YALANSIZ SENDİKANIN HUKUK MÜCADELESİ SONUÇ GETİRDİ
İŞTE FARKIMIZ İŞTE BELGEMİZ
15.04.2015 tarih ve 29327 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği çalışma hayatına engeller getirmesi münasebetiyle 4. Maddesi 5 başlıkla sendikamızca yargıya taşınmıştı.
Bunun üzerine T.C. Danıştay ONALTINCI DAİRE Başkanlığının Esas No.2015/19325 sayılı kararı ile: Dava konusu yönetmeliğin 8. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “Başkanlık teşkilatında en az sekiz yıl görev yapmış olmak” ibaresi ile, 8. Maddesinin 1. Fıkrasının (ı) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “En az İmam-hatip Lisesi mezunu olmak” ibaresinin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğe aykırı olduğu anlaşıldığından hukuka ve hizmetin gereklerine uyarlık görülmediğinden yürütmenin durdurulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.
Bu karara göre Şube Müdürü olarak atanabilmek için alt görev unvanlarında belirli süre görev yapmış olmak şartına yer verilmeksizin Başkanlık teşkilatında en az sekiz yıl görev yapmış olmak” şeklinde getirilen düzenlemenin üst norm niteliğindeki Kamu Kurum ve Kuruluşlarında görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğe aykırı olduğu anlaşılmakta olup, yönetmeliğin anılan bent hükmünde hukuka ve hizmetin gereklerine uyarlık görülmemiştir.
Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosuna atanabilmek için en az İmam-Hatip lisesi mezunu olmak şartının getirilmesi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu`na aykırı olduğu gibi; dini eğitim görmeyi gerektirmeyen bu göreve atanabilmek için, en az ortaöğrenim görmüş olma şartı yerine, "en az İmam Hatip Lisesi mezunu olmak" düzenlemesine yer verilmek suretiyle, bu liseden mezun olanlara veri hazırlama ve kontrol işletmenliğine atanabilmeleri yönünden ayrıcalıklı hüküm getirilmesi, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 5/c maddesine de aykırılık oluşturmaktadır, denilerek;
Danıştay 16.Dairenin vermiş olduğu bu önemli karar Türk Diyanet Vakıf Sen Sendikasının Diyanet Çalışanlarına önemli bir kazanımı olmuştur.
Türk Diyanet Vakıf Sen Sendikası var olduğu sürece Diyanet ve Vakıf çalışanlarının hakkını kimse gasp edemeyecektir.
Oysa Diyanet ve Vakıf hizmet kolunda Diyanet ve vakıf çalışanlarının Çalışma hayatı ve çalışma şartları ile ilgili faaliyet ve girişimlerde bulunma görevleri olanlar, Bu görevi yapamayıp bu görevin dışında her türlü konuda boş ahkam kesmek, Din Görevlilerinin hiç bir sıkıntı ve problemini çözememek, algı oluşturup görevlileri korkutmak, sindirmek, ümit ve hayal satmak gibi süfli görevleri üslenerek Diyanet ve vakıf çalışanı adına duruş ve tavır alamamışlardır. Sadece dedikodu ve tezvirat üreterek sendikacılık yaptıklarını zanneden Sayısal çoğunluğu bulunan ama Din Görevlisinin sıkıntısını çözmede etkisi olmayanlarca;
Hizmet ve mücadele anlayışındaki ilke ve samimi duruşu ile sendikal faaliyetlerin Yüz Akı Türk Diyanet Vakıf-Sen’e yapılan haksız iftira ve yalanlarla mücadelesi inkâr edilmiş ve karalanmıştır.
Ancak Güneşin balçıkla sıvanamayacağı misalince gerçek mücadele sahiplerinin hakkı her daim adaletçe tescil edilmektedir.
HAK MÜCADELESİNDEN KORKMA ZİRA HAK YERİNİ BULUR
Türk Diyanet Vakıf Sen kendisine yapılan tüm haksızlık ve iftiralara takılmadan Diyanet çalışanının onuru için mücadele vermeyi sürdürmektedir.
Diyanet ve Vakıf Çalışanlarının çalışma şartlarını olumsuz etkileyen düzenlemeleri ve şahısları yargıya taşımaktan asla çekinmemektedir.
Türk Diyanet Vakıf Sendikası hukuka aykırılığın peşini bırakmayarak bugün yanlışa ve hukuksuzluğa karşı verdiği mücadelesinin semeresini almanın ve gerçek bir Sendika olmanın haklı gururunu aldığı bu olumlu kararla başarısını alnının açıklığı ile sizlerle paylaşıyor.
Kısa bir süre önce de Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile getirilen bazı maddelerin Sendikamızca mahkemeye taşınarak davada Yürütmeyi durdurma akabinde esastan kazanarak yanlış yapılan hukuka uygun olmayan ve sizi sıkıntıya koyan maddelerin “Yanlış hesap Bağdat’tan döner” sözünce sizin lehinize iptal ettirilmesi sendikamızın girişimleriyle mahkemeden dönmüştür.
Türk Diyanet Vakıf Sendikası daima Diyanet Çalışanlarının yanında ve sizlerin sesi olmaya devam edecektir. 08.04.2016
KARAR DİYANET ÇALIŞANLARINA HAYIRLI OLSUN
türk diyanet vakıf sen genel merkezi
İLGİLİ DANIŞTAY KARARI:
T.C.
DANIŞTAY
ONALTINCI DAİRE
Esas No:
2015/19325
Vekili_______________________ :Av.
Yüksel Evci
İzmir Caddesi Fevzi
Çakmak 1 Sokak Petek Apt.
Nö:7/5 Çankaya/ANKARA
Davalılar____________________ :1- Başbakanlık /ANKARA
Vekilleri :
Hukuk Müşaviri Tuğba Erpek,
Hukuk Hizmetleri
Başkanı Sami Arslan Aşkın — Aynı yerde.
2- Diyanet işleri
Başkanlığı / ANKARA
Vekilleri :1
.Hukuk Müşaviri Mustafa
Davarcı, Hukuk Müşaviri Bekir Karaca
- Aynı yerde.
İstemin Özeti :
Davacı Sendika, 15.4.2015
tarih ve 29327 sayıcı Resmi
Gazete`de yayımlanan
Diyanet İşleri Başkanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği
Yönetmeliğinin; 8. maddesinin 1. fıkrasının (a)
bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan
"Başkanlık teşkilatında en az sekiz yıl görev yapmış olmak"
ibaresinin; 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin (1)
numaralı alt bendinde yer alan "En az
imam hatip lisesi mezunu olmak" ibaresinin; 10. maddesinin 4.
fıkrasında yer alan "Başvuru tarihinin son günü
itibariyle ilan edilen kadrolar için aranan şartları taşıyan personel, ilan edilen
farklı unvanlı kadrolardan sadece biri için
başvurabilir" ibaresinin; 11. maddesinin 2.
fıkrasında yer alan "Gerek görülmesi halinde aynı usulle
birden fazla sınav kurulu oluşturulabilir"
ibaresinin; 18. maddesinin
3. fıkrasının (b) bendinde yer alan "altı
aylık süreyi aşmamak üzere" ibaresinin iptalini ve yürütmenin
durdurulmasını istemektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi :Murat
Aytaç
Danıştay
Tetkik Hakimi_________ ___ :Yürütmenin
durdurulması isteminin kısmen kabulü,
kısmen
reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
2577 sayılı Yargılama
Usulü Kanunu`nun 27. maddesine göre ancak idari işlemin uygulanması halinde
telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari, işlemin açıkça hukuka
aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde yürütmenin
durdurulmasına karar verilmesi mümkün olup; dava
konusu Yönetmeliğin 10. maddesinin 4.
fıkrasında yer alan "Başvuru
tarihinin son gönü itibariyle ilan edilen kadrolar için aranan şartları taşıyan
personel, ilan edilen farklı unvanlı kadrolardan sadece biri için
başvurabilir" ibaresinin, 11. maddesinin 2.
fıkrasında yer alan "Gerek görülmesi halinde aynı
usulle birden fazla sınav kurulu oluşturulabilir" ibaresinin, 18.
maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinde yer alan "...altı
aylık süreyi aşmamak üzere..." ibaresinin yürütülmesinin durdurulması için
Yasa`nın aradığı koşulların gerçekleşmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a)
bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan "Başkanlık teşkilatında en
az sekiz yıl görev yapmış olmak" ibaresine yönelik
yürütmenin durdurulması istemine gelince:
Kamu
Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair
Genel Yönetmeliğin, "Tanımlar" başlıklı
4. maddesinde; "a)
Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu
Yönetmeliğin 5. maddesinde sayılan görevler ile kurumlarca çıkarılacak özel
yönetmeliklerde belirlenen görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından
yapılacak atamaları, b) Aynı düzey görev: Kurumların; hiyerarşi, görev, yetki
ve sorumluluk açısından aynı grupta ya da grup içinde alt gruplar olması
halinde aynı alt grupta gösterdikleri görevleri, c) Üst görev: 27.9.1984
tarihli ve 3046 sayılı Kanunda belirtilen hiyerarşik kademeler çerçevesinde
daha üst hiyerarşi içindeki görevleri, d) Alt görev: 27.9.1984 tarihli ve 3046
sayılı Kanunda belirtilen hiyerarşik kademeler çerçevesinde daha alt hiyerarşi
içindeki görevleri, g)Unvan değişikliği sınavı: En az ortaöğretim düzeyinde
meslekî veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin görevlere
atanabilmek için (...) yapılan yazılı sınavı,
h) İş
günü: Ulusal bayram ile genel ve hafta sonu tatil günleri
hariç, diğer günleri, ifade eder. " hükmüne yer verilmiş; aynı
Yönetmeliğin, "Hizmet süresi"
başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde, "Kurumlar,
görevin niteliği itibarıyla görevde yükselme suretiyle atanacak personel için
bulunduğu kurumda veya diğer kurumlarda alt görevlerde çalışmış olma şartı ve
süresi arar." hükmü yer almıştır.
Yukarıda
yer verilen düzenlemelerde; görevde yükselme suretiyle atanabilmek için
bulunduğu kurumda veya diğer kurumlarda alt görevde çalışmış
olmak şartının arandığı görülmekte; alt görevin
ise, hiyerarşik kademeler çerçevesinde daha alt hiyerarşi içindeki görevleri
ifade ettiği belirtilmektedir.
Öte
yandan, davaya konu edilen Yönetmelikten önce uygulanan, 26.10.2011 tarih ve
28096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan Diyanet
İşleri Başkanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği
Yönetmeliğinin 7. maddesinin yollama yaptığı Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve
Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Özel şartlar" başlıklı 6. maddesinde
yer verilen düzenlemede, şube müdürü olarak atanabilmek için "Başkanlık
teşkilatında şef veya üstü unvanlarda en az beş yıl görev yapmış olmak"
şartına yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava
konusu Yönetmelikte; Başkanlıkta şube müdürü olarak atanabilmek için, alt görev
unvanlarında belirli bir süre görev yapmış olma" şartına yer verilmeksizin,
sadece " Başkanlık teşkilatında en az sekiz yıl görev yapmış olmak"
şeklinde getirilen düzenlemenin üst norm niteliğindeki Kamu Kurum ve Kuruluşlarında
Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğe aykırı
olduğu anlaşılmakta olup, Yönetmeliğin anılan bent hükmünde hukuka ve hizmetin
gereklerine uyarlık görülmemiştir.
Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin (1) numaralı alt
bendinde yer alan " En az imam
hatip lisesi mezunu olmak" düzenlemesine yönelik yürütmenin durdurulması
istemine gelince:
657
sayılı Devlet Memurları Kanunu`nun 36.
maddesinde, bu Kanuna tabi kurumlarda çalıştırılan
memurların sınıfları gösterilmiş; 1.
fıkranın I. bölümünde Genel İdare Hizmetleri Sınıfı
"Bu Kanunun kapsamına dahil kurumlarda yönetim, icra, büro, ve benzeri
hizmetleri gören ve bu Kanunla tespit edilen diğer sınıflara girmeyen memurlar
Genel İdare Hizmetleri sınıfını teşkil eder." şeklinde düzenlenmiş; VI.
bölümünde ise "Din hizmetleri sınıfı, özel kanunlarına göre çeşitli
derecelerde dini eğitim görmüş olan ve dini görev yapan memurları kapsar"
hükmü yer almıştır.
Kamu
Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair
Genel Yönetmeliğin 5. maddesinin
(c) bendinde; Devlet memurlarının: Muhasebeci, Bilgisayar İşletmeni, Veri Hazırlama
ve Kontrol İşletmeni, Şoför ve bu düzeydeki görevlere atanabilmeleri için en az
ortaöğrenim görmüş olmalarının şart olduğu hükme bağlanmıştır.
Yukarıda
yer verilen düzenlemelere göre, veri hazırlama memurunun; genel idare
hizmetleri sınıfı kapsamında yönetim, büro ve benzeri hizmetleri gören
memurlardan olduğu; dini eğitim görmüş olan ve dini görev yapan din hizmetleri
sınıfı memurları kapsamında yer almadığı anlaşılmaktadır.
Genel
idare hizmetleri sınıfında yer alan veri
hazırlama ve kontrol işletmeninin, din
hizmetleri sınıfı kapsamında düzenlemeye tabi tutularak, bu göreve atanabilmek
için en az imam Hatip Lisesi mezunu olma şartının getirilmesi 657
sayılı Devlet Memurları Kanunu`na aykırı olduğu gibi;
dini eğitim görmeyi gerektirmeyen bu göreve atanabilmek için, en az ortaöğrenim
görmüş olma şartı yerine, "en az İmam Hatip
Lisesi mezunu olmak" düzenlemesine yer verilmek suretiyle, bu liseden
mezun olanlara veri hazırlama ve kontrol işletmenliğine atanabilmeleri yönünden
ayrıcalıklı hüküm getirilmesi, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve
Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 5/c
maddesine de aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle,
dava konusu; 15.4.2015 tarih
ve 29327 sayılı Resmi Gazete‘de
yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan
Değişikliği Yönetmeliğinin; 8. maddesinin 1. fıkrasının (a)
bendinin (2) numaralı alt bendinde yer
alan "Başkanlık
teşkilatında en az sekiz yıl görev yapmış olmak" ibaresi ile, 8.
maddesinin 1. fıkrasının (ı)
bendinin (1)
numaralı alt bendinde yer alan "En az
imam hatip lisesi mezunu olmak" ibaresi yönünden, 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 27.
maddesinin 6352 sayılı
Yasa
ile değişik 2. fıkrasında
sayılan koşullar gerçekleşmiş olduğundan; söz konusu düzenlemelerin
yürütülmesinin durdurulması isteminin KABULÜNE, 10.
maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Başvuru
tarihinin son günü itibariyle ilan edilen kadrolar için aranan şartları taşıyan
personel, ilan edilen farklı unvanlı kadrolardan sadece biri için başvurabilir."
ibaresinin, 11.
maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Gerek
görülmesi halinde aynı usulle birden fazla sınav kurulu oluşturulabilir"
ibaresinin, 18. maddesinin 3.
fıkrasının (b) bendinde yer
alan "altı aylık süreyi
aşmamak üzere" ibaresi yönünden ise, yürütmenin durdurulması isteminin REDDİNE,
bu kararın tebliğini izleyen 7 (yedi) gün içerisinde Danıştay idari Dava
Daireleri Kuruluna itiraz edilebileceğinin taraflara duyurulmasına, 16.12.2015
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Vekili Üye Üye Üye Üye
Musa Mehmet Cevdet İsmail Mürteza
ALBAYRAK AYDIN ERKAN KALENDER GÜLER


