 02 Temmuz 2015 tarihinde sendikalara ulaştırılmıştır.
Buradan şu çıkmaktadır. Kurum sendikayı dikkate almıyor, Sendikada (Dinayet-sen) Üye sayısının çokluğu ile övünüp, yetki ve üye konusunda bir endişe duymadığından, dikkate alınmama tavrını da içine sindirerek çalışanı ve işini ciddiye almıyor. Sendikaca ve temsilcilerince somut olmayan ve belgeye dayanmayan şunu yaptık bunu yaptık masalları ile farklı ve yalan söylemlerle Diyanet çalışanı aldatılırken, kurum yetkililerinin önünde sus pus ve teslimiyetle vaziyet idare edilmektedir. Bir filim fırıldak sürüp gitmekte Diyanet çalışanları da bu rezilliği seyretmektedir.
Feraset ve Basiret sahibi olmak, emaneti korumak önemli bir meziyettir. İtibarını ve şahsiyetini önemseyenler için de İtibar en büyük zenginliktir. Dinayet-senin en büyük itibarı hiçbir gayret ve çaba sarf etmeden dedikodu ve tezviratla siyasete ve idareye payanda olarak, şantaj ve baskı ile zillet içinde çok üyeye sahip olmalarıdır. Memurun hakkı korunacağı ve savunulacağı yerde hükümetin ve siyasetin savunuculuğuna soyunulmuştur. Kurum çalışanın anası ağlamış, çalışma hayatında ve yuvasında huzur kalmamış, görevli ezilmiş mağdur edilmiş, hakları hükümetçe ve idarece gasp edilmiş hiç ama hiç umurunda bile değil.
Sesi çıkıyor mu ?!
Bir tepkisi var mı?!
İtirazı var mı?!
Bunu gören, duyan var mı?!
Yok! Yok! Yok. !
Zira ortada Memur-sen ve Dinayet-sen isimli yetkili bir sendika da yok.
Gecikmiş ve geciktirilmiş Kurum İdare Kurulu toplantısı kararlarına baktığımızda ciddiye alınacak bir husus da göremiyoruz.
-Adaletsiz Rotasyon uygulaması ile Din hizmetine katkı ve heyecan vermediği görüldüğü halde yanlıştan dönülmesi yerine rotasyon hükümlerinin yeniden değerlendirilmesinin talep edilmesi sendikal acizliktir.
-Diyanet camiası ve Sendikamız; Eziyet ve huzursuzluk getiren Rotasyonun ertelenmesini değil kaldırılmasını beklemektedir.
-Rotasyonun ertelenmesi kim ne derse desin seçimler ve siyaset sebebiyle gerçekleşmiştir. Siyasete bu kadar kendini kaptıran Diyanet yönetimi kurumun saygınlığına gölge düşürmektedir.
-Sözde sendikanın daha önce çıkartılan yönetmelikleri ve rotasyonu yargıya taşımadığı halde taşımış numarasına yattığı gibi, dikkate almama ve siyaset sebebiyle vaktinde yapılamayan ve duyurusu geciktirilen kurum idare kurulu kararından durumdan prim kapma anlayışına girmesi büyük bir zillettir. Ayrıca Diyanetle anlaşmalı mesaj çekme uyanıklığında bulunarak Diyanet çalışanlarını aldatmanın, kör bakışın ve samimiyetsizliğin net görüntüsüdür.
Kurum İdare Kurulu toplantısının amacı; kamu görevlilerinin çalışma koşulları ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanması konularında görüş bildirmek olmasına rağmen KİK toplantı metninde;
- Çalışma hayatında karşılaşılan tayin sıkıntıları,
- Rotasyon ve MBSTS eziyeti,
- Etik sözleşmesine ve Mobbing genelgesine aykırı insan onurunu incitici davranışlarda bulunan amir ve sendikacı konumundaki kişilere karşı yapılması gereken hukuki ve idari yaptırımlar,
- Dernek Başkanı ve Muhtar baskısı ile ilgili Hukuki tedbir alınması ve bunları engelleyici yazı yazılması,
- Yıllarını bu kuruma vermiş görevlilerin Hac ve umre görevlendirmelerinden yararlandırılmaması,
- Soruşturma ve Disiplin işlemlerinde Muhakkik ve amirlerin katılığı ve empatisizliği yer almamıştır.
Bu sendikal anlayış (Dinayet-sen) 12 yıldır yetkili olup katıldığı kurum idare kurullarında aldığını iddia ettiği kararlar ile ilgili bir yazı dahi yazdıramamıştır.!
VARLIĞI BİR ŞEY KAZANDIRMAYAN İNSANLARIN YOKLUĞU BİR ŞEY KAYBETTİRMEZ.
Değerli Diyanet ve Vakıf çalışanları; Sizi 4688 S.K.un 22. maddesi uyarınca kurumlarınızda temsil eden sözde sendikanın imzaladığı Kurum İdare Kurulu kararlarına bir bakın!!
Sizin için ne talepte bulunmuş bu güne kadar neyi gerçekleştirmiş. Sizi 12 yıldır aldatan bu aciz anlayışa bir cevabınız olmalı değilmi?
Değerli Diyanet ve Vakıf çalışanları; Artık sizin de kararlarınızı gözden geçirmenizin zamanı gelmiştir. Tavırsızlığı ve teslimiyeti ile seni aldatan sözde sendikalara yeter demelisin.
Aldatanın aldatmasına aldananların şikâyet etme hakkı yoktur. Unutma zararın neresinden dönersen senin için kardır.
“MAL CİMRİLERDE, SİLAH KORKAKLARDA, KARAR DA ZAYIFLARDA OLURSA
İŞLER BOZULUR.” Hz. Ebubekir
Memurun haklarını korumak ve geliştirmek bir yana Memuru temsil adına irade gösteremeyip hükümete teslim olma zilleti ile Memura hak kaybı yaşatan Memur-sen ve bağlı sendikalar kurumlarda büyük sıkıntılar ve hayal kırıklığı yaşatmaktadırlar. Bundan Diyanet ve Vakıf hizmet kolunda çalışanlarda nasibini almaktadır.
Memurun lehine duruş ve tavır alamayan,tepki veremeyen, memurun hakkını peşkeş çekerek iki yılına çalan hükümet karşısında dili tutulan, sözde yetkili aciz konfederasyon (memur-senin) ne acıdır ki 2016-2017 yılları için Kamu çalışanları adına yapılacak Toplu sözleşme de memuru temsil edecek olmasıdır.!
Tüm bu olumsuzluklara rağmen tüm kamu çalışanlarının, Diyanet ve Vakıf çalışanlarının yılmayan ve teslim olmayan gür sesiniz Türk Diyanet Vakıf-sen ve Türkiye Kamu-sen olarak haklarınızın takipçisi ve savunucusu olmakta kararlıyız.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 10.07.2015
TÜRK DİYANET VAKIF-SEN GENEL MERKEZİ