“Diyanet İşleri 13. Başkanı ve eski bir milletvekili olan Tayyar Altıkulaç'ın sosyal medya hesabından yaptığı “Bu bir çelişki değil mi?” başlıklı yazısında, Diyanet İşleri Başkanlığında faaliyet gösteren sendikalarla ilgili söylediklerinin kendi uygulamalarıyla ters düştüğünü söyleyebiliriz.
Diyanet İşleri Başkanlığından ayrıldıktan sonra milletvekilliği yapan sayın Tayyar Altıkulaç, bir siyasetçi olarak Türkiye Diyanet Vakfı'ndaki tüm görevlerine devam etmiştir.
Ayrıca, 29 Mayıs Üniversitesi mütevelli heyet başkanlığını da bir siyasetçi olarak uzun süre yapmıştır.
Bunun yanı sıra, Diyanet İşleri Başkanlığı görevinde iken, eski milletvekillerine Türkiye Diyanet Vakfı'nın çeşitli şirketlerinde görev vermiştir.
Elbette, sendikaların işleyişi eleştirilebilir, tenkit edilebilir veya yanlışlıkları dile getirilebilir. Ancak, yılarca Diyanet Teşkilatında çalışmış ve dokuz yıla yakın Diyanet İşleri Başkanlığı görevinde bulunmuş sayın Dr.Tayyar Altıkulaç'ın, hüsnü zanda bulunmasını sendikalarla ilgili fikrini, Hz. Peygamber Efendimizin (sas) hilfü’l-fudûl cemiyetine benzetmesini daha uygun görürdük.
Çünkü sendikaların kuruluş amacı, hilfü’l-fudûl cemiyetinin kuruluş amacı ile aynıdır; kimsesizlerin kimsesi olmaktır, hayırlı işlere vesile olmaktır, hakkı tutup kaldırmaktır, yanlış yapılan iş ve işlemlerin düzeltilmesi için uğraş vermektir, adaletin, hakkaniyetin ve liyakatin tesis edilmesini savunmaktır, çalışma barışı, verimliliği ve huzuru için sorumluluk alarak yol göstermektir.
Fazla söze gerek olmadan; kendisi ve arkadaşları siyasetle içli dışlı olan sayın Tayyar Altıkulaç'ın paylaşımı yaptıklarının tam tersi gözükmektedir.”