MERSİN ŞUBE BAŞKANI BASIN TOPLANTISI YAPTI

09 Şubat 2012

T.Diyanet Vakıf-Sen Şube Başkanı Salih ÖZBAY`IN açıklaması

23.11.2011

 

Başbakan Yardımcısı Sayın Bekir BOZDAĞ’ın 12 Aralık 2011 tarihli Hürriyet Gazetesi’ndeki “Bu bir defaya mahsus olarak kullanılacak bir düzenlemedir. … Bu kişileri analiz ettik…Açığı da bölgenin insanlarından gidermiş olacağız ” şeklinde açıklaması biz din görevlilerini hayretlere düşürmüştür.

 

 

Diyanet İşleri Başkanlığı, Anayasanın 136. maddesi ve ilgili kanunlar gereği; Din hizmetini sunmak ve toplumu din konusunda aydınlatmak için Din Görevlileri (İmam-Hatip, Müezzin-Kayyım, Kur’an Kursu Öğreticisi vb.) ataması yapar. Bu görevlilerin atanması için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ve Diyanet İşleri Başkanlığının Teşkilat Kanunu olan 622 sayılı kanunda şartlar mevcuttur.

Son günlerde Kamuoyunda “Mele” bir diğer tanımıyla “Molla” alımı ile ilgili haberler gündemde bulunmaktadır. TDVS Mersin Şubesi olarak bu haberleri ve yetkililerin açıklamalarını dikkatle ve ibretle izlemekteyiz.

Başbakan Yardımcısı Sayın Bekir BOZDAĞ’ın 12 Aralık 2011 tarihli Hürriyet Gazetesi’ndeki “Bu bir defaya mahsus olarak kullanılacak bir düzenlemedir. … Bu kişileri analiz ettik…Açığı da bölgenin insanlarından gidermiş olacağız ” şeklinde açıklaması biz din görevlilerini hayretlere düşürmüştür.

“Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur” sözü bu konular için söylense gerek. Çünkü, 17 Eylül 2011 tarihinde yayınlanan 653 sayılı KHK ile alımı planlanan 1000 kişi için hiçbir şartın getirilmemesi bu alımların habercisiydi. Bu alımlarda KPSS, Yeterlik Belgesi gibi şartların aranmaması artık Diyanette de ölçünün kaçtığının belgesidir.

Sayın Bakanın bir defaya mahsus alacağız demesi gerçeği yansıtmamaktadır. Geçtiğimiz yıllarda yine bu alımlara benzer, 450 kişinin şartsız alındığını biliyoruz. Bu tür alımlar ilk olmadı, sonda olmayacaktır.

Bu konu hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı; ``Diyanet`te `Mele` (toplumun ileri gelenleri, görüşlerine başvurulanlar, istişare edilenler) Dönemi`` iddiası ile ilgili, yürütülen çalışmanın hedefinin ``mele`` alımı gibi sunulmasının doğru olmadığı belirtilerek, ``Bu, din hizmetine ihtiyaç duyulan ve özellik arz eden yerlerde ihtiyacı karşılamak üzere yetişmiş eleman istihdamına ve hizmet önceliğine matuf bir uygulamadır`` şeklinde bir açıklama yapmıştır. Bu açıklamayı yapanların mevcut görevinin başında olan Din Görevlilerini küçük gördüklerini ve yetersiz olduklarını söylemektedirler. Ve asla bu açıklamayı kabul edemeyiz. Hiçbir devlet memurunun olmadığı yerlerde fedakârca görev yapan din görevlilerini kimse küçük göremez.

Biz Diyanet İşleri Başkanlığından ve Hükümetten kanunlara uymasını bekliyoruz. Eğer Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletiyse ki öyle olduğuna inanmak istiyoruz. Kişilerden önce kurumların kanunlara uymasını istiyoruz.

Binlerce İmam-Hatip Lisesi mezunu, İlahiyat Fakülteleri mezunu, hafız, KPSS’de başarılı olmuş ve Yeterlik Belgesi olan insanlar emeklerinin karşılığı olarak Devletten kadro beklerken, ne eğitimi aldığı belli olmayan, memurluk vasıflarından yoksun, yaş sınırı gözetmeksizin ve hangi kriterler ölçüsünde seçileceği belli olmayan bu insanların Diyanette kadroya alınması öncelikle mevcut kanunlara aykırıdır.

Hata biz Hocalar vaaz kürsüsüne çıktığımızda “Muhterem Cemaat; Yüce Mevla’nın karşısına ne ile gelirseniz gelin fakat kul hakkı ile gelmeyin” derken büyük hocalarımızın! Binlerce kadro bekleyen din görevlisi adayı arkadaşlarımızın haklarının yenmesini de kabullenemiyoruz. Unutmayınız ki kul hakkı yiyen kesinlikle iflah olmaz.

Buradan tekrar Hükümet ve Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerine sesleniyoruz; bu yanlış atama uygulamasından geri dönün, kanuna karşı gelmekten ve hak yemekten vazgeçin. Eğer bu yanlıştan vazgeçmezseniz hakkı yenen binlerce din görevlisi adayı iki cihanda da sizlerin yakasına yapışacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bu haberi paylaş: