KUTLU DOĞUM HAFTASI HAYIRLARA VE SAMİMİYETLE BİRLİKTE
HUZUR İÇİNDE YAŞAMAYA VESİLE OLSUN
Âlemlere rahmet,
şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilen, ahlakıyla bütün insanlığa
önder ve rehber kılınan, başımızın tacı gönüllerimizin sultanı Fahri Kâinat
Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) in dünyayı şereflendirişi Diyanet İşleri
Başkanlığımızın mihmandarlığı ile her yıl Nisan ayında kutlu doğum haftası
olarak “kutlanmaktadır. Kutlu doğum haftasının Türk Milleti ve İslam âlemi
için hayırlara, güzelliklere ve uyanışa ve birlikte yaşama şuuruna vesile
olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ederiz.
Hazreti Peygamberin
doğumu, yaşadığı hayatı, şahsiyeti, insani ilişkileri ve toplum haklarına
göstermiş olduğu saygı ile insanlık ve İslam dünyası nezdinde Cenabı Allah’ın
buyurduğu gibi pek güzel bir örnek ve önder olmuştur. İnsani değerleri
savunmasındaki samimiyeti ve gayreti ile de insanlık tarihine damgasını
vurmuştur. Huzura, mutluluğa ve başarıya ulaşmak için Hazreti Peygamberden
alınacak pek çok örnek vardır.
Cenabı Allah Yüce
Kitabında “Bir kimse peygamber’e itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur.” (
Nisa-80) “Peygamber, nefsin arzusuna uyarak söz söylemez; onun söylediği söz,
kendisine vahyedilenden başka bir şey değildir.” (Necm- 3-4) “Allah ve melekleri
peygambere salavat getirirler. Hep rahmet, övgü ve iltifat ile anarlar. Ey iman
edenler, siz de ona salavat getirin, onu dua ve saygıyla, salâtü selâm ile
anın, tam bir teslimiyetle ona bağlanın, onu selâmlayın, ona selâmet
dileyin.(Ahzap-56) buyurarak Sevgili Peygamberimizin örnek ve önder olarak
alınmasını tüm insanlığa emretmiştir.
Hz. Muhammed (AS)
insanlık onur ve şerefinin hiçe sayıldığı, güçlünün hakim olduğu, zulmün normal
bir davranış sayıldığı, kadınların bir eşya gibi değerlendirildiği, mal ve can
emniyetinin bulunmadığı, fukara ve gurebanın adam yerine konulmadığı bir
topluma gelmesiyle getirmiş olduğu mesajın önem ve ehemmiyeti daha büyük bir
anlam ve mana taşımaktadır.
Hz. Muhammed
(AS) ın “Örnek ve Önderliği” dikkate alındığı, tavsiyeleri tutulduğu ve
yolu (sünneti) takip edildiği sürece daha büyük bir değer ifade edecek ve
mesajının yerine ulaştığı anlaşılacaktır.
Allahın yarattığı en şerefli varlık insanın birbirleri ile davranışlarında
bir ölçü olmaması sıkıntı meydana getirmektedir. Günümüzde insanların konum ve
statülerini korumak için ve nefislerini tatmin etmek için yaptığı haksızlıklar,
aşındırılan değerler sebebiyle izzet ve edebe gölge düşmüş ahlaka mugayir
davranışlar huzursuzluk ve karmaşa getirmiştir. Aynı inanca sahip insanların bile dünyevi
ihtiras ve benlikleri birbirlerini boğazlama noktasına ulaşmıştır. Diyanet İşleri
Başkanlığımızca her yıl kutlanan kutlu doğum haftasın da bir tema
belirlenmektedir. Bu yılın teması
‘Birlikte Yaşama’ olarak belirlenmiştir. Birlikte yaşamak fedakârlık ve
tahammülü gerektirir. Söz ile gerçekleşmiyor. Bunun için Hz. Peygamberin
getirdiği mesajla bu temanın anlamı uyuşmalıdır. Müslümanlar arasında yaşanan vahşeti üzüntü
ile izliyoruz. Ülkemizde de insanlarımız
izlenen siyasetlerden dolayı cami cemaatinin bile birbirlerini ötekileştirdiği
ilişkilerin kopma noktasına geldiğine üzüntü ile şahit oluyoruz.
Kutlu doğum haftası olarak kutladığımız şu günlerde
Hz. Peygamberin getirdiği kutlu mesaja bu gün daha fazla kulak vermeğe ve hayatımızda
uygulamaya muhtaç ve mecburuz.
Hz. Peygamber getirdiği
mesajda;
İnsanları: Allah’a,
ailesine, Müslümanlara ve içerisinde yaşadığı topluluğa karşı, sorumluluklarını
yerine getiren, kendisinin ve başkalarının hukukuna riayet eden fertlerden
oluşturduğu, mal, can, ırz ve namus gibi mukaddes duygulara saygılı, ahde vefa
gösteren, kibirden, yalandan, iftiradan uzak, kimsenin zülüm yapmadığı ve zülüm
görmediği,
Hz. Peygamber,
toplumu; iyiliği yaygınlaştırıp, kötülüklerin engellendiği, eşitlik, hak,
adalet ve hürriyet prensipleri üzerine kurulan ve kardeşliğin, birlik ve
barışın hakim olduğu, anarşi, fitne, kin ve düşmanlık tohumlarının atılmasına
dahi imkan verilmeyen, kimsenin aşağılanmadığı, insanların iman, ibadet, ve
ahlak çizgisinde değerlendirildiği,
Hz. Peygamber
risaleti boyunca; dini, siyasi, iktisadi, hukuki ve içtimai açıdan İslami
prensiplere ve sorumluluk anlayışına dayalı bir toplum meydana getirme ferd ve
devlet arasındaki ilişkiyi temin etme, şuur ve dinamizm dolu, ahlaki
faziletlere sahip, sevinçlerin ve üzüntülerin birlikte paylaşıldığı, fertler
arasında dayanışma ve dostluğun hakim olduğu,
Bir anlayışa gerçek
huzura davet etmiştir.
Türk Milleti
sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) e çok büyük sevgi ve saygı
duymuştur. Hayatına da bu sevgiyi yerleştirmiştir. Bu sevgi aşka dönüşmüş ve
sevgi atmosferi oluşturmuştur.
Vatanımızı,
milletimizi, dinimizi, namus ve iffetimizi, malımızı, mülkümüzü koruyan
askerimize iman ve kahramanlık sembolü olarak onun adına MEHMETÇİK unvanı vermiştir.
Asker kışlasına Peygamber ocağı denilmiştir.
Nakib-ul Eşraf
Kurumu kurulmuş Hz. Peygamber soyundan gelen seyyid ve şeriflerin tespiti,
onların ihtiyaçlarının temini bu müessese ile sağlanmıştır. Onlara sevgi ve saygı
gösterilmiş korunmuş ve himaye edilmiştir.
Ayrıca Hz.
Peygamberin Mehmet, Ahmet, Mahmut ve Mustafa gibi isimleri ile çocuklarının
Zeynep, Rukiye, Ümmi Gülsüm, Fatma, Kasım, İbrahim isimlerini
Peygamberine hürmeten milletimiz çocuklarına isim olarak vermiş ve
hayatına yerleştirmiştir.
Kutlu doğum
vesilesiyle sevgi ve saygıyla andığımız Hz..Muhammed (AS); en mükemmel önder,
en güvenilir örnektir. Hangi iş ve meslekten olursak olalım her insan, Onun
hayatında kendisi için çok mükemmel örnekler bulacaktır. Kutlu doğumdan feyz ve
nasib alma dilek ve duasıyla. Kutlu doğumun hayırlara, gafletten uyanışa Milli
birlik ve bütünlüğümüze vesile olmasını Cenabı Allah’tan diler saygılarımızı
sunarız.
Salat ve Selam
O’na, Ehli beytine, Ashabına ve yolunda olanlara olsun. 11.04.2015
TÜRK DİYANET VAKIF-SEN
GENEL MERKEZİ