ONURLU BİR HAYAT İÇİN KUTLU DOĞUM

13 Nisan 2013
ONURLU BİR HAYAT İÇİN KUTLU DOĞUM

"Allah`ın Rasûlünde sizin için en güzel örnek vardır" (Ahzâb Sûresi, 21)

Bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı, Allah’ın izni ile kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı olarak gönderilen Peygamberimiz Efendimiz Hz.Muhammed Mustafa’nın (sas) o kutlu ve onurlu davetine uyanlardan olduğumuz için binlerce şükürler olsun. 

Şerefli ve en güzel bir şekilde yaratılan insanın değeri ortadadır. Yaratılışı gereği de insanın, diğer yaratılmışlardan farklı olarak akıl sahibi olmaları da ayrı ve en önemli bir nimettir. 

İnsanların, insan olarak yaratılmalarından dolayı Yüce Allah’a (cc) ne kadar şükretseler az olduğunu belirtmek gerekir. Çünkü insan olarak yaratılmak başlı başına verilen bir onurdur. 

Biz Müslümanlar olarak son din İslam’ın şerefli bir mensubu, son Peygamber Hz.Muhammed’in (sas) ümmeti olmanın onurunu, gururunu ve hazzını yaşıyoruz. Bunun içindir ki Yüce Allah’a (cc) ne kadar şükretsek azdır. 

2013 yılı Kutlu Doğum Haftası temasının “İnsan Onuru” olması vesilesiyle şerefli varlık insanın değerinin bilinmesi, anlatılması ve anlamlandırılması da önemlidir. 

Kutlu Doğum ve İnsan Onuru vesilesiyle; insanın onurlu ve şahsiyetli olarak yaşaması ve yaşatılmasının sağlanması önem arzetmektedir.  

Peygamberimiz Efendimiz Hz.Muhammed’in (sas) doğruluğu, dürüstlüğü, insana verdiği değeri, emin ve güvenilir kişiliği iyi anlatılmalı, esas itibariyle de anlatanların ve bunun savunucularının iyi anlayarak ve yaşayarak örnek olmaları zorunluluğu vardır. 

Kutlu Doğum fırsat bilinerek; insanlar arasında ayrım yapmadan, senin benim adamım demeden, emanet ehline verilmelidir. Hak edenin hak ettiği yere kendi bilgisi, becerisi ve liyakatiyle hakkıyla gelebileceği sistemin oluşması sağlanmalıdır. 

Peygamberimiz Efendimiz Hz.Muhammed’in (sas) onurlu duruşu, davranışı ve sözleri sadece konuşmalarda, yazmalarda kalmamalı, hayata geçirilmelidir. 

Peygamberimiz Efendimiz Hz.Muhammed’in (sas) nezaketi, alçak gönüllüğü, adaleti, hoşgörüsü kısacası ahlakı iyi anlatılmalı, anlaşılmalı ve yaşanmalıdır. 

Peygamberimiz Efendimiz Hz.Muhammed’in (sas) zorluklar karşısında bir elime güneşi, diğer elime ayı koysalar, ben yine bu davadan vazgeçmem. Ya, Allah onu bütün cihana yayar, görevim biter, ya da bu yolda ölür giderim" sözü onurunu, vakarını ve Yüce Allah`a (cc) olan sonsuz güvenini belirtmektedir. Güne ve güce göre değil, Hak’ka göre davranmanın örneğini bize açıklıkla göstermektedir. 

Kutlu Doğum vesilesiyle insanların insan gibi olduğu, çatışmanın ve zıtlaşmanın ortadan kaldırıldığı, anlaşmanın, birbirinden emin olmanın, dostluğun hakim kılınması sağlanmalıdır. 

Peygamberimiz Efendimiz Hz.Muhammed (sas) şöyle buyurmuştur; “Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona ihanet etmez, yalan söylemez, onu sıkıntıda bırakmaz. Her müslümanın diğerine namusu, malı ve kanı haramdır. Takvâ işte buradadır (kalptedir). Bir kimsenin Müslüman kardeşini hor görmesi kendisine yapacağı kötülük olarak yeter!”  

Onurlu olarak yaşamanın, onurlu olarak davranmanın en güzel örneğini şanlı ecdadımız canlarını seve seve vererek bizlere göstermiştir. Yüce dinimiz İslam’ı yok etmek, vatanımızı parçalayıp, milletimizi esir etmek ve vatanımızdan bizleri çıkarmak amacıyla birleşerek saldıran o günün katil devletlerine karşı onurluca karşı durmuşlardır. Bizlerin hür ve bağımsız olarak onurlu bir şekilde dinimizi rahatça yaşayabilmemiz için şehit olmuşlardır. Bizlere de düşen görev ecdadımıza layık olmak ve geleceğimize huzurlu, mutlu ve onurlu bir ülke bırakabilmek için çalışmaktır. 

Toplum içinde huzurlu bir şekilde yaşamamız için;

-          Yaşama hakkı,

-          Kişilerin şahsiyet ve onurlarının korunması,

-          Özel hayatın gizliliği,

-          Din ve vicdan hürriyeti,

Korunmalı ve sağlanmalıdır.

 Milletimizin Peygamber sevgisini anlattığı Yunus Emre’nin şu mısraları da önemlidir;

"Arayı arayı bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzümü
Hak nasip eylese görsem yüzünü
Ya Muhammed cânım arzular seni."

 Kutlu Doğumun müslümanlıkla şereflendikten itibaren Yüce Dinimiz İslam’a bayraktarlık yapan Türk milletine, küresel emperyalistlerin hainlikleri altında onurları zedelenen Irak’tan Afganistan’a, Filistin’den Suriye’ye, Bosna’dan Somali’ye, Karabağ’dan Arakan’a ve Doğu Türkistan’a kadar bütün Müslümanların huzuruna, esenliğine, Yüce Peygamberimiz Efendimiz’in (sas) onurlu duruşuna ve yaşayışına vesile olmasını Yüce Allah’tan (cc) niyaz ediyoruz.

Bu haberi paylaş: