NEFRET DİLİNE KARŞI HUKUK HAREKETE GEÇMELİDİR.

03 Nisan 2026
NEFRET DİLİNE KARŞI HUKUK HAREKETE GEÇMELİDİR.

Eleştiri haktır. Ancak inançlara, kutsallara ve bir meslek grubuna topyekûn hakaret etmek ne gazeteciliktir ne de fikir özgürlüğüdür. Sözde Gazeteci Rıza Zelyut’un kaleme aldığı ifadeler, sorgulamadan çok kışkırtmayı, tartışmadan çok ayrıştırmayı hedefleyen bir dilin örneğidir.

 

Bu milletin değerleriyle bu kadar hoyratça kavga etmek kimseye bir şey kazandırmaz. İmamları hedef alarak İslam’ı küçümsemeye kalkmak, tarih bilmemektir, toplum gerçekliğini görmemektir. Çünkü bu topraklarda imam, yalnız namaz kıldıran kişi değil, cenazede, düğünde, felakette milletin yanında olan, acıyı ve sevinci paylaşan bir rehberdir.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı ve onun bünyesinde görev yapan imamlar, bu milletin manevi direklerinden biridir. Onları “haram yiyen”, “uydurma meslek” gibi ifadelerle yaftalamak, aslında milyonlarca insanın inancına ve değerine saldırmaktır. Böyle eleştiri olmaz, bu bir saygısızlıktır.

 

Vergi üzerinden yürütülen ucuz polemikler de gerçeği değiştirmez. Bu ülkede herkes aynı devletin çatısı altındadır. Öğretmenin maaşı da, askerin maaşı da, doktorun maaşı da aynı kaynaktan ödenir. Sırf ideolojik saplantılar uğruna bir meslek grubunu hedef göstermek, toplumu kutuplaştırmaktan başka bir işe yaramaz.

 

Ayrıca “imamlık sonradan icat edildi” gibi iddialar, ya bilgisizliktir ya da bilinçli çarpıtmadır. Hz. Muhammed (sav)  döneminde cemaatle namazı yöneten kişiler vardı ve bu görev toplum içinde saygın bir sorumluluktu. Bugün bunun kurumsallaşmış olması, dini ortadan kaldırmaz, aksine düzenli ve sağlıklı yürütülmesini sağlar.

 

Asıl sorun, imamların varlığı değil, bazı kalemlerin sürekli olarak dini değerler üzerinden toplumu germeye çalışmasıdır. Bu dil,  ne aydınlıktır ne de ilericiliktir. Bu, düpedüz tahammülsüzlüktür.

 

Kimse bu milletin inancını aşağılayarak kendine alan açamaz.

Kimse milyonların değerine “uydurma” diyerek hakikati değiştiremez.

Kimse hakareti fikir diye sunamaz.

 

Bu ülkenin insanı,inancına da, değerine de, ona hizmet eden insanlara da sahip çıkmasını bilir.

Ve bilinmelidir ki; nefret dili ne kadar yükselirse yükselsin, sağduyu ve saygı her zaman galip gelecektir.

 

Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak, imamlara yönelik asılsız iddiaları ve söylemlerinden dolayı sözde gazeteci Rıza Zelyut’u nefretle ve şiddetle kınıyoruz. 


Bu ayrıştırıcı ve kindar dil ile milletimizin vicdanında mahkum olan Rıza Zelyut hukuk önünde de hak ettiği cezayı almalıdır .

 

Kadir Şahin

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı

Bu haberi paylaş: