MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

29 Kasım 2017
MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz (as) in dünyayı teşriflerinin bir yıldönümüne daha ulaşmanın sevinç ve mutluluğunu yaşamaktayız. 

O’nun (as) gönderiliş gayesini yüce rabbimiz Kur’ân’ı Kerimde şöyle açıklıyor; :“Andolsun Allah, kendi içlerinden, onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. Al-i İmran 3/164

İnsanlığın, yaratılış gayesini unuttuğu, insani erdemlerden uzaklaştığı, cehalet ve zulüm karanlığının ortalığı kapladığı bir dönemde Efendimiz; Mekke’den kâinata bir güneş gibi doğmuştu. Kırk yaşına geldiğinde ise “Bir müjdeci, bir şahit, bir uyarıcı, Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil” olarak görevlendirilmişti. Peygamberimizin doğumuyla insanlık, Yaratıcının eşsiz bir lütfüne kavuşmuştur. Hz. Peygamberin doğumu insanlık tarihinin en müstesna olayıdır. 

Hz. Peygamber (sav), zulme ve kötülüğe karşı durmanın, doğruluk ve adalet ölçülerinden ayrılmamanın, şefkat ve merhametin ve yüce ahlakın en güzel en canlı örneği olmuştur. 

Sabrın, merhametin, alçak gönüllülüğün; ailede hoşgörünün, idarecilikte sorumluluk duygusu ve ileri görüşlülüğün; çocuklar, yetimler ve güçsüzlerle ilgilenmenin en eşsiz örnekleri de onun hayatındadır. 

Yüce Rabbimiz de bizlere Hz. Peygamberi örnek olarak takdim etmektedir. Onu örnek almak ise öncelikle onu sevmekle mümkündür. O halde, her Müslüman örnek edineceği Peygamberimizi, kendi canından, malından ve herkesten daha çok sevmelidir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: 
”Hiçbiriniz, beni kendisinden anne babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olmaz.” 


Müslüman için sevgilerin en yücesi hiç şüphesiz Allah sevgisidir. Yüce Kitabımız, Allah’ı sevmenin ve onun sevgi ve mağfiretine erişmenin Peygamberimize uymakla mümkün olacağını beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Efendimize sevgimizi; O’nu çok iyi anlayarak, yüce ahlakını örnek alarak ve yaşayarak ortaya koymalıyız. O’nun bizzat Rabbimiz tarafından övülen yüce ahlakını örnek alabildiğimiz, merhamet, şefkat, adalet, hoşgörü ve daha nice güzel vasıflarını ilke edinebildiğimiz, kısacası bizler de O’nun gibi canlı birer Kur’an haline gelebildiğimizde Peygamberimize karşı sevgi ve bağlılığımızı göstermiş olabiliriz. 

Peygamberimizi sevmek ve ona yakın olmak onun sünnetine sahip çıkmakla mümkündür. Bir hadiste Efendimiz bu gerçeği şöyle ifade etmektedir: “Kim benim sünnetimi ihya ederse beni sevmiş olur. Beni seven de cennette benimle beraber olur. 

Sen sahip çıkmazsan bu sîne virâne olur, 
Bu bağı tımar edecekse, bir tâne olur.
Keremkânım bir de bana lütfetsen ne olur.!
Gözde nûrum, tende cânım, cânânım efendim

Peygamberimizin Şefaatına erebilme ve onun yolundan gidebilme dua ve niyazımızla
 bu gece idrak edeceğimiz Mevlit Kandilinizi tebrik eder, Peygamberimizin yüce ahlakının anlaşılmasına vesile olmasını, ülkemize, İslam âlemine ve bütün dünyaya barış ve huzur getirmesini Cenabı Allahtan niyaz ederiz.

TÜRK DİYANET VAKIF SEN GENEL MERKEZİ

Bu haberi paylaş: