KUTLU DOĞUM HAFTASI HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU

18 Nisan 2017

KUTLU DOĞUM HAFTASI HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU

Âlemlere rahmet, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilen, ahlakıyla bütün insanlığa önder ve rehber kılınan, başımızın tacı gönüllerimizin sultanı Fahri Kâinat Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) in dünyayı şereflendirilişi Diyanet İşleri Başkanlığımızın belirlediği
Hz. Peygamber ve Güven Toplumu” temasıyla
kutlanmaktadır. 

Kutlu doğum haftasının Türk Milleti ve İslam âlemi için hayırlara, güzelliklere ve uyanışa ve birlikte yaşama şuuruna vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ederiz.

Hazreti Peygamberin doğumu, yaşadığı hayatı, şahsiyeti, insani ilişkileri ve toplum haklarına göstermiş olduğu saygı ile insanlık ve İslam dünyası nezdinde Cenabı Allah’ın buyurduğu gibi pek güzel bir örnek ve önder olmuştur. İnsani değerleri savunmasındaki samimiyeti ve gayreti ile de insanlık tarihine damgasını vurmuştur. Huzura, mutluluğa ve başarıya ulaşmak için Hazreti Peygamberden alınacak pek çok örnek vardır.

Ey iman edenler, siz de ona salavat getirin, onu dua ve saygıyla, salâtü selâm ile anın, tam bir teslimiyetle ona bağlanın, onu selâmlayın, ona selâmet dileyin.(Ahzap-56) buyurarak Sevgili Peygamberimizin örnek ve önder olarak alınmasını tüm insanlığa emretmiştir.

Hz. Peygamber (sav) in nübüvvetten önceki sıfatı “el-Emin” idi. El Emin, inanılan, güvenilen ve itibar edilen kişi anlamına gelmektedir.  Kendisine güven duyulan ve insanlara güven veren kişi.. Daha 25 yaşında iken bu sıfat ile tanınan Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), o dönemde meydana gelen bir takım olumsuzluklara rağmen üstün ahlakı, doğruluğu, dürüstlüğü ve güvenilirliği ile bütün toplumun güvenini kazanmıştır. Mekkeliler kimseye emanet edemedikleri değerli eşyalarını güven veren Muhammed ül-Emin’e teslim etmişlerdir.

Hz. Peygamber (sav) ümmetine iki şeyi emanet olarak bıraktığını bildirmektedir:

Size iki şey emanet olarak bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe asla yolunuzu şaşırmayacaksınız. Bunlar Allah’ın Kitabı (K.Kerim) ve Resulünün sünnetidir.”   Muvatta, Kader,3.

Ey İman edenler! Allah’a ve Peygamberine hainlik etmeyiniz ki bile bile kendi emanetlerinize hıyanet etmiş olmayasınız.” Enfal su. 27.

Gerçekten Hz. Peygamber söz ve davranışlarıyla Risalet öncesi ve sonrası hayatında farklı bir hayat tarzı takip etmemiştir. Peygamber olmadan önce hayatındaki söz ve davranışları, Risalet’le birlikte getirdiği prensiplere asla tezat teşkil etmemiştir.

 Peygamber (sav) gerçek Müslüman ve Mümini tarif ederken, “Müslüman, elinden ve dilinden diğer insanların emin olduğu (güvende olduğu) kimsedir. Mümin ise, insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kimsedir” buyurmuştur. 

Mümin veya Müslüman, Allah`a inanan, O’na güvenen ve herkese güven veren demektir. Mümin; sadakat, vefa, emanet, güven ve sorumluluk abidesidir.

Hz. Muhammed (AS) insanlık onur ve şerefinin hiçe sayıldığı, güçlünün hâkim olduğu, zulmün normal bir davranış sayıldığı, kadınların bir eşya gibi değerlendirildiği, mal ve can emniyetinin bulunmadığı,  Fakir ve fukaranın adam yerine konulmadığı bir topluma gelmesiyle getirmiş olduğu mesajın önem ve ehemmiyeti daha büyük bir anlam ve mana taşımaktadır.

Hz. Muhammed  (AS) ın “Örnek ve Önderliği”  dikkate alındığı, tavsiyeleri tutulduğu ve yolu (sünneti) takip edildiği sürece daha büyük bir değer ifade edecek ve mesajının yerine ulaştığı anlaşılacaktır.  

Allah’ın yarattığı en şerefli varlık insanın birbirleri ile davranışlarında bir ölçü olmaması sıkıntı meydana getirmektedir.

Kutlu doğum haftası olarak kutladığımız şu günlerde Hz. Peygamberin getirdiği kutlu mesaja bu gün daha fazla kulak vermeğe ve hayatımızda uygulamaya muhtaç ve mecburuz.


Hz. Peygamber getirdiği mesajda;

İnsanları: Allah’a, ailesine, Müslümanlara ve içerisinde yaşadığı topluluğa karşı, sorumluluklarını yerine getiren, kendisinin ve başkalarının hukukuna riayet eden fertlerden oluşturduğu, mal, can, ırz ve namus gibi mukaddes duygulara saygılı, ahde vefa gösteren, kibirden, yalandan, iftiradan uzak, kimsenin zülüm yapmadığı ve zülüm görmediği,

Hz. Peygamber, toplumu; iyiliği yaygınlaştırıp, kötülüklerin engellendiği, eşitlik, hak, adalet ve hürriyet prensipleri üzerine kurulan ve kardeşliğin, birlik ve barışın hâkim olduğu, anarşi, fitne, kin ve düşmanlık tohumlarının atılmasına dahi imkan verilmeyen, kimsenin aşağılanmadığı, insanların iman, ibadet, ve ahlak çizgisinde değerlendirildiği,  Bir anlayışa gerçek huzura davet etmiştir.  
  

Türk Milleti sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed  (SAV) e çok büyük sevgi ve saygı duymuştur. Hayatına da bu sevgiyi yerleştirmiştir. Bu sevgi aşka dönüşmüş ve sevgi atmosferi oluşturmuştur.

Vatanımızı, milletimizi, dinimizi, namus ve iffetimizi, malımızı, mülkümüzü koruyan askerimize iman ve kahramanlık sembolü olarak onun adına MEHMETÇİK unvanı vermiştir.  Asker kışlasına Peygamber ocağı denilmiştir.

Kutlu doğum vesilesiyle sevgi ve saygıyla andığımız Hz. Muhammed (AS); en mükemmel önder, en güvenilir örnektir. Hangi iş ve meslekten olursak olalım her insan, Onun hayatında kendisi için çok mükemmel örnekler bulacaktır. Kutlu doğumdan feyz ve nasip alma dilek ve duasıyla. Kutlu doğumun hayırlara, gafletten uyanışa Milli birlik ve bütünlüğümüze vesile olmasını Cenabı Allah’tan diler saygılarımızı sunarız.

Salat ve Selam O’na, Ehli beytine, Ashabına ve yolunda olanlara olsun.
18.04.2017

TÜRK DİYANET VAKIF-SEN

GENEL MERKEZİ

 

 

Bu haberi paylaş: