SENDİKACILIKTA VE YÖNETİCİLİKTE SAMİMİYET

24 Nisan 2015
SENDİKACILIKTA VE YÖNETİCİLİKTE SAMİMİYET

Ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni tartar!

SENDİKACILIKTA VE YÖNETİCİLİKTE SAMİMİYET

İnsanlar arasında ve Yöneten-yönetilen ilişkilerinde olması gereken en önemli davranışlardan birisi samimiyettir. 

Diyanet işleri başkanlığı 2014 yılı kutlu doğum haftası temasını “Samimiyet” olarak ilan etmişti.  Samimiyet doğru olmak, özü sözü bir olma,  olanı olduğu gibi yansıtma, hiçbir mazeret ve bahane bulmadan açıkça itiraf etmek olarak tanımlanır. Zıddı ise aldatmak kandırmak ve ikiyüzlü davranmak,  gerçeği olduğundan başka türlü görmeye ve göstermeye çalışmaktır.

Bir toplumda, fertlerinin ve her düzeyde yöneticilerinden beklenen en önemli özellik samimi olmalarıdır. Bir toplumun medeniyet göstergesi Samimi insan ve yöneticilere sahip olmalarıdır.  Milletimiz de yöneten ve yönetilen tüm fertlerinde  ^samimiyet^ duygularının yaşandığı ve yaşatıldığını görmek ister.  

Sendikal faaliyetlerde de kamu çalışanı sendikacılardan samimiyet beklemektedir.

 

Sendikal faaliyetlerin amaç ve alanı: Kamu personelinin hak ve ödevleri, çalışma koşulları, yükümlülükleri, iş güvenlikleri konularında görüş bildirmek Üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında,  üyelerini her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmaktır. şeklinde belirlenmiştir.

Sendikacıların bunlarla uğraşmak yerine üzerine elzem olmayan konulara ilgi göstermesi bir acizliktir. Memurun yaşadığı; Çalışma şartları, tayin taleplerinde karşılaştığı zorluklar, talep ve mazeretlerinin dikkate alınmaması, dert ve sıkıntısını rahatça iletememesi, siyasetçi ve hatırlı kişilere muhtaç hale getirilmesi, ezdirilmesi, aşağılanan bir konuma düşürülmesi, karşısında tavır alma şöyle dursun sesini çıkartamayan acizlerce temsil edilmesi yürek burkan bir durumdur. Memurun probleminin çözümünün muhatabı Hükümet ve Kurum Yöneticileri nezdinde mücadele veremeyip çalışanları korkutarak baskı yapan, yüreksiz insanların memura vereceği hiçbir şey yoktur. Hükümet bizden, bize üye olursanız haklarınızı en üst düzeyde alacağız diye memuru aldatan Hükümet karşısında memur adına ve lehine pazarlık yapamayan teslimiyetçi aciz sendikal anlayışın samimiyeti budur.

Değerli Diyanet ve Vakıf Çalışanı ! Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma.

Bu anlayış, Diyanet hizmet kolunda yaşanan; 

Din görevlisinin psikolojisini bozan rotasyon uygulamasına, rotasyonun adil uygulanamamasına, Köyden şehire gelmek isteyenlerin hayal kırıklığına uğratılmasına,   tahsil ve eğitim farklılıkları dikkate alınmadan yapılan MBSTS eziyetine, MBSTS sonucunun yer değişikliği sınavında kıdemden daha fazla oranda değerlendirilmesine,  Sınav yönetmeliğinde getirilen açmazlara ve kriterlere,  sınava girmeyen veya az puan alması sebebiyle Yer değiştirme imkanı elinden alınmasına, bundan dolayı hileye ve yalana yönlendirilmesine, Muhtar, dernek ve  siyasilerin görevlilere müdahalesine, görevliye sahip çıkılmamasına, Hac ve Umre görevlendirmelerindeki paylaşımsız lığa ve yılarca verilen emeği dikkate alınmamasına, görevlilerin düşünce ve sendika üyeliklerine göre muamele ve maruz kalmalarına, amir-memur ve çalışanlar arasında ilişkilerin gergin ve katı olmalarına,

Tavırsız ve sessiz kalınarak SAMİMİYETSİZLİĞİNİ göstermiştir.

-Aldatanın aldatmasına aldananların şikayet etme hakkı yoktur.

 Samimiyetsiz anlayış Vakıf hizmet alanında da ;

1-Kültürümüzün bekçisi ve tarihi mirasımızı yaşatan Vakıf çalışanlarının emeklerinin ve hizmetlerinin yok sayılmasına,

2- Çalışanlara Terfi imkânları sağlanmamasına.  Müdür yardımcılığı ve şef kadroları ihdas edilerek hizmette kalite ve çalışanların heyecanları arttırılmamasına,

3- Görevde Yükselme sınavları yapılmalı ve bu sınavlarda sadece yazılı puanları esas alınmalıdır,

4-VGM Kurumu özel bütçeye ve geniş imkânlara sahip bulunmaktadır.  Çalışanlar arasında büyük ücret farklılığı bulunmaktadır. Bu itibarla Kurum içindeki ücret adaletsizliğinin giderilmesine

5-Bölge Müdürlüklerinde yaşanan Yemek ve servis sıkıntılarına da,

  yine tavırsız ve sessiz kalınarak samimiyetsizliğini  göstermişlerdir..

 

Ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni tartar!

 

Kurum yöneticilerine gelince. Onlara da siyasetin değil Devletin memuru olmayı, çalışanlar arasında adil olmayı, memurların haklı taleplerine görüşü ve düşüncesine göre değil mevzuata ve adalete göre cevap vermeyi, sendikalara ve üyelerine etik sözleşmesi ve Mobbing genelgesi hükümlerine göre davranılmasını hatırlatırız. Alacağınız tavır  sizin samimiyetinizin göstergesi olacaktır.

 

Görevlisine karşı; ilgisiz kalan, onların hayat ve çalışma şartlarını (Rotasyon-Sınav şartları- Adil olmayan MBSTS eziyeti, tayin taleplerinde farklı uygulama, Görevine yapılan müdahalede ve Kişiliğine yapılan saldırı ve aşağılamalarda sahip çıkmama, Emek ve hizmetini önemsememe, Disiplin işleminde çok katı uygulama, Hac ve Umre görevlendirmelerinde paylaşımdan uzak anlayış) kolaylaştırma yerine zorlaştıran, hatırlı birileri araya girmediği sürece problemlerine soğuk bakan, çalışanlarının birbirine düşmanca tavır takındığı ve tahammül edemediği, sendikal üyeliklere göre muameleye maruz kalınan  bir ortamda çalışma hayatını yöneten bir yönetim anlayışının 2015 kutlu doğum haftası teması olan  “BİRLİKTE YAŞAMA” mesajındaki samimiyetini  inandırıcı bulmuyoruz.

Etik sözleşmesi, Mobbing (Taciz) genelgesi ve adalet ve vicdan duygularına aykırı yaşatılan eziyetlere ve itibarsızlaştırmaya sessiz kalınması ve tavır alınmaması ise Diyanetin saygınlığına zarar vermektedir. Zira İçimizde bu kadar perişan hâle getirilmeseydik; Dışımızda bu kadar hürmetsizliğe uğramayacaktık.

Bir işi; bilen yapar, az bilen akıl verir, bilmeyen eleştirir, yapamayan çamur atar!

 

Türk Diyanet Vakıf Sen kendisine diğer sendikalarca yapılan tüm haksızlık ve iftiralara takılmadan Diyanet çalışanının onuru için mücadele vermeyi sürdürmüş ve çalışma şartlarını olumsuz etkileyen düzenlemeleri yargıya taşımaktan çekinmemiştir. Danıştay’ca;

1- AYD Yönetmeliğinin 16. Maddesindeki (Taşra teşkilatında görev yapan şeflerin bulundukları yerde hizmet süreleri 5 yıldır. Bu süre Başkanlıkça 1 yıl uzatılabilir.) esası   hukuka uygun bulunmadığından iptal edilmiştir. (Danıştay 5.Dairesi E. No :2011/8901 K.No  :2014/7417)

2-Din görevlilerinin yer değişikliğinde sahipli kişilere imtiyaz sağlayarak çalışanlar arasında ayrımcılık olarak değerlendirilen 19. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde “Başkanlıkça veya Mahalli mülki amir tarafından görülecek idari lüzum ve zaruretler bulunması” esasını hukuka ve hizmet gereklerine uyarlık görülmediğinden iptal etmiştir. (Danıştay 5.Dairesi E. No :2011/8901 K.No  :2014/7417)

 

 Değerli Diyanet ve Vakıf çalışanları! Güçlülerin yüzüne gerçekleri söylemekten kaçınan ve zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak için yalan söyleyen cesaretsiz ve korkaklarla bir yere varamazsın...  Onlar seni siyasetle, balyozla. ergenokonla, paralelle meşgul ederken, Türk Diyanet Vakıfsan  rotasyon MBSTS eziyetini  senin dertlerini yargıya taşıdı bunlardan bir kısmını iptal ettirerek senin yanında oldu senin lojman problemini kuruma ileterek lojman problemini çözmeğe çalışmıştır.

-Haddinden fazla kıymet verip, gereğinden çok israr ettiğin herkes seni buna pişman edecektir.

-Yüreksiz insan küreksiz sandal gibidir. Onunla bir yere gidemezsin, sadece kendini yorarsın.

 

Türk Diyanet Vakıf-Sen: olarak haddimizi bilip hakkımızı isteyeceğiz,   HAK arama mücadelesinde yılmayacağız, yorulmayacağız, şikayet etmeyeceğiz, başaracağız..

-Büyük adam olmaya gerek yok, sadece adam olalım yeter.

Kutlu Doğum Haftanızı kutlar hayırlar getirmesini Cenabı Allah tan niyaz ederiz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.  Nisan 2015  

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Merkezi

Bu haberi paylaş: