Aziz Milletimiz, Kıymetli Üyelerimiz ve Fedakâr Din Görevlisi Meslektaşlarımız;
Rahmet, mağfiret ve bereket iklimi olan mübarek Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken, gönüllerimizin aynı duada buluştuğu, kardeşliğimizin pekiştiği, umutlarımızın yeniden filizlendiği mübarek Ramazan Bayramı’na kavuşmanın derin huzurunu ve sevincini yaşıyoruz.
Bayramlar sevinçlerin paylaşıldığı günler değil, aynı zamanda gönül köprülerinin kurulduğu, kırgınlıkların son bulduğu, merhametin ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği müstesna zamanlardır. Bu kutlu günler, millet olarak birlik ve beraberliğimizi tahkim ederken, gönül coğrafyamızda da mazlumların umudu, mağdurların tesellisi olmaktadır.
Bugün, sadece ülkemizde değil, Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Afrika’nın yoksul beldelerinde ve İslam coğrafyasının dört bir yanında bayramı hüzünle karşılayan kardeşlerimizi de unutmadan, dualarımızı ve dayanışmamızı onlarla paylaşmanın sorumluluğunu yüreğimizde taşıyoruz. Bayramın gerçek manası, işte bu kardeşlik şuurunu diri tutabilmekte saklıdır.
Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak, milli ve manevi değerlerimize olan sarsılmaz bağlılığımızla, din görevlilerimizin haklarını koruma mücadelemizi kararlılıkla sürdürürken, aynı zamanda milletimizin huzuru, toplumsal barışın tesisi ve gönül coğrafyamızın dirliği için de sorumluluk bilinciyle hareket etmeye devam ediyoruz.
Bu mübarek bayram vesilesiyle; başta gecesini gündüzüne katarak görev yapan kıymetli din görevlilerimiz olmak üzere, değerli üyelerimizin, aziz milletimizin ve gönül coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımızla tebrik ediyoruz.
Yüce Allah’tan niyazımız, bu bayramın ülkemize, İslam âlemine ve tüm insanlığa huzur, barış, sağlık ve esenlik getirmesi; gözyaşlarının dinmesine, zulümlerin sona ermesine ve kardeşliğin hâkim olmasına vesile olmasıdır.
Bayramın, kalplerimizi birleştirmesini, umutlarımızı büyütmesini ve kardeşliğimizi daim kılmasını temenni ediyoruz.
Ramazan Bayramınız mübarek olsun.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Merkezi