MOTİVASYON VE STRATEJİ BELİRLEME TOPLANTISI YAPILDI

13 Mart 2014
MOTİVASYON VE STRATEJİ BELİRLEME TOPLANTISI YAPILDI

Sendikamız Organizesinde  09-12 Mart 2014 tarihleri arasında Şube Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları ile İl Temsilcileri, İl Temsil heyeti ve Kadın Kolları Komisyon üyelerinin geniş kapsamlı  katıldığı ``Motivasyon ve Strateji Belirleme Toplantısı` Nevşehir Kozaklı Diva-İsib Otelde gerçekleşti.

Toplantı 10.03.2014 tarihinde Saygı Duruşu,İstiklal Marşı ve Kastamonu Şube Başkan Yardımcısı Kamil GEZER` in okuduğu  Kur`an-ı Kerim  den sonra Açılış Konuşmasını Genel Başkanımız Hazım Zeki SERGİ yaptı.

Daha sonra Yönetim Kuruluna seçilen Genel Başkan Yardımcıları Ahmet GÜMÜŞ, Kenan AK, Metin SALTAN, Seydi SARI, Salih ÖZBAY ve Hüseyin ÇIRANLIOĞLU kendilerini tanıtan kısa bir konuşma yaptılar.

``Motivasyon ve Strateji Belirleme Toplantısı`na Diyanet İşleri Başkanlığının Başkanlık onayı ile konuşmacı olarak Katılan Diyanet İşleri Başkanlığı Denetim ve Teftiş Başkanı Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ; İnceleme, soruşturma, Genel Denetim, Görev ve sorumluklar, şikayetler, disiplin-adli-mali-ahlaki suçlar ile Yardım Toplama Kanunu konularında aydınlatıcı ve uyarıcı bilgiler verdi ve sunum yaptı.

 İlgiyle takip edilen sunum sonrasında Denetim ve Teftiş Başkanı Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ hocamıza merak edilen konularda sorular yöneltilerek cevapları verilmiştir.



Toplantının Öğleden sonra gerçekleştirilen Oturumunda ise Diyanet İşleri Başkanlığından emekli Eğitim Uzmanı Diyanet TV program yapımcısı ve Sendikamızın Eski Kadın Kolları Başkanı Ayfer BALABAN` Toplumda Kadına  bakış,Sendika ve Kadın, Din Görevlisi olarak hayat tarzı  konularında ilgiyle takip edilen bir konuşma yapmıştır. Katılımcıların nefesini tutarak takip ettiği ve memnuniyetlerini ayakta alkışlayarak belli ettikleri bir konuşma yapmıştır
.



Günün Üçüncü Konuşmacısı Başkanlık Müşaviri ve eski İl Müftüsü İsa SAİM hocamız; İdarecilik ve İdarecilerin görevlilere yönelik tavır ve  Yönetim anlayışları, Din Görevlisinde Bilgi ve anlayışın Önemi, Din Görevlisinin Başarılı ve etkin hizmet vermesi için hangi uslûba dikkat etmeleri konularında heyecan dolu bir konuşma yapmıştır.



Günün dördüncü konuşmacısı Eski Kocaeli il Vaizi Sakarya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ali Vasfi KURT hocamız;Diyanetin konumu ve önemi,Caminin konumu ve Önemi, Tarikatlar, Bilgi ve Bilgiyi Kullanma, Din Görevlisinin bulunması gereken Şahsiyet ve kişilik vasıflarını içine alan konularda temsilcilerimize hoş, güncel ve heyecanlı bir konuşma yapmıştır

.


Konuşmacılara günün anısına sendikamızca birer plaket takdim edilmiştir. Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kenan AK` Sendikamız faaliyetleri ve strateji belirleme ile ilgili temsilcilerimize sunum yapmıştır.

Teşkilat buluşması da diyebileceğimiz toplantımız birinci gün grup sohbetleri ve bir takım şube yönetimleriyle görüş alış verişinde bulunularak sona ermiştir.

11.03.2014 tarihinde ise Nevşehir ve çevresinde bulunan Kapadokya bölgesine gezi düzenlenmiştir. Günün akşamı Şube Denetim ve Disiplin Kurulu Görev dağılım,Kadın Komisyon Üyeleri ile toplantı, Sandık Yönetim Kurulu ile toplantı, Şube  Başkanı ve İl Temsilcileri ile toplantı yapılarak değerlendirilmiştir.

12.03. 2014 tarihinde ise konuşmaların ardından Genel Bir değerlendirme yapılarak öğle yemeği akabinde otelden çıkış gerçekleşmiştir.

Genel olarak katılımcıların memnuniyet duyarak Motivasyon kazandığı toplantı başarılı geçmiştir.

Bundan sonra İlçe temsilcilerimiz için düzenleyeceğimiz bu tür toplantılar sendikamızca daha çok yapılarak kaynaşma ve motivasyon sağlanacaktır.

   Sendikamızın Genel Başkanı Hazım Zeki SERGİ nin Motivasyon ve Strateji Belirleme toplantısında yapmış olduğu Konuşma:
    Sendikamıza hayat veren çok değerli delegelerimiz ve üyelerimiz, Toplantımızın ve sonuçlarının camiamıza hayırlar getirmesini Cenabı Allah’tan diliyor değerli heyetinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Mücadelemizin bugünlere ulaşmasına çok önemli katkı sağlayan, emeği geçen başkanlarımız, temsilcilerimiz, üyelerimiz, manen destek veren dostlarımız ve genel merkezimizde çalışanlarımızı hayırla yad ediyor, hayatını kaybetmiş başta kurucu başkanımız Rahmetli Tevfik YÜKSEL, Şb. Bşk. Ali ÖZER, kurucu üye Dr. Server ALTAN ve Ramazan İncesu, Bozüyük Hasan Kaygısız, Günyüzü Mustafa Özkara, Balıkesir-Kepsut Fahrettin Aydoğan, Kastamonu Nurettin Aydın, Gümüşhane Şiran Selami Taştan, Manisa-Demirci Mesut Akkuş, Sakarya Zekeriya Özkan olmak üzere yönetici ve üyelerimizi rahmetle anıyorum.

 

5. Olağan Kurulumuzu yaparak yeni yönetim kurulumuz teşekkül etmiştir. Genel Kurulumuz büyük bir olgunluk ve demokratik bir anlayışla gerçekleşmiştir. Genel Kurulumuzu oluşturan tüm delegelerimize,bizlere emaneti teslim eden Nuri ÜNAL, Rüstem KURMAÇ, Abdullah FİŞNE ve Muhammet AYDIN` a emek ve gayretlerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum.



Hedef kitlesi insan olan hem kurumsal hemde sendikal bir faaliyet yürütüyoruz.   Diyanet ve Vakıf hizmet kolunda çalışan kamu görevlileri olarak geleceğinizle ilgili alınacak kararları etkilemek, huzurlu çalışma hayatı, kişiliğimiz ve mesleki saygınlığımız için 4688 Sayılı kanunla sağlanan yasal hakkınızı kullanarak sendikalara üye oldunuz.

 

Sendikalar bir sivil toplum oluşumudur. Sivil toplum örgütü olarak Demokrasilerin yerleşmesinde, işlevinde çok önemli konum arzeder. Toplumun sesi, Toplumsal gelişmeyi sağlama, toplumsal katılım sağlayarak bireyin gelişimine toplu örgütlü olarak bir güç oluşumu sağlar. Zengin ve bol kaynaklara sahip olmanın toplumların kalkınması için gerekli ancak yeterli olmadığı açıktır. Bugün Dünyada en etkin ve güçlü ülkeler kaynakları bol olan ülkeler değil toplumsal aklı en özgür biçimde organize eden ülkelerdir.

 

Kurum ve kuruluşların etkinliği; beyin gücünün, finansmanının ve zamanın amaçlarına uygun değerlendirilmesine bağlıdır. Bir devlet dairesinde memurlar özgürce düşünce ve girişim güçlerini eyleme koyamıyorlarsa onların hangi yeteneğe ya da beceriye sahip olduklarının fazla önemi yoktur.

 

Bu toplantımızla temsilcilerimizi bilgilendirme, bilgiyi kullanma, birbirimize güvenerek geleceğimizle ilgili alınacak kararları etkileyecek güç oluşumu nerelerde hata yapıp zarar gördüklerimizden ders ve ibret alarak etkin bir hizmet vermek ve huzurlu bir çalışma hayatına katkı sağlamak amaçlanmıştır.

 

Sendikamız; çalışanlar arasında ayırım gözetmeksizin hak ve sorumlulukları iyi bilen bir üye topluluğu meydana getirmek, Üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek, mesleki saygınlık için onurlu, dürüst ilkeli ve kararlı hak arama mücadelesini amaç edinmiştir.  

 

Her sorumlu insan ve yöneticinin amacı ve hedefi hep birlikte yaptığımız mücadelenin başarıya ulaşmasıdır. Bu sebeple yapılan her mücadele ve her işte; başarıyı takdir etmez başarısızlığı sorgulayıp tedbir almazsa sıradanlaşır.

 

Kamu çalışanlarının yıllardır birikmiş çözüm bekleyen problemleri, bir insan olarak asgari ihtiyaçlarının karşılanması talepleri, Sosyal hayatımızda gelişen kişi-hak ve özgürlükleri, Yaşanan maddi ve manevi problemler sebebiyle sendikal beklentileri farklı boyutlara ulaştırmıştır. Bu sebeple kamu çalışanlarının istek ve ihtiyaçlarını iyi anlamak zorundayız.

 

Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak Kurumlarımızın ve çalışanlarımızın çalışma hayatı ile karşılaştığı sıkıntı ve problemlerini gidermek, ortak değer ve düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşmak için sivil toplum kuruluşu olarak camialarımızın hizmetindeyiz. Kurum Yöneticilerimizle karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı çalışma barışını tesis etmek için iletişime ve diyaloga ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. 

 

 Hayat der ki; yaptığın seçimlerden dolayı başın derde girerse eğer, ilk suçlaman gereken kişi sensin. Sızlanmak ve başkalarını suçlamak yerine hatanı bulmaya çalış.

Hayat der ki; neyi aradığını bilmelisin. Yoksa bulduğunda anlayamazsın.
Hayat der ki; kendini saygın bir birey haline getir. Aksi takdirde başkalarının sana saygı duymasını boşuna beklersin.

 

 Hayat ve hak arama mücadelesi Yaptığınız her işte;

 

—İnanç, Samimiyet, Sevgi, sabır, heyecan, Gayret, cesaret ve ahlak esaslarını ilke olarak almayan hiçbir mücadele kişi grup ve topluluklar başarıya ulaşamaz,

 

"Hayal kırıklığı yaşayan toplumlarda çözülmenin başladığı ilk yer ahlaktır. İnsanı ahlaklı kılan temel duygu da hayâdır. Hayâ perdesi yırtılan birisi için yaptığı işin, aldığı kararın, ağzından çıkan sözün doğru veya yanlışlığı önemli değildir.  

*Yolundan giden yorulmaz.  Usul ve erkan bilen darda,zorda ve yolda kalmaz.

 

Hedef kitlesi insan olan bir faaliyet yürütüyoruz.   Her sorumlu insan ve yöneticinin amacı ve hedefi hep birlikte yaptığımız mücadelenin başarıya ulaşmasıdır. Her mücadele; başarıyı takdir etmez başarısızlığı sorgulayıp tedbir almazsa sıradanlaşır.  

 

Hizmet alanımızdaki kurumlardan;

 

Diyanet İşleri Başkanlığımız milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek önemli hizmet sunan güzide bir kurumdur. Başkanlığımızdan; Misyon ve Vizyonunda belirlenen temel hedefler doğrultusunda, kutlu doğum haftalarında Kutlama temaları olarak belirlenen Merhamet, Paylaşım, Kardeşlik ve İnsanlık Onuru değerlerinin yaşandığı ve yaşatıldığı, çalışanlarına sevgi ve saygının esirgenmediği, beklenti ve taleplerinin hak ve adalet ölçüleri içerisinde aracısız karşılandığı, kurum dışından istisnalar dışında ithal yönetici getirilmemesi, siyaset ve siyasetçinin etkisi dışında kalarak hayırlı başarılı ve etkin  hizmet vermesi en büyük beklentimizdir.

 

Ancak, Diyanetin bugünlere ulaşmasında emeği ve teri olan insanların dışlanarak, Kurumu ve personeli tanımayan ithal yönetici getirilmesi Diyanet’in Vizyonuna uygun düşmemiştir. Diyanet çalışanları arasındaki alaylı- akademisyen, Din hizmetin de dini eğitim diğer eğitim diploma, merkez-taşra, çalışanlar arasındaki uçurumlu maaş ve özlük hakları ayırımları, rotasyon dayatmaları, Kurum içinde tartışmadan; geçici veya kişilere özel mevzuat değişiklikleri, kurumdaki mensubiyet şuuru ve dayanışmasına büyük zarar vermektedir. Her ne kadar siyaset üstü kalınması gerektiği vurgulansa da bugüne kadar ve bugün de siyasetin gölgesi Başkanlık üzerinden hiç eksik olmamıştır.  Tayin ve atamalarda, liyakat esas alınması gerekirken, siyasi ve dini alt kimlikler referans olarak alınmaktadır. Ayrıca Sendikalar arasında ayrım ve kayırım olarak değerlendirilebilecek tavırlar ve siyasetin sendika desteği ve sendikanın da edeb ve erkana aykırı tavırları ayrı bir sıkıntı olarak ortaya çıkmıştır.

 

Vakıflar Genel Müdürlüğü: Yine Cumhuriyetle yaşıt bu güzide kurumda yıllarca ihmal edilmiş önemi ve fonksiyonu iyi anlaşılamamıştır. Yeni çıkarılan kanununa ve      Özel  bütçeye tabi olması sebebiyle mali imkânlarının iyi olmasına rağmen özellikle alt kademedeki personelin mali imkânlarının kısıtlı tutulması çalışma barışını olumsuz etkilemiştir. Özellikle terfi imkânı daraltılmıştır. Kurum dışından atamalar her kurumda olduğu gibi burada da sıkıntılara sebebiyet vermektedir.

 

Kamu çalışanları; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda yer alan kıdem liyakat işibirliği, hakkaniyet ve eşitlik ilke ve esaslarının dikkate almayan Yönetim anlayışından ve ilgi, sevgi ve saygı göremediği yöneticilerinden muzdariptir.

 

—Yarın övünebileceğimiz bir eser bırakmanın mutluluğunu gelin beraberce yaşayalım. Birleşerek güç olalım hakkımızda alınacak kararların adil ve lehimize olmasını etkileyelim.

 

Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak; Diyanet Vakıf Çalışanlarının talep, dert ve sıkıntılarını rahatlıkla dile getirebileceği, taleplerine yasal mevzuatlar çerçevesinde Hukuk Devletinde olması gereken aracısız ulaşacağı bir çalışma hayatını gerçekleştirmek hedefimiz olacaktır.

 

Ne, Nasıl, Nerede, Ne zaman Kimin söylediği bilinmeyen ve belirtilmeyen söz ve eylemlerden ibaret itham ve isnatları sorgulamadan doğrulamadan verilen kararlar ve yapılan değerlendirmeler yanlış çıkar. Hucurat S.  6 ayet mucibince aleyhimize hak doğar ve pişman oluruz.   Mesnetsiz yapılan ithamlar bühtan olur iftira olur. Allah muhafaza buyursun. hiçbir din görevlisine ve müslümana yakışmaz.   

Türk Diyanet Vakıf-Sen ilkeli ve ne yapacağı bilinen bir sendika olmalıdır. Sıradan bir kuruluş olmamalıyız. İlkelerimiz, kurallarımız ve geleneklerimiz olmalıdır.

İki şey yanlış yapmamızı engeller:

1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek.

2- Hak yememek.

Biz Dinayet-Sen gibi olamayız. Olmamalıyız. Yalan, iftira ve ahlaksızlık bizim kitabımızda yoktur. Neye inanırsak onu söyleriz. Ne görürsek onu anlatırız. Bu yüzden Türk Diyanet Vakıf-Sen ve Türkiye Kamu-Sen’in hiç kimseye diyet borcu yoktur. Başkaları gibi, zihinlerimiz ipotekli, heyecanlarımız rehinde, yüreklerimiz mühürlü değildir. 

Bir sevdanın ve mücadelenin adı Türk Diyanet vakıf-Sen ve Türkiye Kamu-Sen çok önemlidir. Zira

Kökünü beğenmeyen daI ve daIını beğenmeyen meyve oIgunIaşmadan çürür.


Borcun var bu vatana, hem kan hem de ter borcu,

Bahadır, belki yarın bu toprak ister borcu.

Şükür gerek bedenin her bir azası için.

Doğrul be BAHADIR`ım, Allah rızası için.

 

KARANLIĞI TÜKETTİK, YÖNÜMÜZ SABAHADIR.

BİR KEMENT AT GÜNEŞE, ÇABUK GETİR BAHADIR. Ahmet Mahir PEKŞEN

Bir mücadele hangi hedefe gitmek istiyorsa ona uygun bir ahlâk ve şahsiyet profili geliştirmek mecburiyetindedir. Bunun için

      -  Benden istenen ne,

-         Nasıl katkıda bulunurum,

-         Kiminle yol alırım,

-         Nasıl bir eser bırakırım,

-         Nereden nereye taşırım,

-         Kime teslim ederim,

-         Nasıl hatırlanırım,

Sorularına gönül rahatlığıyla cevap verebilmeliyiz.


Değerli arkadaşlarım!

—Yarın övünebileceğimiz bir eser bırakmanın mutluluğunu beraberce yaşayalım. Siz neye hazırsanız o da sizin için hazırdır.

Türk diyanet vakıf-sen olarak; Onurlu, dürüst, ilkeli ve kararlı hak arama mücadelesi için Dikkate alınan, ilgi ve itibar gören sorumlu bir sendikal mücadele hedefimiz olacak.

İnsanın yapabileceği en büyük fenalık, kendisine olan güvenini kaybetmesidir. Türk diyanet vakıf-sen olarak; Necip Fazılın ifadesiyle;

SoruIdu mu ne biIirsin diye;”haddimi biIirim”

soruIdu mu ne istersin diye; “haddimi biIir, hakkımı isterim” diyeceğiz...

—Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.                   

Türk diyanet vakıf-sen olarak; Sorunun değil Çözümün parçası olacağız,

 —Hiçbir kimse sizin izniniz ve rızanız olmadan size kendinizi değersiz ve önemsiz olduğunuzu hissettiremez.

Türk diyanet vakıf-sen olarak; Diyanet ve Vakıf Çalışanlarının ve Üyelerimizin emek ve şahsiyetlerinin küçümsenmesine ve incitilmesine izin vermeyeceğiz. Dinayet-sen ve memur-senin iftiraları çok sert cevap bulacaktır. Üyelerimize ve sendikamıza yönelik tavırlar ayniyle karşılık görecektir.

Temsil ve saygınlığımızı hissettireceğiz,

Haksız ve sebepsiz kimseye tavır ve husumetimiz olmayacaktır.

 

Devletimiz, Milletimiz ve Üyemiz için iki şeye çok önemsiyoruz.

1- Nefes alabilmek 2- Nefes verebilmek.

 

DEĞERLİ BAŞKANLARIM KIYMETLİ TEMSİLCİLERİM KADIN KOLLARI TEMSİLCİLERİM.

Vatan ve millet sevgisi ortak paydamız, onurlu ve huzurlu bir gelecek müşterek beklentimiz yarın ki kuşaklara güçlü bir ülke bırakmak en büyük özlemimizdir. Türkiye’nin dirliğine düzenine hizmet etmeyen her fikir ve kanaat karşımızdadır. Ve her şart altında da muarızımız olacaktır.

Lider, Temsilci; Yanında saf tutmuş ve kendisine inanmış arkadaşlarıyla; gidilecek yere daha önceden belirlenmiş istikamete doğru ve en uygun vasıtalarla götüren ve ulaştıran bir kişi olmalıdır.

Yönetici ve temsilci için önemli olan varılacak hedef ve ulaşılacak yerdir. Hedefsiz ok şaşar.

Öngörü yeteneği, geleceği tahmin gücü liderlik vasfını ve sahip olduğu niteliği göstermesi bakımından çok önemlidir. Hedeflere ulaşmada seyirci değil bizzat katılımcı ve yönlendirici olmalıdır. Bizim kültürümüzde liderin önemli yeri ve önemi bulunmaktadır. Bundan dolayı fedakârlık göstermesi, zamanında uyarı ve telkinleriyle ön almalıdır.

Soğukkanlılığıyla örnek olması, sağduyusu ile cazibe merkezi haline gelmesi gereken bir özelliği taşımalıdır. Unutulmasın korkak ve sorumlu liderliğin akibeti her zaman macera ve kayıptır.

 

Hedefe ulaşmak için akıl ve kalp birlikteliğini aklınızdan çıkarmayın. Hayat boyu öğrenmeyi, sorumluluk almayı çalışmayı prensip edininiz. Kendinizi yenilemekten asla vazgeçmeyiniz.

Toplumun ruhunu ve yönelişini iyi kavrayınız. Milletimizin ve camialarımızın sizler gibi tertemiz şahsiyetlere idealist kişiliklere çok ihtiyacı olduğunu unutmayınız. Zekânızı, mesleki bilgi ve yetkinliğinizi sosyal ilişkilerinizle birleştiriniz ve ekip halinde geniş yelken açabileceğinizi ümit ve umut olduğumuzu hiçbir zaman göz ardı etmeyiniz. 

Ümit ederim ki sorunlar karşısında bocalamayan atılganlığa, çözüm merkezli iyimserliğe, Milletimizin değerlerini hayat boyu taşıyan vatanseverliğe ve idealistliğe,

Milli ve manevi sorumluluğumuzun şuurunda olan inanmışlığa her daim sahip olursunuz.

 

Sakarya; sâf çocuğu, mâsum Anadolu`nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
 
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..

 

Sözlerime dua ve temennilerimle son vermek istiyorum.

“Allahım! kendi huzurunda da kullarının huzurunda da mahcup etme, senden başkasına da muhtaç etme.

Allahım ! aklımızı ilmimizi sevgimizi artır ömrümüzü bereketli ve itibarlı kıl.!

Bu duygu düşüncelerimle Toplantımızın  ve sonuçlarının hayırlı ve başarılı olmasını Cenabı Allah’tan diliyor, şahsım ve yönetim kurulu arkadaşlarım adına saygılar sunuyorum.  10.03.2014   

        

 



 



Bu haberi paylaş: