SAMİMİYET VE BERRAKLIĞIN ADI
KADINLARIMIZIN GÜNÜ KUTLU OLSUN
Peygamberimiz Efendimiz Hz.Muhammed (sas) "Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı en iyi davrananınızdır." buyurmuştur.
Kadına kadın olduğunu, esas itibariyle insan olduğunu hatırlatan, anlatan ve öğreten yüce dinimiz İslam olmuştur.
Cahiliye döneminde diri diri toprağa gömülen kızlara, hayat haklarının olduğunu söyleyen şanlı Peygamberimiz Efendimiz (sas) olmuştur.
Zaten, Yüce Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de “Eyİnsanlar! Doğrusu Biz, sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık.” (Hucurat-13), ve “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da yine onun eşini var eden ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinizden korkun” (Nisâ-1) buyurmaktadır.
Yine, Yüce Allah (cc) Kitab-ı Kerim’inde “Rableri onlara şöyle cevap verdi: “Ben erkek olsun, kadın olsun sizden hiçbir çalışanın işini boşa çıkarmayacağım. Sizler birbirinizdensiniz.” (Al-i İmran suresi-195) buyurarak, dini anlamda insan olarak kadının erkekten farkı olmadığını bizlere bildirmektedir.
Toplumu ayakta tutan ve geleceğe taşıyan en önemli unsur ailedir. Ailenin de temel taşı kadındır. Kadınların problemlerini sadece bir günde anarak geçiştirmek çözüm getirmeyecektir.
Çünkü kadınların problemi, ailenin, toplumun, ülkenin ve geleceğin problemidir. Aile yapısı sağlam olan toplumların yarınlara umutla bakmamaları için hiçbir sebep yoktur.
Günümüzde kadınlara herkes kendi anlayışı ile bakmaktadır. Kimi kadını metalaştırırken, kimi de köle olarak görebilmektedir.
Bizim medeniyetimizde kadın da aile de önemlidir. Aile devletçe korunmalıdır. Ailenin korunarak şahsiyetli, bedenen ve ruhen sağlıklı nesiller yetiştirmesi sağlanmalıdır.
Ana olan, kız kardeş olan, eş olan kısaca yoldaş olan kadınların ülkemizde olduğu gibi dünyada da büyük sorunları bulunmaktadır. Böyle özel günlerde kadınların bütün problemlerinin giderilebilmesi temennimizdir.
Her şeyden önce kadınların istismarının önlenmesi gereklidir. Kadının bir meta aracı görülmesinden ve reklam olarak kullanılmasından vazgeçilmelidir.
Kadının bir ana olarak, aileyi ve milleti ayakta tuttuğu birleştirici özelliği olduğu da unutulmamalıdır.
Hele ki tarihimizin şerefli sayfalarında yerini gururla alan, kadınlarımızın yaptıklarıyla ne kadar övünsek azdır. Yeni yetişen genç nesillere o şanlı ecdadımızın kahramanlıklarını unutturmamalıyız. Kurtuluşmücadelesinde dini, namusu ve geleceği için erkeğiyle omuz omuza çarpışan o muhteşem analarımızı hatırlatmalıyız.
Bu büyük millet; Tarsuslu Adile Onbaşıları, Tayyar Rahmiye Hanımları, Vanlı Süreyya Sülün Hanımları, iki oğlunu şehit veren Ayşe hanımları, Nene Hatunları, Kara Fatmaları ve adlarını sayamadığımız nice abideşahsiyetleri unutmamalıdır ve unutturmamalıdır.
Kadını erkekten, erkeği kadından ayırmak ayrı düşünmek mümkün değildir.
O yüce analarımızı; Hz.Hatice (ra), Hz. Ayşe (ra), Hz.Hafsa (ra), Hz.Fatıma (ra), Hz.Rukiyye (ra), Hz.Zeynep (ra) ve diğerlerini genç nesillere her daim anlatmalı, onların örnek şahsiyetli hayatlarını öğretmeliyiz.
Kadın ailenin de toplumun da yapıştırıcı unsurudur. Bunun içindir ki, kötü niyetli kişilerin ve oluşumların ana vasfını bozucu, basite alıcı davranışlarına dikkat edilmelidir. Milletin bütünlüğünü bozmak isteyenlerin ilk hedefleri kadındır ve ailedir.
Yapılan dizilerde, yarışmalarda, program ve filmlerde aileyi bozucu, kadını aşağılayıcı, bütün milli ve dini değerleri yıkıcıanlayışlardan vaz geçilmelidir. İlgili kurum ve kuruluşlar bunun gereğini yapmalıdır.
Devletin ilgili kurumları, son zamanlarda sıkça rastlanan, kadın cinayetlerinin, şiddetin ve tacizin önlenmesi için gereğini yapmalıdır.
Bu günde milletin huzuru ve geleceği için, canını seve seve kara toprağın bağrına bırakan aziz şehitlerimizin kıymetli analarını da saygıyla bir kez daha anıyoruz.
8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğünde görev yapan kadın çalışanlarımıza ve bütün kadınlarımıza sağlık, esenlik, huzur, mutluluk ve başarılar diliyoruz.
TÜRK DİYANET VAKIF-SEN
GENEL MERKEZİ