Van İl Temsilciliği"Doktor da, öğretmen de başörtüsü takabilmelidir"

06 Ocak 2013
Türk Diyanet-Sen Van Şube Başkanı Ferit Önür, başörtüsünün kayıtsız şartsız serbest kalmasını isteyerek, "Bizler bu sorunun çözümünü dile getirirken hiçbir beklenti içinde olmadık. Tribünlere oynamıyoruz ve diyoruz ki bu sorun artık tamamen çözülmelidir. Doktor da, öğretmen de başörtüsü takabilmelidir" diye konuştu.

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet-Sen olarak başörtüsü sorununun çözülmesini en samimi duygularla istediklerini belirten Önür, ileri demokrasiye ulaşmak için başörtüsünün tüm kamuda serbest kalması gerektiğini dile getirdi.

Bölge Haber

Türk Diyanet-Sen Van Şube Başkanı Ferit Önür, beraberinde Başkan Yardımcısı Mehmet Yazar ve Disiplin Kurulu Üyesi Ali Rıza Demir’le birlikte gazetemizi ziyaret etti. Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Cafer Karakoç ve Yazı İşleri Müdürü Bişar Ulutaş ile görüşen Önür, kendi sendikalarının yaptığı ve yapacağı çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. 

Türkiye’de eğitim sistemindeki kılık kıyafet konusundaki değişikliğin ardından başörtü sorunu bir kez daha gündemdeki yerini koruyor. Eğitim camiasında farklı farklı açıklamalar gelirken, Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet-Sen ise bu sorunun mutlaka ortadan kaldırılması gerektiğini ifade ediyor.

 “Kayıtsız şartsız serbestlik olmalı”

Bazı sorunların çözümünü beklerken kesinlikle bir beklenti içinde olmadıklarını anlatan Önür, “Kamuda tamamen bir serbestlik başlamalıdır. Bu da kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Doktor da, öğretmen de, Kur’an Kursu öğreten biri de, kamudaki herkes başörtüsü takabilmelidir” dedi.

Bazı sorunların çözümü için anayasa değişikliklerinin olması gerektiğini, ülkemizde son yıllarda gündeme gelen yeni anayasanın da en etkili çözümlerden biri olacağının altını çizen Önür, “Bizler geçtiğimiz dönemlerde de, şimdi de yeni anayasanın yazılması için her türlü desteği verdik ve vereceğiz. Bazen bazı sorunların kalıcı olarak çözülmesi için anayasal değişiklikler şarttır. Umarız muhalefetin de desteğiyle yeni anayasa yazılır ve demokrasi konusunda güzel adımlar atılır” dedi.

4-C konusunda da düşüncelerini açıklayan Önür, “Bildiğiniz gibi özelleştirme neticesinde çeşitli kurumlarda çalışan işçiler dağıtıldı. Bizler de önümüzdeki günlerde bu sorunun çözümü için bir eylem düzenlemeyi düşünüyoruz. Yine 4-B konusu var. Vazife ve görev bakımından değerlendirildiğinde, memurlar kanununa tabi olmalarına rağmen bazı haklarının eksik olduğunu görüyoruz. Yıllık hakları kısıntılı. SGK konusunda kısıntı var. Maaşları düşüktür. Tayin konusunda sorunları olduğunu görüyoruz. Her an ikinci yılda işten çıkarılabilirler. Sonuçta sözleşmeli olarak çalışıyorlar. Ucu açık olan bir durum söz konusu. Bizler bu sözleşmelilerin kadroya geçmesini istiyoruz. Şu anda Türkiye’de 300 binin üzerinde 4-B çalışanı olduğunu görüyoruz. Yetkili bakanlarla görüşmeler devam ediyor. İnşallah bu sorunun çözümü için de gayretlerimizi devam ettireceğiz. Yine taşeron işçilerin de ayrıca sorunları devam ediyor. Çoğu asgari ücretle çalışıyor. Açlık ve yoksulluk sınırının altında bir ücret söz konusu. Bu konuda da eksikliklerin giderilmesi için çabalıyoruz” dedi.

 

“20-30 yıllık imamı her yıl sınava tabi tutuyorlar”

Diyanet işkolundaki gelişmeler konusunda da düşüncelerini açıklayan Önür, “Bildiğiniz gibi Hac ve umre olayında kıdem ve hizmet esasına göre herkes Hacca gidebilmelidir. Sınav sisteminin kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu sınavların artık olmaması lazım. 20 yıllık-30 yıllık imamı her sene sınava alıyorlar. Kimi medrese, kimi imam-hatip mezunu, kimi başka alanda mezun, hepsini aynı sınava tabi tutuyorlar. Bence yeni bir sistem şart” dedi.

İmamların görev değişikliği konusunda yaşadığı sorunlara da değinen Önür, atamalarda bilgi, birikim, mezun olunan okul vs. kriterlerin göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Deprem yaşayan Van’da iki caminin tadilattan geçirildiğini anlatan Önür, Türkiye’de tüm camilerin bir deprem haritasının olması gerektiğini, yıkılma ihtimali olan camilerin yerine yenilerinin yapılması gerektiğini dile getirdi.

Bu haberi paylaş: