RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan on bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayı boyunca orucun manevi terbiyesiyle, sahur ve iftarın bereketini, teravih namazlarının coşkusunu, Kuran`ın feyzini derinden hissederek gönüllerimizi coşturduk, maneviyatımızı tekrar tazeledik.
Ramazan ayında tuttuğumuz orucunun ve yaptığımız ibadetlerin vermiş olduğu huzur neşe ve kardeşlik duyguları içerisinde Ramazan bayramına kavuşmanın mutluluk ve sevincini yaşıyoruz.
Bayramlar, kalplerin yumuşadığı, sevinçlerin paylaşıldığı, akraba ve komşuların ziyaret edildiği, yetimlerin sevindirildiği, misafirlerin ağırlandığı, sevinç ve mutluluk günleridir. Bayramlar Allahü Tealanın kullarına bahşettiği en önemli sevinç ve mutluluk günleridir.
Ramazan Bayramı sevincini doya doya yaşamak evvela bu ayda oruç ve diğer ibadetlerini yerine getirerek kul olmanın şuurunu alan ailelerimizin ve her daim irtibat halinde olduğumuz eş dost ve akrabalarımızın hakkıdır.
Bayramlar kulların bir birini Allah için sevme, sevilme ve sevindirme günleridir. Bu güzel günler vesilesiyle, başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, komşularımızı, eş dost ve akrabalarımızı ziyaret etmeliyiz. Ziyaret edemediklerimizi de en azından telefon ve diğer iletişim araçlarıyla ulaşarak gönüllerini hoş edip hayır dualarını almalıyız. Zira bayramı bayram yapan hatırlanma aranma ziyaret edilme tatlı söz, güler yüz ve insan gönlüne girebilmektir.
Bayramlar Müslümanlar arasında bulunan soğuk ve gergin ilişkileri yumuşatma, ayrıca kırgınlıkları, küslükleri bitirme zamanı olmalıdır. ki, Sevgili Peygamberimiz gönüllerimizin ağır yükü olan küskünlükle ilgili olarak:``Bir kimsenin Müslüman kardeşiyle üç günden fazla küs durması helal değildir`` hadisi ile aramızdaki dargınlıklara ve küskünlüklere son vermemizi tavsiye etmektedir.
Bayramlarımız, aramızda bulunan kardeşliğe, sevgi ve saygıya, muhabbetin taze tutulmamasına ve hiç bitmemesine yardımcı olan bir unsur olduğu gibi, en ulvi seviyeye çıkarmamıza, vesile olmalıdır.
Bayramlarımız, Türk milletinin kimliğinin de önemli bir parçasıdır. Bayramlarla Kimliğimizin bu önemli unsurunu gelecek kuşaklara aktarmak bir Müslüman için İslami bir görevdir.
O halde bu güzel günlerin manevi anlam ve önemini çocuklarımızla örnek olarak hem yaşayalım hem de anlatarak onlara en güzel şekilde öğretelim.
Her zaman olduğu gibi, bayram günlerinde de dinimizin emrettiği şekilde çevremizdeki insanlara iyi davranarak, incitici ve zarar verici sözlerden ve davranışlardan uzak kalmalıyız. irtibat halinde olduğumuz herkese barış, huzur, sevinç, müjde ve kardeşlik duygularını taşımalıyız.
Ayrıca Bu güzel ve özel günlerde bizlerden dua ve Fatiha bekleyen bizleri yetiştiren ve bizlerden önce ahiret yolculuğuna çıkmış olan başta aile büyüklerimiz olmak üzere yakınlarımızın ve Müslüman kardeşlerimizin kabirlerini ziyaret etmeli, onlara hayır duada bulunmalıyız.
Ramazan ayında kazandığımız ibadet alışkanlığımızı, güzel hasletlerimizi, huy ve davranışlarımızı ramazandan sonra da sürdürmeliyiz Bu duygu ve düşüncelerle sendikamızı her şart ve zeminde destekleyen çok değerli üyelerimizin, Diyanet ve Vakıflar camiasının, mensubu olmak şeref duyduğumuz Müslümanlıkla yoğrulan Türk milletinin ve İslam aleminin mübarek ramazan bayramını en kalbi duygularımızla tebrik ediyor, Huzur, sevinç ve mutluluk dolu bir bayram diliyoruz. 24.06.2017
TÜRK DİYANET VAKIF SEN GENEL MERKEZİ
Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan on bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayı boyunca orucun manevi terbiyesiyle, sahur ve iftarın bereketini, teravih namazlarının coşkusunu, Kuran`ın feyzini derinden hissederek gönüllerimizi coşturduk, maneviyatımızı tekrar tazeledik.
Ramazan ayında tuttuğumuz orucunun ve yaptığımız ibadetlerin vermiş olduğu huzur neşe ve kardeşlik duyguları içerisinde Ramazan bayramına kavuşmanın mutluluk ve sevincini yaşıyoruz.
Bayramlar, kalplerin yumuşadığı, sevinçlerin paylaşıldığı, akraba ve komşuların ziyaret edildiği, yetimlerin sevindirildiği, misafirlerin ağırlandığı, sevinç ve mutluluk günleridir. Bayramlar Allahü Tealanın kullarına bahşettiği en önemli sevinç ve mutluluk günleridir.
Ramazan Bayramı sevincini doya doya yaşamak evvela bu ayda oruç ve diğer ibadetlerini yerine getirerek kul olmanın şuurunu alan ailelerimizin ve her daim irtibat halinde olduğumuz eş dost ve akrabalarımızın hakkıdır.
Bayramlar kulların bir birini Allah için sevme, sevilme ve sevindirme günleridir. Bu güzel günler vesilesiyle, başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, komşularımızı, eş dost ve akrabalarımızı ziyaret etmeliyiz. Ziyaret edemediklerimizi de en azından telefon ve diğer iletişim araçlarıyla ulaşarak gönüllerini hoş edip hayır dualarını almalıyız. Zira bayramı bayram yapan hatırlanma aranma ziyaret edilme tatlı söz, güler yüz ve insan gönlüne girebilmektir.
Bayramlar Müslümanlar arasında bulunan soğuk ve gergin ilişkileri yumuşatma, ayrıca kırgınlıkları, küslükleri bitirme zamanı olmalıdır. ki, Sevgili Peygamberimiz gönüllerimizin ağır yükü olan küskünlükle ilgili olarak:``Bir kimsenin Müslüman kardeşiyle üç günden fazla küs durması helal değildir`` hadisi ile aramızdaki dargınlıklara ve küskünlüklere son vermemizi tavsiye etmektedir.
Bayramlarımız, aramızda bulunan kardeşliğe, sevgi ve saygıya, muhabbetin taze tutulmamasına ve hiç bitmemesine yardımcı olan bir unsur olduğu gibi, en ulvi seviyeye çıkarmamıza, vesile olmalıdır.
Bayramlarımız, Türk milletinin kimliğinin de önemli bir parçasıdır. Bayramlarla Kimliğimizin bu önemli unsurunu gelecek kuşaklara aktarmak bir Müslüman için İslami bir görevdir.
O halde bu güzel günlerin manevi anlam ve önemini çocuklarımızla örnek olarak hem yaşayalım hem de anlatarak onlara en güzel şekilde öğretelim.
Her zaman olduğu gibi, bayram günlerinde de dinimizin emrettiği şekilde çevremizdeki insanlara iyi davranarak, incitici ve zarar verici sözlerden ve davranışlardan uzak kalmalıyız. irtibat halinde olduğumuz herkese barış, huzur, sevinç, müjde ve kardeşlik duygularını taşımalıyız.
Ayrıca Bu güzel ve özel günlerde bizlerden dua ve Fatiha bekleyen bizleri yetiştiren ve bizlerden önce ahiret yolculuğuna çıkmış olan başta aile büyüklerimiz olmak üzere yakınlarımızın ve Müslüman kardeşlerimizin kabirlerini ziyaret etmeli, onlara hayır duada bulunmalıyız.
Ramazan ayında kazandığımız ibadet alışkanlığımızı, güzel hasletlerimizi, huy ve davranışlarımızı ramazandan sonra da sürdürmeliyiz Bu duygu ve düşüncelerle sendikamızı her şart ve zeminde destekleyen çok değerli üyelerimizin, Diyanet ve Vakıflar camiasının, mensubu olmak şeref duyduğumuz Müslümanlıkla yoğrulan Türk milletinin ve İslam aleminin mübarek ramazan bayramını en kalbi duygularımızla tebrik ediyor, Huzur, sevinç ve mutluluk dolu bir bayram diliyoruz. 24.06.2017
TÜRK DİYANET VAKIF SEN GENEL MERKEZİ