KUTLU
DOĞUM HAFTASI HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU
Âlemlere rahmet, şahit, müjdeleyici
ve uyarıcı olarak gönderilen, ahlakıyla bütün insanlığa önder ve rehber
kılınan, başımızın tacı gönüllerimizin sultanı Fahri Kâinat Efendimiz Hz.
Muhammed Mustafa (SAV) in dünyayı şereflendirilişi Diyanet İşleri
Başkanlığımızın belirlediği “Hz. Peygamber ve Güven Toplumu” temasıyla
kutlanmaktadır.
Kutlu
doğum haftasının Türk Milleti ve İslam âlemi için hayırlara, güzelliklere ve
uyanışa ve birlikte yaşama şuuruna vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz
ederiz.
Hazreti
Peygamberin doğumu, yaşadığı hayatı, şahsiyeti, insani ilişkileri ve toplum
haklarına göstermiş olduğu saygı ile insanlık ve İslam dünyası nezdinde Cenabı
Allah’ın buyurduğu gibi pek güzel bir örnek ve önder olmuştur. İnsani değerleri
savunmasındaki samimiyeti ve gayreti ile de insanlık tarihine damgasını
vurmuştur. Huzura, mutluluğa ve başarıya ulaşmak için Hazreti Peygamberden
alınacak pek çok örnek vardır.
Ey
iman edenler, siz de ona salavat getirin, onu dua ve saygıyla, salâtü selâm ile
anın, tam bir teslimiyetle ona bağlanın, onu selâmlayın, ona selâmet
dileyin.(Ahzap-56) buyurarak Sevgili Peygamberimizin örnek ve önder olarak
alınmasını tüm insanlığa emretmiştir.
Hz. Peygamber (sav) in nübüvvetten önceki sıfatı “el-Emin” idi.
El Emin, inanılan, güvenilen ve itibar edilen kişi anlamına gelmektedir.
Kendisine güven duyulan ve insanlara güven veren kişi.. Daha 25 yaşında
iken bu sıfat ile tanınan Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), o dönemde meydana
gelen bir takım olumsuzluklara rağmen üstün ahlakı, doğruluğu, dürüstlüğü ve güvenilirliği ile bütün toplumun güvenini kazanmıştır. Mekkeliler kimseye
emanet edemedikleri değerli eşyalarını güven veren Muhammed ül-Emin’e teslim
etmişlerdir.
Hz. Peygamber (sav) ümmetine iki şeyi emanet olarak bıraktığını
bildirmektedir:
“Size iki şey emanet olarak bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe asla
yolunuzu şaşırmayacaksınız. Bunlar Allah’ın Kitabı (K.Kerim) ve Resulünün
sünnetidir.” Muvatta, Kader,3.
“Ey İman edenler! Allah’a ve Peygamberine hainlik etmeyiniz ki bile bile
kendi emanetlerinize hıyanet etmiş olmayasınız.” Enfal
su. 27.
Gerçekten Hz. Peygamber söz ve davranışlarıyla Risalet öncesi ve sonrası hayatında
farklı bir hayat tarzı takip etmemiştir. Peygamber olmadan önce hayatındaki söz
ve davranışları, Risalet’le birlikte getirdiği prensiplere asla tezat teşkil
etmemiştir.
Peygamber (sav) gerçek Müslüman ve Mümini tarif ederken, “Müslüman,
elinden ve dilinden diğer insanların emin olduğu (güvende olduğu) kimsedir.
Mümin ise, insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği
kimsedir” buyurmuştur.
Mümin veya Müslüman, Allah`a inanan, O’na güvenen ve herkese güven veren
demektir. Mümin; sadakat, vefa, emanet, güven ve sorumluluk abidesidir.
Hz.
Muhammed (AS) insanlık onur ve şerefinin hiçe sayıldığı, güçlünün hâkim olduğu,
zulmün normal bir davranış sayıldığı, kadınların bir eşya gibi
değerlendirildiği, mal ve can emniyetinin bulunmadığı, Fakir ve fukaranın
adam yerine konulmadığı bir topluma gelmesiyle getirmiş olduğu mesajın önem ve
ehemmiyeti daha büyük bir anlam ve mana taşımaktadır.
Hz.
Muhammed (AS) ın “Örnek ve Önderliği” dikkate alındığı, tavsiyeleri
tutulduğu ve yolu (sünneti) takip edildiği sürece daha büyük bir değer ifade
edecek ve mesajının yerine ulaştığı anlaşılacaktır.
Allah’ın yarattığı en şerefli varlık insanın
birbirleri ile davranışlarında bir ölçü olmaması sıkıntı meydana getirmektedir.
Kutlu
doğum haftası olarak kutladığımız şu günlerde Hz. Peygamberin getirdiği kutlu
mesaja bu gün daha fazla kulak vermeğe ve hayatımızda uygulamaya muhtaç ve
mecburuz.
Hz.
Peygamber getirdiği mesajda;
İnsanları:
Allah’a, ailesine, Müslümanlara ve içerisinde yaşadığı topluluğa karşı,
sorumluluklarını yerine getiren, kendisinin ve başkalarının hukukuna riayet
eden fertlerden oluşturduğu, mal, can, ırz ve namus gibi mukaddes duygulara
saygılı, ahde vefa gösteren, kibirden, yalandan, iftiradan uzak, kimsenin zülüm
yapmadığı ve zülüm görmediği,
Hz.
Peygamber, toplumu; iyiliği yaygınlaştırıp, kötülüklerin engellendiği, eşitlik,
hak, adalet ve hürriyet prensipleri üzerine kurulan ve kardeşliğin, birlik ve
barışın hâkim olduğu, anarşi, fitne, kin ve düşmanlık tohumlarının atılmasına
dahi imkan verilmeyen, kimsenin aşağılanmadığı, insanların iman, ibadet, ve
ahlak çizgisinde değerlendirildiği, Bir
anlayışa gerçek huzura davet etmiştir.
Türk
Milleti sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) e çok büyük sevgi ve
saygı duymuştur. Hayatına da bu sevgiyi yerleştirmiştir. Bu sevgi aşka dönüşmüş
ve sevgi atmosferi oluşturmuştur.
Vatanımızı,
milletimizi, dinimizi, namus ve iffetimizi, malımızı, mülkümüzü koruyan
askerimize iman ve kahramanlık sembolü olarak onun adına MEHMETÇİK unvanı
vermiştir. Asker kışlasına Peygamber ocağı denilmiştir.
Kutlu
doğum vesilesiyle sevgi ve saygıyla andığımız Hz. Muhammed (AS); en mükemmel
önder, en güvenilir örnektir. Hangi iş ve meslekten olursak olalım her insan,
Onun hayatında kendisi için çok mükemmel örnekler bulacaktır. Kutlu doğumdan
feyz ve nasip alma dilek ve duasıyla. Kutlu doğumun hayırlara, gafletten
uyanışa Milli birlik ve bütünlüğümüze vesile olmasını Cenabı Allah’tan diler
saygılarımızı sunarız.
Salat
ve Selam O’na, Ehli beytine, Ashabına ve yolunda olanlara olsun.
18.04.2017
TÜRK
DİYANET VAKIF-SEN
GENEL
MERKEZİ